{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/176 <br>KARAR NO\t: 2021/250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/01/2018<br>NUMARASI: 2015/174 Esas-2018/10 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/02/2021<br>Davanın reddine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; davacının davalı bankanın Zeytinburnu Şubesinden muhtelif zamanlarda kredi kullandığını, bu kredilerden dolayı davalı bankanın haksız yere banka komisyon ve dosya masrafı adı altında toplam 8.958,24-  TL haksız tahsilat yaptığını, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili , davalı bankanın davacıdan alacağı bulunduğundan takas mahsup talebinde bulunduğunu,ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini ,genel kredi sözleşmesi gereğince yapılan tahsilatların hukuka uygun olduğunu, davacının tacir olduğunu, tüketicilere uygulanan mevzuattan yararlanamayacağını, davacının yapılan tahsilatlara ihtirazi kayıt koymadığını,TTK 20 .maddesi gereğince davalının ücret isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ: İlk derece mahkemesince;alınan bilirkişi raporu   hükme esas alınarak davalı bankanın kredi kullandırma aşamalarında kullandırmış olduğu her bir kredinin %1 i nispetinde davacıdan almış olduğu kredi kullandırma ücret ve komisyonlarının bankacılık uygulama ve teamüllerine uyun olduğu fahiş  sayılabilecek bir tahsilat bulunmadığı,davalı banka tarafından yapılan kesintilerin ,bankanın internet sitesinde yapılan sorgulama, emsal banka komisyon oranları ve T.C.M.B nin 2006/1 sayılı tebliğine uygun olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar oluşturduğunu, oysa Yargıtay Kararlarında açıkça belirtildiği üzere ticari kredilerde de masrafların bankanın aldığı bu paraları tahsil ettiği tarihten itibaren geri ödenmesi gerektiği,ticari kredilerde de komisyon,ipotek fekki,kredi erken kapatma ücreti,dosya masrafı gibi adlarla kredi sözleşmesine konulmuş hükümlerin yazılmamış sayılacağına ,yazılmamış sayılan bu bedellerin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve iadesi gerekeceğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:\tİstinafa konu uyuşmazlık; ticari kredi kullandırımı sırasında  banka tarafından tahsil edilen kredi tahsis komisyon tutarının iadesi istemine ilişkindir.Sözleşmenin 6(1).maddesinde kullandırılacak krediler nedeniyle komisyon,masraf ,hesap işletim ücreti  vs giderlerin tahsil edileceğinin yazılı olduğu ,ancak herhangi bir oran yazılı olmadığı görülmektedir.  Bankalarca  masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı  kredi kullandırıldığı tarihte yürürlükte bulunan   09.12.2006 tarihli RG’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir.Tebliğin\"Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler\" başlıklı  4. maddesinde ;\"Bankalarca,...üye işyeri  komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir.\"denilmektedir.  Öte yandan, bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken   istihbarat, haberleşme ve operasyonel vs. gibi işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan müşteriden \"Kredi Tahsis Ücreti\" adı  altında ücret talep edilebilecektir. Bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin  emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.( Yargıtay 11. H D’nin 30/05/2018 tarihli 2016/11932 E., 2018/4158 K. sayılı kararı).  Somut olayda;  dava dilekçesinde açıkça belirtilen tarihlere göre en son kredi tahsis  ücreti kesintisinin tarihinin 15.5.2012 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Kredi sözleşmesinin bir sureti sunulmamış olsa da  ;sözleşmenin  TBK nun yürürlüğünden evvel akdedildiği anlaşılmaktadır. TBK.'nın  genel işlem şartlarını düzenleyen olaya uygulanması gereken 20 vd maddelerinin 1.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği,kanunun yürürlüğe girmesinden önce akdedilmiş sözleşmelere uygulanma imkanı bulunmadığı,  sözleşmelerin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığından TTK 18  maddesi hükmüne göre sözleşmeyi imzalayan tarafların basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu bulunması nedeniyle  2009-2012 yılları arasında kullandırılan 691.600-TL kredi  için toplamda 10.196-TL tutarında kredi tahsis ücreti kesintisinin oranının %1 e tekabül ettiği ,emsal bankaların ise (%3+%3+%2 oranında ) olduğu anlaşılmakla  emsallere göre makul bir oranda alındığı anlaşılmaktadır.   İlk derece mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka  aykırılık bulunmadığı ,davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığı kanaatina varıldığından  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken  59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/02/2021<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffa5f0382aef3e50","SID":"2304204b4a227269"}}