{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br><br>ESAS NO\t: 2021/13 Esas<br>KARAR NO\t: 2021/2<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile davacı şirketin çek hesabının bulunduğu...Bankası...-...Şubesinin ... ıban numaralı  hesabına ait 31.12.2020  keşide tarihli  150.000-TL bedelli  ...seri numaralı çekin  takas yolu ile sorulması üzerine  çekten haberdar olunduğunu, temin edilen çek  altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, şirketi temsil ve imzalama yetkili olan kişinin imza sirkülerine çıplak gözle dahi bakıldığında çek altındaki imza ile imza sirkülerindeki imzaların birbiri ile ilgisinin olmadığı tamamen farklı kişilere ait olduğu görüldüğünü, çek altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gibi  davacının bilgisi ve rızası hilafına tanzim edilmiş doldurulmuş ve imza edilmiş olduğunu, dava konusu çekin şirket tarafından verildiğinden ve imza edildiğinden şirket yetkilisinin  bilgisi bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin imzasını taşımayan ve  haricen  tanzim edilerek imza edilen  ... Bankası - ...-... Şubesinin  ... iban numaralı  hesabına ait 31.12.2020   keşide tarihli  150.000-TL bedelli...seri nolu çek hakkında öncelikle çekin  kötü niyetli  hamil veya cirantalar vasıtası ile bankaya ibraz edilmek suretiyle tahsili cihetine gidilmesi durumunda telafisi  imkansız zararların  doğmasını önlemek adına   söz konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini, yargılama neticesinde   yapılacak  inceleme sonucu  imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti ile  çek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, TTK’nun 818/1-s yollamasıyla 757-764. maddeleri hükümlerine göre zayii nedeniyle çek iptali istemine  ilişkindir. <br>HMK 382/2.e-6 bendine göre,  eldeki dava çekişmesiz yargı işidir. Çekişmesiz yargı işlerinde  niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır.( HMK 385/1)<br>Hasımsız açılan davalarda dava dilekçesi verilmekle, dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmış olduğundan, ön inceleme aşaması başlar (HMK 322.maddesi atfıyla aynı Yasa'nın 137.maddesi). HMK 320/1.maddesi gereğince, mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.  HMK 138.maddesi uyarınca, ön inceleme aşaması başladığında mahkeme, dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verebilir.<br>HMK 114/1.h.bendinde,  hukuki yarar dava şartaları arasında sayılmıştır. HMK 115/1.maddesine göre, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında  kendiliğinden araştırır ve dava şartlarında  eksiklik bulunması halinde davanın usulden reddine dair kararını yargılamanın her aşamasında verir. Bu hukuki gerekçelerle, çek iptali davalarında dava dilekçesi üzerinden duruşma açılmadan  davanın reddine karar verilebilecektir.<br> İptal davası açma hakkı, TTK'nın 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK'nın 652. maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur.<br>Yine 818/s.maddenin atfı ile uygulanması gereken TTK'nun 757/1 maddesi \"İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.\" düzenlemesine yer vermiş olup tedbir mahiyetinden de anlaşılacağı üzere tedbir talebinde ve dava açılmasında, hamilin haklarının esas alındığı açıktır. Eş deyişle, zayi nedeniyle çek iptali davası hamilin senetten kaynaklanan haklarını korumasına ve haklarını temin etmesine yönelik bir davadır. Öncelikle dava hasımsız dava niteliğinde olduğundan, 3. kişiler açısından kesin hüküm doğurmadığından, mahkemece iptal kararı verilse dahi yasal çerçevede çeki elinde bulunduran kişi henüz ödeme yapmamış keşideci, lehtar veya kendisinden önceki cirantalara müracaat edebilir. Alınan iptal kararı da meşru hamilin senetten kaynaklanan haklarını sona erdirmez. Yasa koyucunun iptal davasına gerek duymasının nedeni; iptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini veya yeni bir senet düzenlenmesini sağlamak (TTK'nun 652) iyi niyetle, iptal kararı getiren hamile ödeme yapan borçluyu, seneti ele geçiren üçüncü kişilere karşı senetten kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluktan kurtarmaktır. Kıymetli evrak iptali davasının kanunda düzenlenen şartları ve amacı değerlendirildiğinde, davacının keşideci konumunda bulunacağı çek yapraklarının iptali için dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacının ileride karşılaşa bileceği ihtimali dava ve takipler, bu davayı açmasında hukuki yarar olarak görülemez. Zira yukarıda da açıklandığı üzere  bu davada verilebilecek iptal kararı üçüncü kişiler yönünden kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 \tEsas ve 2013/7471 Karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 Esas  2012/10993 Karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 Esas  2013/23042 Karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih,  2013/6068 Esas  2013/20772 Karar sayılı ilamı,  23/01/2015 tarih,  2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 Esas ve  2015/5258 Karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 Esas ve 2015/7625 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz. <br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının keşidecisi olduğu çekin iptali talep edilmektedir. Bu itibarla, davacının yetkilisi bulunduğu şirketi adına çekleri zilyedinde bulundurduğu haklı hamillik iddiasının dinlenemeyecek, keşideci çek iptali davası açamayacaktır Bu kapsamda dava hasımsız olup basit yargılama usulüne tabi olduğu ve duruşma açılmadan  ret kararı verilebileceği kanaatiyle davanın açıklanan nedenlerle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2021<br><br><br>Katip ...\t\t\t\tHakim ...<br>    ¸e-imzalıdır\t\t\t             ¸e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c2ed1b187e2a714","SID":"ea11eb60e3889b36"}}