{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2018/3591 <br>KARAR NO: 2020/3979<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/04/2018<br>NUMARASI: 2014/2595 E. - 2018/425 K.<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2020<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile kiralama işi ile iştigal eden vekil edeni şirkete ait ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 07/09/2014 günlü trafik kazasında, davacıya ait aracın ağır bir biçimde hasarlandığını, pert hale geldiğini; aracın, piyasa rayiç değerinin 37.000,00-TL, hurda değerinin de 17.000,00-TL olduğunu, bu durumda 20.000,00-TL araç hasar zararı oluştuğunu, bundan ayrı vekil edeninin pert araç yerine yeni bir araç ikame edebilmesi için 5 günlük süre gerektiğini ve dolayısıyla 1.485,00-TL kazanç kaybı oluştuğunu ileri sürerek, araç hasar zararına ilişkin 20.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 1.485,00-TL kazanç kaybı zararının (kira geliri kaybı) da sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Davacı vekili 19/04/2018 günlü duruşma oturumunda; hasar bedeli konusunda sulh olduklarını, bu nedenle de hasar bedeline yönelik avukatlık ücreti ve yargılama  masrafı taleplerinin olmadığını, ikame araç bedeli (kazanç kaybı) konusunda davanın kabulüne karar verilmesini açıklamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; zarar gören aracın bedeli konusunda taraflar sulh olduğundan, davacının isteyebileceği ikame araç bedelinin de 5 gün için 200,00-TL bulunduğu benimsenmek suretiyle; \"1- Hasar bedeli tazminatı ile ilgili taraflar sulh olduklarından HMK'nun 315/1 maddesi gereğince bu dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Kazanç kaybı hususunda talebin KISMEN KABULÜ ile, 200,00 TL kazanç kaybı bedelinin davalı ...'den kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, \" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; hasar bedeli konusunda taraflar sulh olmadığı ve bu konuda yapılmış bir ödeme bulunmadığı halde 19/04/2018 günlü son duruşma oturumunda yetki belgesine dayanılarak katılmış olan avukatın sehven yapmış olduğu beyana dayanılarak talep edilen hasar bedeli yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hatalı olduğuna yöneliktir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedelinin ve kazanç kaybı zararının giderilmesi isteğine ilişkindir. İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nın  \"Davaya Son Veren Taraf İşlemleri\" başlıklı bölümünde düzenlenen 313.madde hükmüne göre; \" Sulh\" olmak görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığa kısmen veya tamamen son vermelidir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere sulh, tek taraflı yapılabilen değil, davanın taraflarının katılımı ile oluşan bir müessesedir. Taraflar, mahkeme huzurunda sulh sözleşmesi yapabilecekleri gibi mahkeme dışında da sulh olabilirler. Mahkeme önünde sulh olunduğu bildirildiğinde; mahkemece tarafların yaptıklarını ileri sürdükleri sulh anlaşması tutanağı yazılmalı ve tutanağın sulha  ilişkin bölümü taraflara okunarak imzalatıldığının da, tutanağa ayrıca yazılması gerekmektedir. Mahkeme dışında yapılan sulh sözleşmelerinin de mahkemeye sunulması, sunulduğunun zapta geçirilmesi ve yine sunulan sulh sözleşmesinin taraflara okunması, okunduğunun duruşma zaptına yazılması ve taraflara da imzalatılması gerekir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkemece taraflar, sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (HMK.m.315/1) Somut olaya dönüldüğünde; davalıların hazır bulunmadıkları 19/04/2018 günlü duruşma oturumunun, davacı taraf vekili olarak katılan Av. ... hasar bedeli  konusunda sulh olduklarını bildirmiş, ancak herhangi bir sulh sözleşmesi ibraz etmemiş ve sulhun hangi şekil ve şartlarda yapıldığı konusunda da herhangi bir açıklamada bulunmamış olduğuna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığı  sona erdirecek nitelikte bir sulh sözleşmesi bulunduğundan söz edilemeyeceğinden yazılı biçim ve şekilde hasar bedeline ilişkin tazminat talebi ile ilgili olarak karar  verilmesine yer olmadığına şeklindeki hüküm tesisinde isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, taraflar arasında yapılmış geçerli bir sulh sözleşmesi olup olmadığı, varsa  bu sulh sözleşmesi gereğince tarafların ne şekilde karar verilmesini istedikleri açıkça sorulup belirlenmeden ve ondan sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması hali  HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 17 . Hukuk dairesinin 02/05/2017 gün ve 2016/18452 E., 2017/4933 karar sayılı benzer bir konudaki emsal içtihadı); <br>HÜKÜM: Gerekçe uyarınca; 1-Davacı .... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2018 tarih ve 2014/2595 E. - 2018/425 K. sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem ve yargılama yapılarak yeniden bir hüküm kurulmak üzere mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL istinaf karar ve ilam  harcının istek halinde  kendisine İADESİNE, 4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık  ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda  verilecek hükümde dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda ve HMK.m. 353/1-a/6 hükmü uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile  karar verildi. 24/12/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5006dd86e92d932","SID":"0fda35c3d84c97ca"}}