{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2019/721 <br>KARAR NO\t: 2021/615<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/12/2018<br>NUMARASI\t: 2015/719 E - 2018/1180 K<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 02/03/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava   dilekçesinde özetle;  davacı şirketin sahibi olduğu dava konusu adresteki konutu ... isimli kişiye  kiraya verdiğini, kira başlangıç tarihinin 10.06.2013 olduğunu, kiracının borçları ödememesi sebebi ile elektrik enerjisinin kesilerek abonelik sözleşmesinin feshedildiğini, ...’nın kaçak elektrik kullandığını, kiracının faturaları da ödemeden konutu terk ettiğini, davacı şirketin mecurun bulunduğu yeri yıkıp yeni inşaat yapmak için davalı şirketten borçsuzluk  kağıdı talep ettiğini, davalı şirketin bu işlem için borcun ödenmesini şart koşması üzerine ,davacının  borçlu olmadığı 5.145,60-TL 'yi ödemek zorunda kaldığını beyanla , haksız tahsil edilen bu  bedelin davalı şirketten  avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının malik sıfatıyla sayacın muhafazası hususunda sorumluluğu olduğunu, başkasının borcunu ödemesinin söz konusu olmadığını, davacının kiracının elektrik borcunu ödeyerek halef durumuna geçtiğini, davacının ödediği bu meblağın iadesini istemesinin yerinde olmadığını, davacının bu bedeli kiracısına rücu edebileceğini, davacının ihtirazi kayıt öne sürmeden ödediğini bu nedenle ödenen bedelin geri istenemeyeceğini, mevzuat ve Yargıtay İçtihatlarının bu yönde olduğunu belirterek , davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalının tahsil ettiği elektrik enerji bedelinin   2.634,80 TL olup, davacının kullandığı elektrik enerji bedelinin  bilirkişi tarafından  1.800,90 TL olarak belirlendiği, bu durumda davacıya iade edilmesi gereken bedel olarak bakiye 833,90 TL kaldığı  gerekçesiyle ,Davacıdan fazla tahsil edilen 833,90 Tl nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.Kararı  davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili istinaf etmiştir.1-Davacı vekili istinaf  dilekçesinde özetle; dava konusu yeri davacı şirketin yatırım amaçlı olarak aldığını,hiç bir zaman burayı kullanmadığını,taşınmazı ... isimli kiracıların kullandığını, ihtilaf konusu döneme ait davalı  şirket tarafından düzenlenmiş “Borçlu Abonelik Sözleşme Kontrol Ve Onay Formu” adlı belgeye kiracı ...’den önceki abone ve kullanıcının da kimliği belli olduğu halde, mesnetsiz bir şekilde kaçak kullanım faturasına davacının adının yazılarak paranın tahsil edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu,davacı şirket personelinin kendilerine ait olmayan borcu öderken davalı  şirketten “kendilerine ait olmayan borcu ödediklerine dair” imzalı bir yazı aldıklarını ,davalı  şirketin tek satıcı olmasından kaynaklanan gücünü davacı aleyhine kullanarak, yasaya aykırı davranış ve dayatmalarla davacının tüketmediği faturayı ödettirdiği, söz konusu durumun \"borcun şahsiliği\",\"cezanın şahsiliği\" ilkelerine, “gabin” ve “genel işlem şartları” esaslarına aykırı olduğu, söz konusu yerin kullanılmadığı dolayısıyla kaçak elektrik de kullanılmadığı  ileri sürülmüştür. 2-Katılma yolu ile istinaf eden  davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece hükme esas alınan ek rapordaki beyan ve görüşlerin  hatalı olduğu ,davacının sözleşme iptalinden sonra elektriği kesilen ve mühürlenen sayaçtan enerji kullanmaya devam etmesinin  açıkça kaçak elektrik kullanımı olduğu,abonelik durumu tahliye olunca sayaç okuması yapılmamadığı, davacının abonelik tahliye olan tesisatta sözleşme yapmadan, kuruma haber vermeden, yani yasal şekilde tesis edilmemiş olan, aboneliği tahliye olduğu için sayaç okuması yapılmayan, fatura düzenlenmeyen sayaç ile kaçak elektrik kullandığı,buna rağmen  normal tüketim fatura hesabı yapılmasının  doğru olmadığı, kaldı ki,  dava istirdat davası olup, davacının geri ödeme talep edebilmesi için öncelikle elektriğin kesileceği baskısı altında ve ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını ispatlaması gerektiği ileri sürülmüştür. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava ,davalı tarafa yapılan ödemenin başkasının borcunun ödenmesi olduğu  iddiasıyla ,yapılan ödemenin iadesi talebidir.Davacı tarafça ,taşınmazın dava dışı ...ya kiraya verildiğine ilişkin 10/06/2013  başlangıç tarihli kira sözleşmesi ibraz edilmiştir.Mahkemece ,yargılamada itiraz sebebiyle alınan 2. bilirkişi raporunda ,davalı şirketin tahakkuk ettirerek tahsil ettiği bedelinin  2.634,80 TL olduğu, davacının kullandığı elektrik enerji bedeli ise  1.800,90 TL olarak belirlenmiş olup, bu durumda  fazla alınan  bedelin  833,90 TL  olduğu görüşü bildirilmiştir. Davacının kullandığı tüketim dönemi 13.10.2011-09.06.2013, kiracı ... kullandığı tüketim dönemi ise 09.06.2013-20.05.2014 tarihleri arasında olduğu, davacının kullandığı elektrik enerji bedeli ise 1.800,90 TL olarak belirlenmiştir. Davalı şirketçe  ... adına düzenlenen belgenin  22.07.2014 tarihli olduğu,  söz konusu tarihin ise ihtilafa konu döneme denk gelmediği ,ayrıca  kiracı ...’nın da kullanımından sonraki bir tarihe ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı  tarafça, ihtilaf konusu yaptığı döneme (13.10.2011-09.06.2013)  ilişkin olarak herhangi bir  kira sözleşmesi veya belge ibraz edilmediği anlaşılmıştır.Dolayısı ile bu dönem tüketiminden davacının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı şirketçe ,dava  konusu yerde 09.06.2013-20.05.2014 tarihleri arasında ikamet ettiği iddia edilen davacı şirket kiracısı ...’nın kullandığı elektrik enerji bedeli, davacı şirketin bu hususa ilişkin belgeleri ibrazından sonra, davalı şirketçe davacının fatura bedelinden tenzil edilmiştir.Bilirkişi raporunda, bu miktarın düşümü ile, davalı şirketin tahakkuk ettirerek tahsil ettiği bedelinin  2.634,80 TL olduğu hesaplanmıştır.Bu miktara göre de iadesi gereken miktar hesaplanmıştır.Bu sebeplerle ,davacı tarafın istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir.  Davalının katılma yolu ile ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; davacının sözleşme iptalinden sonra, elektriği kesilen ve mühürlenen sayaçtan enerji kullanmaya devam etmesinin  açıkça kaçak elektrik kullanımı olduğu,buna rağmen normal tüketim hesabı yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf sebebinin incelenmesiyle,davacının tükettiği elektrik 5015 kWh,dava dışı ... tükettiği elektrik 4470 kWh olarak belirlenmiştir. Davalı, davacının tükettiği 5015 kWh tüketimin bedelini kaçak tarifesinden 2.634,80 TL olarak hesaplamış ve davacının ödediği 5.145,90 TL’den tenzil edip 2.511,10-TL davacıya iade etmiştir.Bu nedenle, davacının davalı şirkete ödediği tüketim bedeli 5.145,90-TL değil davalı şirketçe, davacı şirkete  iade yapılırken ,davacının kullandığı döneme ilişkin olarak kaçak tarifesi üzerinden hesaplama yapılmış olmakla,normal tarifeye göre hesaplama yapıldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Bilirkişi hesaplamasında hata bulunmamaktadır. İhtirazi kayıtla ödeme yapılmadığı yönünden, Yargıtay 3. HD'nin , Esas No: 2020/25 ,karar No: 2020/1964 sayılı güncel içtihadındada açıklandığı üzere , 6098 sayılı TBK’nın 39/son maddesine göre; aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Tahakkuk yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uymayan bir ödeme yapıldığı iddia edildiği taktirde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen; zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdadını talep edilebilir. Buna göre; davacının dava konusu kaçak tahakkuk bedelinin ödemesini yaparken ihtirazi kayıt koymasına gerek yoktur.Davacının haksız olarak ödediğini iddia ettiği kaçak tahakkuk bedelinin iadesini, ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olsa bile, zamanaşımı süresi içinde isteyebileceği göz önünde bulundurulduğunda ,davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Bu sebeplerle, davacının ve davalının katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve katılma yoluyla davalının  yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90 TL 'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf  giderlerinin istinaf eden davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/03/2021<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fde490b65d9f58a","SID":"8dc1dd8307ddc74d"}}