{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2018/1149 Esas<br>KARAR NO\t: 2020/605<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2020<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREKÇE\t\t: Davacı vekili, TTK 531 madde gereğince açmış bulunduğu haklı nedenle şirketin fesih davasında; davacının şirket ortağı olduğunu; şirketin eşit hisselerle iki ortağı bulunduğunu, diğer ortağın ... olduğunu; şirketin 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, amacın ---- --- olduğunu; diğer ortağın sermaye payınında müvekkili tarafından geçici olarak karşılandığını; şirket kurulduktan sonra--- köyünde bir taşınmaz bulduklarını, satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını ancak taşınmaz yönünden ---- sahası için -----ruhsat için başvurulup, çet yaptırılmasına rağmen amacın hayata geçirilemediğini; işlemler için para gerektiğini, taraflar arasındaki protokol gereğince paranın sağlanması için üçüncü ortağın bulunması gerekirken ortak bulamadıklarını; defalarca ihtar edilmesine rağmen diğer ortak ---------tarafından şirketin sermaye artırımına gitmesine izin verilmediğini; bu nedenle taşınmazın tapusununda alınamadığını; müvekkilinin bu iş nedeniyle kredi aldığını, kredi borcu altına girdiğini; şirketin amacının gerçekleşmesinin artık imkansız hale geldiğini belirterek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş; <br>Davalı vekili, davanın haklı olmadığını ancak mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilince şirkete devam edilmek istendiğini bu nedenle davacının hissesinin rayiç bedeli verilmek suretiyle şirketten çıkarılmasına karar verilmesini istemiş; <br>Davacı vekili de bu takdirde davalının hissesinin verilerek şirketten çıkarılmasını, müvekkilince şirkete devam edilmek istendiğini bildirmiş; <br>Mahkemece davaya devam edilirken ve bilirkişi raporu alınmış iken, davacı vekilinin davadan feragat ettiği, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu görülmüş; 23/11/2020 tarihinde yazılı olarak gerçekleştirilen feragat sebebiyle; HMK 307 madde gereğince feragatin davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu ve karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığı nazara alınmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t\t: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>HMK 307 madde gereğince FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,<br>Peşin olarak alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik 18,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>Tamamı davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, <br>Karar tarihindeki ----- gereğince, davalı lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücreti taktirine, davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>Dair karar, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak ve oybirliğiyle verildi. Açıkça okunup, usulen tefhim olundu.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf3a00b088047b76","SID":"a7564b35a9ede55d"}}