{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/308 <br>KARAR NO: 2021/319<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 26/11/2020<br>NUMARASI: 2020/596 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 23/02/2021<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat  istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, trafik kazası nedeniyle maddi  tazminat talepleri ile birlikte  ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 26/11/2020 tarihli tensip ara kararı ile \"Davacılar vekili tarafından, davalıların taşınmazı ve tespit edilebilecek tüm taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile ... plakalı araca ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de uyuşmazlık konusu olmayan davalı taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerine tedbir kararı verilemeyeceği, kaldı ki davada henüz dilekçeler teatisi sağlanamamış olup, delillerin toplanmadığı da göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık ispat koşulu da sağlanamadığından davacılar vekilinin tedbir isteminin tensip tutanağının tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere reddine, \"  karar  karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava,  trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve  istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddi  kararının yasaya ve dosya içeriğine uygun olup olmadığına ilişkindir.HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden istenebileceği, talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden karar verilebileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesi gereğince taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). İhtiyati tedbire ilişkin yasal düzenleme, dava konusu, dava dilekçesindeki talep,  dosyadaki deliller ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde dava ile para olarak tazminat talep edildiğinden İlk Derece Mahkemesince \"tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde talep ve bağlılık ilkesi nazarında dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı tarafça istenilen ihtiyati tedbir konularının dava ve uyuşmazlığın konusunu oluşturmadığı ve bu kapsamda somut olayda yaklaşık ispat ve ihtiyati tedbir koşulunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmakla\" gerekçesiyle  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesinin  ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/02/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b6c8fdd4051a8a1","SID":"d6c2b60d1d2b5cf3"}}