{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35.  HUKUK    DAİRESİ<br> TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR                                                                                         <br>DOSYA  NO: 2021/196 <br>KARAR NO\t: 2021/525<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI\t: 2018/319 Esas,  2020/340 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İcra Takibine Konu Bonolardan Dolayı Borçlu OlmadığınınTespiti<br>İSTİNAF TARİHİ: 03/02/2021<br>KARAR TARİHİ: 02/03/2021           <br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;İstinaf isteminde usul işlemlerinin tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf  başvuru dilekçesinin ve davanın esası  istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan ön inceleme ve asıl incelemede dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.<br>Mahkeme: Davanın reddine karar vermiştir.<br>İstinaf sebepleri: Davacı, dava dilekçesindeki hususları yineleyerek menfi tespit davasının kabulü gerektiğini, davanın kabulüne dair kararın yanlış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yasal dayanak:Hukuk Muhakemeleri Kanunu;190, 191. maddeleri,Türk Medeni Kanunu 6. maddesi, Türk Borçlar Kanunu 299, 313, 314, 315. maddeleri, İcra İflas Kanunu 67,68,72, 269, 269/a. 269/b, 269/c maddeleri,Yargılama konusu olayda: Davacının, davalının maliki bulunduğu işyerinin kira alacaklarını odabaşı sıfatıyla toplayıp teslim etme görevi nedeniyle teminat için üç adet bono düzenleyip verdiğini, bonoların her birinin 10.000,00 TL değerinde olduğunu, gerçek bir borcunun olmadığını, buna rağmen davalının icra takibi yaptığını, takip konusu borcunun bulunmadığını, takibin haksız olduğunu iddia ederek  davalının haksız  takibinin iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini istediği,Davalının, davacı ile aralarında satış vadi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince satış bedelinin ödenmesi için ondört adet senet düzenlendiğini, takibe konu senetlerin bu nedenle verildiğini, senet bedellerinin ödenmediğini savunduğu, Mahkemenin, davanın reddine karar verdiği,Davacı tarafın takip ve dava konusu senetlere karşı senetle ispat külfetini yerine getiremediği, menfi tespit davasının yerinde olmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce  duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre  karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince  başvurunun esastan reddine  karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,Davacının  istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Peşin yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının mahsubuna,İstinaf  harcı ve posta masrafının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair karar dosya üzerinde, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile  HMK 362/1-b maddesi gereğince KESİN olarak  verildi, açıkça  anlatıldı. 02/03/2021<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4982fa3ce6a02e21","SID":"9aa0865d7d543c2d"}}