{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1899 <br>KARAR NO: 2020/278<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/02/2019<br>NUMARASI: 2019/5 Esas - 2019/94 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2020<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün atanan tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ... Odası'nın ... Sicil nosuna kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.' aleyhine İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/486 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, anılan şirketin kaydının Ticaret sicilinden 01/11/2000 tarihinde terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi için Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin ihyası gerektiğini belirterek anılan dosyada tebligat ve usuli işlemlerin yapılması amacıyla davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nun 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, ihyası istenen şirketin sicil kaydının çıkarıldığı, kaydının terkin edilerek kapandığı, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin sicil dosyasından 05/05/1997 tarihinde terkin edildiği, Şirketin İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2017/486 Esas sayılı dosyasının tarafı olduğu, davacının Ticaret Sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunma hakkının bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne ve İstanbul Ticaret Odası'nın ... Sicil nosuna kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin resen terkin kaydının iptali ile ihyasına  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan tasfiye memuru vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline hiçbir tebligat yapılmadan 21/02/2019 tarihinde davanın kabulüne, ihyasına ve müvekkil ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, davada tasfiye memuru davalı olarak gösterilmediğini, ihya davaları ticaret sicil memurluğu ile tasfiye memurları aleyhine açılarak görülmesi gerektiğini, tasfiye memuru olarak seçilen ...'ya tebligat yapılmadığını, ihya kararının ve tasfiye memuru seçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin tasfiye memurunun ... olduğunu, ayrıca şirketin diğer ortağının ise ... olduğunu, iddialar karşısında çok fazla bilgiye sahip olabilecek kişiler varken bahse konu iddialar 1989-1990 tarihlerinde 12-13 yaşlarında çocuk olan müvekkilin tasfiye memuru olarak seçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye memuru olarak ... veya  1989-1990 yılında ...'nın seçilmesi gerektiğini, anılan şirketin tasfiyesinden 23 yıl sonra dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının iddialarının üzerinden 30 yıl, anılan şirketin terkin edilmesinin üzerinden 23 yıl geçtiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı  mahkemece atanan tasfiye memuru istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir.\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.  Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut  yeni bir   ek tasfiye memuru atanır. Somut olayda ihyası talep edilen ...Ltd.Şti.'nin  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken  tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davadışı ...'ün 01/11/2000  tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan  İstanbul 36. İş Mahkemesi'nin 2017/486 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespit  davasının derdest olduğu, görülmüştür. İhyası istenen şirket tasfiye soncu ticaret sicilinden terkin edilmiş olup buna göre davanın  son tasfiye memuru ve yasal hasım olan  ticaret siciline zorunlu dava arkadaşı olarak birlikte yöneltilmesi gerekli olduğu halde eldeki davada husumet davalı olarak sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmiş olup, bu durumda mahkemece davacıya son tasfiye memuruna karşı birleştirme talepli ihya davası açma konusunda kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davada taraf teşkili sağlanmadan ve HMK 27. Maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkı da gözetilmeden   yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; mahkemece davaya konu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'inci maddesi gereğince ihya isteminin kabul ederek yeni bir tasfiye memuru atadığı halde keyfiyetin tescil ve ilanına yönünde karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kabulüne, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Tasfiye memurunun  istinaf başvurusunun KABULÜNE;  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin,  25/02/2019 tarihli, 2019/5 Esas - 2019/94 sayılı kararının, HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; 2-Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye İADESİNE, 3- İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan 54,40-TL istinaf peşin karar harcının  istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcının hazineye  gelir kaydına, 4-İstinaf yoluna başvuran tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca oybirliği ile KESİN olarak  karar verildi.06/11/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6e1e44fec517329","SID":"556b1acf0ae86a45"}}