{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/3131 <br>KARAR NO\t: 2021/69<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/09/2018<br>NUMARASI\t: 2018/18 E - 2018/840 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 19/01/2021<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Atık Yönetimi Müdürlüğü'nün , Asya Yakası Hekimbaşı, Aydınlı ve Küçükbakkalköy Katı Atık Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi ve Belediye Atıklarının Düzenli Depolama Sahasına Nakliyesi İşini 01/12/2011-31/05/2014 tarihleri arasında yüklenen şirketlerin  alt yüklenicisi olduğunu, istasyonların 31.12.2014 tarihli teslim tutanağı ile ihale  makamı Büyükşehir Belediyesine iade edildiğini,davalı tarafça  davacıya  atıksu arıtma bedelleri tahakkuk ettirilmiş ise de ,davacı şirketin  faaliyetinin atıksu arıtma kapsamında olmadığını beyanla,tahakkuk ettirilen atıksu arıtma bedellerinden borçlu olmadığını tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının deşarj yönetmeliğinin geriye yönelik uygulanmayacağı, Atıksu Arıtma Bedeline  dair bir ibarenin ihale şartnamesinde yazılı olmadığını, evsel atık su olduğunu ileri sürerek  Atıksu Arıtma Bedeli  tahakkuklarının iptalini talep ettiğini,ancak  İBB' nin ihale sözleşmesinde,bu konuda bir  ibarenin bulunmamasının tarafların iç ilişkisi ile ilgili olduğunu, deşarj yönetmeliği kapsamında işletmelere Atıksu Arıtma Bedeli tahakkuk ettirildiğini, 2013 tarihinde çöp süzüntü atık suyu miktarı üzerinden yeniden  düzenlendiğini,  tespit tarihi itibariyle  Atıksu Arıtma Bedeli tahakkuk ettirildiğini, geçmişe yönelik işlem yapılmadığını, davacının borçlu olduğunu beyanla  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde Adli Yargının  görevli  olmadığı  gerekçesiyle , yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinafa başvurulmuştur. Dairemizin  ,adli yargı yerlerinin somut uyuşmazlıkta görevli olduğu gerekçesiyle verdiği kaldırma kararı üzerine ,mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, davacının  işini ifa ettiği 01/06/2014-31/12/2014 tarihler arasında İSKİ Genel Müdürlüğü'nce (AO-1062508-5 ve AK-8805410-1 sözleşmeler) ilgili katı atık aktarma istasyonlarında atıksu numunesi alınmadığı, bundan dolayı atıksu karakterizasyonu yapılmadığı için söz konusu istasyonlardan çıkan atıksuların İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği Tablo 1. Deşarj Limitlerinin üzerinde olup olmadığının bilinemediği, davacının işi ifa ettiği tarihlerde yönetmeliğe uygun kirlilik tespitinin yapılmadığı, davalı kurumun rapora itiraz dilekçesinde davacının ifa tarihinden önceki dönem verilerini esas alarak itirazda bulunması nedeni ile yeniden rapor tanziminin yargılamaya katkı sağlamayacağının anlaşıldığı, menfi tespit davalarında, ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşmekle davalı kurumun davacı tarafın faaliyette bulunduğu dönem itibari ile menfi tespit istemine konu tahakkukların hukuken geçerli olduğuna dair delil ibraz edemediği gerekçesiyle;  \"Davanın kabulü ile, AO 1062508-5 (126.974 TL) ve AK 8805410-1 (70.041 TL) sözleşme numaralı atık su arıtma bedelleri toplamı olan 197.015-TL yönünden davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitine \" karar verilmiştir.Sözkonusu kararı istinaf eden davalı İSKİ vekili dilekçesinde özetle,kararın eksik inceleme ile verildiği ,bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği,ek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediği,tahakkukların davacı şirketin faaliyette olduğu döneme ilişkin bulunduğu,31/12/2014 tarihinden sonraki tahakkukların davacının başvurusu üzerine iptal edildiği,davacı şirketin faaliyetinden kaynaklanan endüstiriyel atıksuların ise kirlilik oranı yüksek ve AAB tahakkuku gerektiren atıksular kapsamında olduğu, ilgili yönetmelik 6/9 md.sine göre sektörel  olarak önarıtma tesisi kurmak zorunda olduğu halde kirlilik oluşturmadığının iddia edilmesi halinde analiz masraflarının  karşılanması halinde değişik zamanlanda karekterizasyon numunesi alınabileceğinin düzenlendiğini,davacı tarafın bu yönde uyarıldığını,Hekimbaşı Arıtma istasyonunun aynı kapsamda Albayrak şirketince işletildiği dönemde 27/02/2008 tarihinde numune alındığını ,davacı da aynı faaliyeti sürdürdüğünden,yersiz olacağından  karakteri belli sudan tekrar numune alınmadığını,davacıya faaliyet döneminde atık sularına önlem alınmadığı için AAB tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda;Mahkemece yargılamada  alınan bilirkişi roporunda teknik inceleme bölülümde ,davacı Yeşil Adamlar Atık Yönetimi ve Taşımacılık A.Ş.'nin 01/12/2011-31/05/2014 tarihleri arasında \"Asya Yakası Hekimbaşı, Aydınlı ve Küçükbakkalköy Katı Atık Aktarma İstasyonlarının İşetilmesi ve Belediye Atıklarının Düzenli Depolama Sahasına NAkliyesi İşi\" ve 01/06/2014-31/12/2014 tarihleri arasında \"2014 Asya Yakası Hekimbaşı, Aydınlı, Küçükbakkalköy ve Şile Katı Atık Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi ve Belediye Atıklarının Düzenli Depolama Sahasına Nakliyesi İşi\"ni ifa ettiği süre boyunca söz konusu katı atık aktarma istasyonlarının işletilmesinde peron temizliği, araç ve ekipmanların yıkanması sırasında oluşan atıksuyun karakterizasyonu, katı atık aktarma istasyonuna çöp getiren çöp kamyonlarının haznelerinde bulunan çöp sızıntı suyu sebebiyle yüksek kirlilik vasfına sahip olup endüstriyel nitelikli atıksu sınıfına girdiğini, 24/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği Tablo II. AAB (Atıksu Arıtma Bedeli) Tahakkukuna Esas Kirlilik Parametreleri ve KAtsayıları tablosunuın 7.1 maddesinde bulunan Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Etme kısmında yer alan \"pH, KOI, AKM, Top-N, Yağ-Gres, Top-T, CN, Ağır Metallerin   parametreleri kontrol edilecek atıksu parametreleri olarak belirlendiğini bilirkişi kurulu beyan etmiştir. Endüstriyel Atık Su, endüstrilerden, imalathanelerden, küçük ticari işletmelerden ve küçük sanayi sitelerinden kaynaklanan evsel atık su haricindeki her türlü üretim ve yıkama sonucu oluşan sulardır. Kirlilik önlem payı proses atık suyu olan işletme/endüstrilerin, alıcı ortam standartlarını aşan kirlilik deşarj ettiği veya ön/tam arıtma tesisi kuran işletme/endüstrilerin atık sularını by-pass yaptığı tespit edildiğinde işletme/endüstriye tahakkuk ettirilen paydır.  İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği V.Bölüm , \"Endüstriyel Kaynaklı Atıksuların Denetimi \" başlığını taşımakta olup,17. madde  Kontrol ve Belgeleme mesuliyeti ,18. maddesi Kontrol Düzeni ,19. maddesi Analiz Usullerini ve 20. maddede tedbirler düzenlenmektedir.Anılan Yönetmeliğin 17/a maddesinde ,\"İSKİ ,atıksu kaynağının ruhsata tabi deşarjlarında uygun gördüğü aralıklarda ve düzende bizzat örnek almak,ölçüm yapmak veya bağımsız kurum ve kuruluşlara yaptırmak suretiyle deşarjlarının uygunluğunu veya tanzim edilen belgelerin doğruluğunu araştırır\"  düzenlemesi mevcut olup, aynı Yönetmeliğin 22. maddesinde ise Özel Arıtma Gerektiren Atıksuları Arıtma Bedeli (AAB) düzenlenmiştir.Somut olayda, davalı İSKİ tarafından , davacı şirketin  alıcı ortam standartlarını aşan kirlilik deşarj ettiğine dair Yönetmeliğe uygun şekilde yapılmış  bir tesbit bulunmamaktadır. Bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulü de , dosya kapsamı ile uygunluk arz ettiği üzere  ,bu tesbitin yapılmadığı ,davalının bu hususu isbatlayamadığı şeklindedir. Davalı tarafça , davacı  şirketin faaliyet döneminde bu yönde bir tesbit yapılmasına gerek duyulmadığı  beyan edilmiş, bu hususta bir delil ibraz edilmemiştir. Bu sebeple ,davalı tarafça yapılan bir tesbit olmadığından atıksu arıtma bedeli tahakukunun dayanağının  bulunmadığı  anlaşılmakla ,mahkemece verilen kararda usul ve hukuka aykırılık görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 13.458,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.408,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.049,10 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  19/01/2021<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80d974dcf940648e","SID":"c2f0d7eff00eb4ad"}}