{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/723 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/138<br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t:  26/01/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 18/02/2021 <br><br><br>Mahkememizde görülen Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ              <br>DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br> Müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, davalı şirketin  ise dava dışı ... Ticaret A.Ş.'ne bağlı bir şirket olduğunu, davalı şirketin  27/10/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan; faaliyet raporunun onaylanmasına dair 2 nolu kararın,finansal tabloların  onaylanmasına ilişkin 3 nolu kararın  yok hükmünde olduğunu, Genel kurula  ilişkin çağrının  usulsüz olduğunu, müvekkili tarafından TTK.437.maddesinde düzenlenen  bilgi edinme hakkının kullanılamadığını,<br>Hiç bir denetimden geçmeyen bilançoya  ve finansal tablolara göre karar verilen  ve esas alınan bilanço ve gelirlerin işlemleri yapan yöneticiler tarafından birbirlerini ibra suretiyle onaylandığını, yalnızca bu nedenle  bile genel kurul 4 nolu kararının  yok hükmünde mutlak butlanla  batıl olduğunu,yönetim kurulu üyelerine davalı şirket ile yapacakları işlemlere ilişkin olarak TTK.395. Ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine karar verildiğini ancak ...'na  seçilen  ...  dışındaki diğer ... üyelerinin ... 'nin ... üyeleri olduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu beyanla, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin 27/10/2015 tarihli Genel Kurulunda alınan 2,3,4,5 ve 6 nolu kararların TTK.nun 449. Uyarınca yönetim kurulu üyelerinin beyanları alındıktan sonra yürütmenin geri bırakılmasına, davanın kabulü ile  genel kurul toplantısında alınan  2,3,4,5 ve 6 nolu kararların yoklukla malul veya batıl olduklarının tespitine,<br>dava konusu genel kurul kararlarının yokluk ya da batıllıklarının tespitinin mümkün olmaması halinde genel kurul toplantısında alınan  2,3,4,5 ve 6 nolu kararların iptaline,<br>%5 oranında kar payı dağıtımı yapılmasına  ilişkin  3 nolu genel kurul kararının 2.paragrafının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br> Dava konusu genel kurul toplantı tutanağında sehven maddi hata sonucu tutanaktaki belirli kısımlardaki pay miktarlarının yanlış yazıldığını, bu durumun toplantıdaki hiç kimse tarafından fark edilmediğini, toplantı tutanağının giriş kısmında ve hazirun cetvelinde doğru sermaye oranları ve pay miktarlarının yazılı olduğunu,<br>TK.409.maddesinde olağan genel kurul toplantısı için ön görülen  üç aylık süre emredici değil düzenleyici bir süre olduğunu, toplantının  üç aylık süre içinde yapılmamasının kararın iptaline yol açamayacağını,<br>genel kurul toplantısında TTK 519/1-c maddesi gereğince uygun olarak kar dağıtımı yapıldığını, şirketin faaliyet raporunun gerçeğe uygun olduğunu, yönetim kurulu üyesinin ibrasına  ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin tüzel kişi pay sahiplerinin temsilcileri olarak oy kullandıklarını, bu durumda oydan yoksunluğun  gündeme  gelmeyeceğini, yönetim kurulu üyelerine  TTK.395 ve 396 .maddesine verilen izinlerin hukuka uygun olduğunu, icranın geri bırakılması talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava ; TTK 446 maddesi gereğince açılan Şirket Ortaklar Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili Av. ... 18/02/2021 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini ,  bildirmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.<br>Davadan feragat H.M.K. nun 307.  maddesi hükümü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.M.K. nun  309. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan  feragatının  mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de H.M.K. nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br>H Ü K Ü M /<br>1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,<br>2-Peşin alınan 29.20 TL karar harcının mahsubuna eksik 30,1 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına<br>3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderini kendi üzerinde bırakılmasına , davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına<br>Dair tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/02/2021<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır     <br><br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır    <br><br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır     <br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır    <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddd4e51cf847448c","SID":"40f2f1fa86a09201"}}