{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2331 Esas<br>KARAR NO: 2021/194<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2019/1115 Esas, 2020/443 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/02/2021<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen  02.05.2017 tarihli Maks Veri Kontrol, Entegrasyon ve Yaygınlaştırma Sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya teminat senedi verdiğini, davalının sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshetmesine rağmen davalının teminat senedini  Bursa .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu belirterek takip gereğince borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 02.05.2017 tarihli Maks Veri Kontrol ve Yaygınlaştırma  Sözleşmesinde uyuşmazlıkların çözümü  başlıklı  15. Maddesi ile taraflar arasında  doğabilecek  her türlü uyuşmazlıklarda, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun tayin edildiğini, davacı şirketin projenin  altından kalkamayarak projeden çekilme kararı aldığını, sözleşmeyi beklenmedik  bir durumda tek taraflı olarak feshettiğini, takibin haklı olduğunu belirterek öncelikle yetki itirazının kabulüne davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece,  sözleşmenin 15. Maddesinde tarafların uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağını kararlaştırdıkları, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğundan bahisle  yetkisizlik kararı verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yetkisizlik kararının doğru olduğunu ancak mahkemece yargılama giderlerine ve hak kazanmış oldukları vekalet ücretine hükmetmediğini, HMK'nun 326 ve 332. maddeleri gereği yargılama giderlerine re’sen karar verilmesi gerektiğini, bu hususun Yargıtay kararları ile istikrar kazandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece HMK 17. Maddesi uyarınca yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, yetkisizlik kararı ile birlikte davalı lehine yargılama giderleri taktiri gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi \"Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder\" hükmünü içermektedir.HMK'nın 326/1 maddesi gereği  yargılama giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir. Yetkisizlik kararından sonra, süresinde başvuru üzerine yetkili mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp, yetkisiz mahkemede açılmış bulunan davanın devamıdır. Bu nedenle yetkili mahkemede yeniden harç alınmaz. Bunun gibi yetkisiz mahkemede davanın açılması ile kazanılmış olan haklar da (zamanaşımı kesilmesi gibi) saklı kalır.Buna göre yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği yetkili mahkemede görülen davanın yeni bir dava olmadığı, HMK'nın 331/2 ve 326/1 maddeleri gereği yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemece haksız çıkan aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğinden, mahkemece ayrıca yetkisizlik kararı için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerindedir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK' nın  353/1.b.1 maddesi gereğince davalı tarafın  istinaf başvurusunun  esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 91,10 TL başvuru harcı + 162,10 TL  istinaf kanun yolu başvuru harcı ile toplam 253,20 TL harcın, davalı tarafından peşin yatırılan 203,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 50,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/02/2021<br><br>\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1effe241c08b1a0b","SID":"837fe0cb7f965822"}}