{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2019/51 <br>KARAR NO\t: 2021/252<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2017<br>NUMARASI\t: 2015/240 E - 2017/1041 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 03/02/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile imzaladığı elektrik tedarik sözleşmesi karşılığında davalıya edimini yerine getirerek elektrik verdiğini,  karşılığında kesilen faturaların ödenmediğini, sözleşme gereği elektrik alımını müvekkilinden yapacağını taahhüt ettiğini fakat edimini yerine getirmeyerek başka bir elektrik firmasına geçtiğini, bunun üzerine yapılan fesih işlemi sonucunda davalıya 94.895,52 TL bedelli sözleşmenin ilgili maddesi gereğince cezai .şart faturası keşide edildiğini , davalının bu faturayı ödememesi sonucunda davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarının davalının bu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edip durdurduğunu ileri sürerek ,haksız  itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu,  davacının müvekkiline elektrik satmadığını , ancak fatura kestiğini, uygulamaya, hayata geçiliremeyen sözleşmenin hukuken yok hükmünde olduğunu beyanla , davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, sözleşmenin madde 4.5 hükmüne göre, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde tedarikçinin elektriği kestirme ve madde 7.1 deki iki aylık toplam fatura tutarı kadar olan ceza bedelleri ile feshetme hakkının olduğu, cezai şart talebinin aboneliğin başladığı, sözleşmenin hüküm ve sonu doğurduğu, elektrik enerjisinin kullandırılmaya başlandığı durumlarda söz konusu olacağından ve PMUM’a kayıt için başvurulmadığı veya başvurulup da olumlu sonuç alınmadığı hallerde, sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurmadığı görüsü kabul edilip cezai şartın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı istinaf eden davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı  arasında yargılamaya konu olan uyuşmazlık her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin kurulması ve hüküm ile sonuçlarını doğurması hususunda toplanmış olsa da taraflar arasında geçerli bir şekilde sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğu  ve  sözleşmenin her iki taraf bakımından da hüküm ifade ettiği, müvekkili şirketin  sözleşmedeki edimini tam olarak yerine getirebilmesi için  davalı şirketin sözleşme süresi boyunca elektrik satın alacağı taahhüdüne istinaden satacağı elektriği stok altına aldığı, ancak davalı şirketin  sözleşmede kendisine yüklenen edimlerine uygun davranmayarak sözleşmeyi ihlal ettiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hüküm ve sonuçları doğurmaya başlaması PMUM bildirimi ile olsaydı davacı şirket davalıya satacağı elektriği stok altına alarak böyle bir ticari riske girmesi  akla ve mantığa uygun  olmadığı ,davalı şirketin gerekli bilgi ve belgelerini müvekkili  şirkete göndermemesi sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini gösterdiğini, hal böyle iken sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlamadığı görüşünün  tamamen hukuki dayanaktan yoksun nitelikte olup, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde taraflara yüklenen yükümlülüklerin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini, Yargıtayın aksi görşü içeren içtihatlarının bulunduğunu, kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ,kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; Dava,  elektrik aboneliğinden cayma dolayısıyla davalıya tahakkuk ettirilmiş ceza şart alacağının tahsili amacı ile açılan icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, yargılamada bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi  raporunda, sözleşmenin kurulmuş olduğunu, ancak davalının ...’da Elektra Enerji Portföyüne kayıtlı olmadığı için sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmadığı, sözleşmenin kurulması ile hüküm ve sonuçlarını doğurmasının  farklı kavramlar olduğu, somut olayda, TBK m. 1 hükmü ile belirlenen temel prensip dışında ... (...)’a kayıt yaptırılması zorunluluğunun etkisinin değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmenin m. 3 hükmünde de PMUMve dağıtım şirketi tarafından enerji satışının kayıt altına altına alınması işlemlerinin olumlu sonuçlanmaması halinde tedarikçinin aboneye karşı herhangi bir yükümlülüğünün olmadığının belirtildiğini, şu halde PMUM'a kaydın olumlu sonuçlanması halinde yükümlülükleri doğacak olan davacı karşısında davalının yükümlülüklerinin doğduğu sonucuna varılamadığı,sözleşmenin m 7 deki yaptırım olan fesih söz konusu olması yönünden ise , md 7 hükmünün ifadesinden de elektrik kullanmaya başlayan abone için kaleme alındığı sonucuna ulaşıldığı, şöyle ki cezai şartın hesabında, abonenin son 6 ay içinde ödemekle yükümlü olduğu en yüksek iki fatura toplamının  esas alındığını , somut olayda davalı, davacıdan elektrik tedarik etmediği, sürekli edimler ifaya başlanmadığı için bir önceki abonenin sayaçtan belirlenen en yüksek iki faturasının  esas alındığı görüşü bildirilmiştir. Somut olayda ,taraflar arasında elektrik tedarik  sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak uyuşmazlığın çözümü için sözleşme hükümlerinin  irdelenmesi gereklidir.Taraflar arasında akdedilen  sözleşmenin  3. maddesindeki düzenlemeye göre ,  PMUM ve dağıtım şirketi tarafından enerji satışının kayıt altına altına alınması işlemlerinin olumlu sonuçlanmaması halinde tedarikçinin aboneye karşı herhangi bir yükümlülüğünün olmadığı  belirtilmiştir.Bu düzenleme karşısında , davalının yükümlülüklerinin doğmadığı sonucuna varılmakla , mahkemece alınan  bilirkişi raporu yeterli teknik inceleme içerdiğinden, hüküm kurmaya elverişli olmakla, hükme esas alınmasında ve  ilk derece mahkemesince verilen kararda  mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  03/02/2021<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72b8dd57e38eb434","SID":"01537643ab17f867"}}