{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1516 <br>KARAR NO: 2021/133<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/1140 <br>KARAR NO: 2019/791<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2019<br>DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 10/02/2021<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nın ... numaralı ... Sigortalı poliçesi ile Bayrampaşa / İSTANBUL'da bulunan işyerinin 16/08/2016 -16/08/2017 tarihleri arasında müvekkil şirketçe sigortalandığını, 22/11/2016 tarihinde sigortalı işyeri ile aynı iş hanında bulunan davalı ... A.Ş. Adlı işyerinde meydana gelen yangında sıçrayan alevlerin sigortalı işyerine zarar vermesi nedeniyle yapılan hasar ihbarı üzerine eksper tayin edildiğini, hazırlanan ekspertiz raporu ve İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporuna göre çıkan yangından davalının sorumlu olduğunun tespit edildiğini beyanla ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle huzurdaki kısmi tazminat davasını ikame etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/11/2016 tarihli dava konusu yangın olayı nedeniyle yine aynı sigortalı ...'ya halef olarak ... Sigorta tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 3. ATM'nin 2017/693 E. Sayılı dosyasıyla açılmış davanın HMK 166/1 ve 4. Maddeleri gereği birleştirilmesini, yangının bina dışında dış cephe ile yol arasındaki karton koli ve kağıt parçaları gibi maddelerin depolandığı alanda başladığını, motor üzerinde yapılan incelemede herhangi bir kısa devre izine rastlanmaması nedeniyle müvekkilinin yangının meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, alınan 3 bilirkişi raporu ve sigorta tahkim kurulu kararının bu iddialarını destekler nitelikte olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''her ne kadar itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporunda yangının çıkış sebebi olarak davalının faaliyet gösterdiği işyerinin havalandırma bacasının içerisinde biriken plastik tozların fan motorunda herhangi bir sebeple oluşan kısa devre sonucu plastik tozları tutuşturmasıyla ortaya çıktığı ifade edilmiş ise de; teknik bilirkişi tarafından yerinde yapılan gözlemde fan motoru gövde kapaklarının açılarak incelendiğinde motor besleme ve bağlantı noktası üzerinde kısa devre - yanma - bakır iletkenler üzerinde kısa devreye bağlı renk değişimi bulgularının izlenmediği, itfaiye tarafından yapılan  nitelendirmenin fan motoru sökülerek inceleme yapılmaksızın tahmini şekilde yapıldığının düşünüldüğü bildirilmiştir. Bunun yanında alınan yeminli tanık beyanları, aynı yangın hadisesine bağlı olarak açılan tazminat dosyalarında yapılan incelemeler ile alınan bilirkişi raporları ve bu raporların da ayrıca irdelenmek suretiyle mahkememiz tarafından alınan teknik heyet raporunda yangının; davalı tarafın işletmesinin bulunduğu alana yakın durumdaki duvar dibinde zaman içerisinde biriktirilen hurda, kağıt, teneke, karton, boya gibi malzemelerin sigara izmariti gibi herhangi bir ateş kaynağının tetiklemesiyle meydana geldiği, söndürme işleminin ise sadece yangın tüpleriyle yapılıp yangın dolaplarının kullanılmaması ve erken müdahale yapılmaması  nedeniyle  büyüyerek kontrolden çıktığı ve birçok yere zarar verdiği ortaya konulmuştur. Vaki  olay kapsamında  davalıya kusur  atfının  mümkün olmadığı tereddüte yer vermeyecek düzeyde teknik olarak açıklanmış olup varılan nihai kanaate hakimliğimizce de iştirak edilmiştir. Bunun yanında davalı iş yerinin de bulunduğu ... Sanayi Sitesi yönetiminin yangın mevzuatına dair yasal düzenlemelere göre sorumluluğu huzurdaki davanın konusu değildir. Yangının davalıya ait havalandırma bacasından çıkmadığı tespit olunmakla rücuen tazmin talebi yönünden davalının kusurlu olmadığı takdir edilmiş , başkaca araştırma yapılmasına gerek ve yer olmadığı kanaatiyle''  davanın esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında dayanmış olduğu tanık anlatımları ve bilir kişi raporunun eksik inceleme ürünü olup gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığı, TBK m. 71 uyarınca davalı şirketin kusursuz sorumluluğunun söz  konusu olduğu, davalı şirketin tehlike arz eden kolay tutuşulabilir malzeme kullandığı, tehlike sorumluluğunun da bulunduğu, yeterli güvenlik önlemlerini almadığı ve davaya konu hasarın meydana geldiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nun 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,... Sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. T.T.K.'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun  22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Dosya kapsamından, davacı ... ile dava dışı sigortalı ...  arasında  başlangıç tarihi 16.08.2016/2017 dönemlerini kapsar şekilde  “...  Sigorta Poliçesi “ düzenlendiği, 22.11.2016  tarihinde meydana gelen yangın neticesinde sigortalı iş yerinde  maddi hasar meydana geldiği, hasar bedelini ödeyen davacı ... şirketinin halefiyet ilkesi gereğince iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince sunulan kira sözleşmesi fotokopisinin incelenmesinde, davalının davaya konu yerde kiracı sıfatının bulunduğu, 11.09.2015 tarihinden itibaren başlamak üzere 1 yıllık kira sözleşmesinin dava dışı ... ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tanığı ... duruşmada alınan beyanında özetle, olay günü binanın hemen dışında bulunan  bahçede geri dönüşüm kutuları ve çöp bidonlarının bulunduğu alanda yangın çıktığını farkettiklerini, ancak bulundukları yerden bahçe kapısına çıkış kapısı kapalı olduğundan yangına hemen müdahale edemediklerini yangının nasıl çıktığını görmediğini, ancak kamera görüntülerini izlediklerinde kağıtların yavaş yavaş tutuştuğunu ve duman çıktığını gördüklerini, o bölgede kağıtların yığılı olmasından dolayı yangının hızla büyümeye başladığını belirtmiştir. İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/693 E sayılı dava dosyası örneğinin incelenmesinde, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... Şti ne ve ... Sigorta A.Ş. Ye yönelik açılan davada ...Şti nin iş yerinde 22.11.2016 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle  davacı tarafından 8 farklı yangın poliçesi ile sigorta ettirilen 4 şahsa ait 8 iş yerinin hasar gördüğü , bu hasarlara karşılık poliçe teminatları kapsamında ödeme yapıldığından bahisle 679.064,78 TL'nin davalı ... Sigortadan poliçe teminatı kapsamında sorumlu olması kaydıyla davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu   ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının yangının meydana gelmesinde  kusuru bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. İstanbul Avrupa Yakası  itfaiye  Müdürlüğünce düzenlenen 27.11.2016 tarihli yangın raporunda; elde edilen bulgular ve teknik  inceleme  kayıtlarının incelemesinden anlaşılacağı üzere yangının itfaiyeye ihbarından önce 20-25 dakika kadar fark edilemediği, görüldüğü anda kendileri tarafından müdahale edilmeye çalışılsa da yangının kontrol altına alınamadığı, geniş alanda hızla yayıldığı kanaatinin hasıl olduğu, çıkış noktası olarak yangının 7 kattan müteşekkil ... Sanayi Sitesinin ...zemin güneydoğu cephesi ...-... nolu ... imalathanesi olarak faaliyet gösteren iş yerinin sac havalandırma bacasının içerisinde zamanla birikmiş plastik tozların çalışan fan motorunda her hangi bir nedenle oluşan kısadevre ark sonucu baca içerisine biriken plastik tozları tutuşmasıyla yanma olayının başladığı, düşen kıvılcımların (eriyik) alt tarafta biriktirilen atık kağıt, karton parçaları ve çöp atıklarını tutuşturmasıyla  yangının geliştiği 231-219 sayılı iş yerinin cam kenarı  ve iş yeri dahilinde depolanmış olan  plastik hammaddelere (termo granül) üretimde kullanılan stok yağlara sirayet ettiği ve gelişerek iş yeri dahilinde site içi ulaşım yolları üzerinde bulunan araçları tutuşturarak  koridorda istiflenmiş malların yanması ile katta bulunan diğer iş yerlerine , site sahanlığı servis merdiveninin baca vazifesi görmesi sonucunda üst karttaki iş yerlerine akabinde teras kat otoparkında bulunan diğer araçlara sirayet ettiği kanaatine varıldığı yönünde görüş ve tespitte bulunulmuştur. Kolluk tarafında düzenlenen Olay yeri inceleme raporunda ise  yangının ... Zemin katta bulunan ... İş yerinin ön kısmında başladığı, içerde bulunan kimyasal maddelerin tutuşmasıyla diğer bölümlere sirayet ettiğinin öğrenildiği, site idari işler sorumlusundan alınan bilgiye göre yangının 2.zemin katta bulunan davalı iş yeri bölgesinden başladığı tespiti yer almaktadır. İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/172 D iş dosyasında düzenlenen raporda , davalının iş yerinin ayakkabı tabanı imalathanesi olarak faaliyet gösterdiği, sac havalandırma bacasında zamanla birikmiş ve yanabilme özelliğine sahip imalat ortamı tozların havalandırma motoru veya diğer sebepten dolayı parlamasıyla bazca içerisinde yanma meydana geldiği yanma ile oluşan ısının baca iş çeperine yapışmış halde  bulunan kauçuk, plastik veya benzer maddelerin eriyerek sac bacanın A noktasından dışarıya sızdığı, oksijen ile oluşturduğu etkileşim sonucu dış ortamda alevli yanmaya dönüştüğü , yanar vaziyetteki eriyiklerin motorun sağ alt tarafında biriktirilen kağıt, kumaş v.b çöp artıklarının üzerine akmasıyla gelişerek site içerisine sirayet ettiği belirtilmektedir. Yıldız  Teknik Üniversitesi  Elektrik Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği bölümü Prof.Dr ... tarafından düzenlenen raporda, bahse konu yere gidildiği, çalışanlardan buranın kağıt, boş boya ve teneke , plastik malzemelerin hurdaya satılaması gereken malzemelerin depolanması amacıyla kullanıldığının öğrenildiği, yerdeki enkazdan ise kısmen ve tamamen yanmış kağıt ve mukavva parçaları değişik cinste ve ebatta teneke kutuları, plastik malzeme benzerlerinin bulunduğunun görülmesinin bu durumu doğruladığı, havalandırma bacasına ait morun klemens kutusunda  bulunan bağlantı ve besleme kablolarının tamamen yanmış olduğu, motorun sargılarının da yanmak suretiyle hasarlanmış olduğunun görüldüğü, buna karşılık motorun bağlantı kablolarında , stor sargılarında ve sac paketinde herhangi bir kısa devre sonucunda meydana gelmiş ark ve benzeri ize rastlanmadığı, yangının çıktığı alanın kameraya uzak olması nedeniyle görüntünün de net olmadığı, ancak kamera görüntülerinden bu alana yukarı katlardan karton koli parçaları ve benzeri malzemelerin atıldığının tespit edildiği, kamera görüntüleri net olmasa da yangının binanın dışında ve binanın dış cephesi ile yol arasında karton koli ve kağıt parçaları, boş teneke kutuları ve benzeri malzemelerin depolandığı üzeri açık alanda başlamış olduğunun görüldüğü, havalandırma bacasının yangın öncesi görüntüsünden yere düşen ve motorun içinde bulunduğu çelik muhafazalarda hiçbir çürüğe ve deliğe rastlanmadığından motor üzerinde yapılan  incelemelerde her hangi bir kısa devre izine rastlanmadığından motor üzerinde yapılan incelemelerde ise herhangi bir kısa devre izine rastlanılmadığından itfaiye tarafından verilen kanaate ulaşmanın mümkün olmadığı , dolayısıyla havalandırma bacasına ait motorda her hangi bir nedenle meydana gelen kısa devre sonucu oluşan ark ve kıvılcım nedeniyle yangın çıkmasının söz konusu olmadığı tespitinde bulunulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu 2017/23191 E sayılı dosyasında  alınan raporda, Yıldız Teknik Üniversitesi  Elektrik Elektronik FakülteSi Elektrik Mühendisliği bölümü Prof.Dr ...un düzenlediği raporun teknik açılardan daha bilimsel olduğu, İstanbul Sulh hukuk Hakimliği vasıtasıyla düzenlenen raporda  bilirkişinin '' havalandırma motoru veya diğer sebep'' belirtmesindeki diğer sebebin ne olduğunun kesin olmadığı, 11 aylık bir fabrikanın havalandırma bacasının da zamanla imalat tozlarının birikmesinin teknik olarak uzak bir ihtimal olduğu görüşünde bulunmuşlardır. Adli Kriminal Teknolojik İnceleme ve Faaliyet Bürosu tarafından düzenlenen raporda, 1 adet yangın yeri ve başlangıç anını da gösterir kamera kaydının da incelendiği, yangının başlangıç yerinde ilk duman çıkış görüldükten sonra alevlerin büyüdüğü, önce 2 sonra 3 ve daha sonra 4 kişinin söndürme çalışması yaptığı, ilk müdahale sırasında küçük bir patlamanın olduğu, patlama ile dumanların yükseldiği, ve daha sonra yine patlamaların , akabinde müdahalenin oluştuğu belirtilmiştir. 2017/23191 e 2017/44201 K sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti  Kararının incelenmesinde; ... Şti tarafından ''kapsamlı iş yeri sigorta poliçesi'' uyarınca 22.11.2016 tarihinde sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluştuğu iddia olunan hasar bedelinin tazminin ... Sigorta A.Ş. Den talep edildiği ve 506.206,35 TL tazminat tutarının 08.01.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle ... A.ş. ye ödenmesine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu  yangın olayı nedeniyle İstanbul Cumhuriyet  Başsavcılığı genel Soruşturma Bürosunun 0217/10127 sayılı dosyası üzerinden devam eden soruşturma dosyasının, dosya arasında fiziki olarak  bulunmadığı  tespit edilmiştir. Mak. Müh. yangın uzmanı, Elektrik mühendisi ve sigorta hukuk  uzmanı bilirkişince düzenlenen  bilirkişi heyet raporunda , davalının imalathanesinin ...-...-...-...-...-... ve ... nolu bölümlerin yaklaşıl olarak 450-500 metrekare alanı iştigal ettiği, davalı iş yerinde yapılan üretimde genellikle tremo granül denilen plastik malzemeler , çeşitli yağlar , poliüratan ve kimyasal maddelerin kullanıldığı, havalandırma bacasının yanı başında korumasız olarak üzeri açık vaziyette atık yağ tenekeleri, karton mukavva kutuları plastik madde gibi ürünlerin stoklandığı, bu ürünler nazara alındığında itfaiyeye yaklaşık 25 dakika gecikmeli ihbar yapılmasının yangının büyümesinde etkili olduğu, itfaiyenin her ne kadar yangının çıkış yeri olarak davalı iş yerinin sac havalandırma bacasının içindeki tozların çalışan fan motorunda bir nedenle kısa devre oluşturarak baca içerisinde biriken plastik tozlarını tutuşturmasıyla yangın olayının başladığını belirtmiş ise; de bu durumun davaya konu eyleme uygun olmadığı, zira; motor gövde kapakları açılarak incelendiğinde bakır sargı üzerinde ve motor besleme  klemensi ve bağlantı noktası üzerinde kısa devre iz ve emareleri olan kavitasyon, ark ve kısa devre iz ve emaresi olan tomurcuklanma, hatsal olarak bakır iletken üzerinde aşırı renk değişimi nötr v fazın birbirine yapışarak kaynaklanması  gibi bulguların gözlemlenmediği, fan motoru üzerinde söküm işlemi yapılmadan kanaat oluşturulduğu, davalı yanın işletmesinin bulunduğu alana yakın vaziyette (duvar dibinde) site yönetimi tarafından temizlikçilere gösterilen alanda  site dahilinde bulunan iş yerlerine asit atıkların biriktirildiği noktadan hurda malzemelerin (kağıt, karton , yağ tenekesi gibi) söndü sanılarak atılan bir izmarit ve ya ateş kaynağının tetiklemesiyle birlikte yangının başladığı, tanık beyanlarına göre de sadece  yangın tüplerinin kullanılması ile büyüdüğü, erken müdahale olmaması sonucu davalının duvara yakın pencere camına sirayet ederek camı patlatması neticesinde işletme dahilinde kolayca yanan ürünlere sirayet ettiği ve dava dışı sigortalının kiracı olarak kullandığı ...-... nolu bölümlere sirayet ettiği, , yangının davalı tarafından kullanılan iş yerlerine ait havalandırma bacası fon motoru kaynaklı bir yangın başlangıcı olduğunun kanıtlanamadığı, 24.11.2016 tarihli polis memurları tarafından hazırlanan  CD inceleme tutanağında '' kağıt atıkların bulunduğu yerden dumanların belirgin bir şekilde çıkmaya başladığı ve saat 10:35 de 4 kişinin yangını tüp ile söndürmeye çalıştığının belirtildiği , ... nolu yerlerin  dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, itfaiye raporlarında yangın öncesi dolap sayısının da eksik olduğu ve itfaiye su  alım ağızlarının bulunmadığının tespit edildiği, 590 adet iş yerinin bulunduğu bu alanda toplam 72 adet yangın dolabının olduğu, yangın dolabı  hortum boyunun yangına müdahale için kısa kaldığının ayrıca raporlarda belirtildiği, , ''binaların yangından korunma yönetmeliği'' genel şartları açısından, tüm binada otomatik bir algılama ve yağmurlama sistemi olmaması nedeniyle söz konusu yangının çıkmasında ... binası malikleri /bina yönetiminin kasdı bulunmamasına rağmen %100 oranda kusurlu bulunduğu yangının çıkış nedeni ile  davalı arasında ilişki tespit edilemediği  davalının sorumluluğu olmadığı  yönünde tespitte bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama  sonucunda davalıya kusur atfının tereddüte yer vermeyecek şekilde teknik olarak açıklandığı , yangının davalının kullanımındaki havalandırma bacasından çıkmadığı belirtilerek davanın reddine dair karar ihdas olunmuştur. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, davaya  konu yangının çıkış yeri ile davalının ilişkili olmadığı yönündeki  hükme esas alınan bilir kişi raporunun ve diğer delillerin doya kapsamına uygun olması,  delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1. maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınan 148,60 TL'lik başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından yatırılan 54,40  TL harcın mahsubu ile bakiye  4,90  TL' nin istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa, avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/02/2021 tarihinde HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d6b87f37f984ceb","SID":"d0b7cea024b46bd2"}}