{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1872 <br>KARAR NO: 2020/248<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/11/2019<br>NUMARASI: 2016/1273 Esas 2019/1321 Karar<br>DAVA: Limited Şirket Ortaklıklığından  Çıkarılma<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2020<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine  kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:  Davacılar vekili dava dilekçesiyle, müvekkili  şirketin iki ortaklı bir şirket olup, ortaklarının  müvekkili ... ile  davalı olduğunu, davalı ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, genel kurul toplantılarına katılmadığını, şirket işleriyle ilgilenmediğini ve şirketi zararlandırıcı eylemlerde bulunduğunu bu nedenle aralarında güven ilişkisinin kalmadığını, davalının hisselerini satın almak istendiyse de fahiş bir bedel istediğini belirterek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında, davanın haksız olup reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  Mahkemece, şirket ortağı davacı ...in, davalı diğer ortağın ortaklıktan çıkarılması için  dava açma hakkının bulunmadığı, yasada bu hakkın şirkete tanındığı ancak şirketin de böyle bir dava açabilmesi için  nitelikli çoğunlukla  genel kurul kararı alınması gerektiği, şirketin iki ortaklı olduğu dikkate alındığında  bu yönde bir genel kurul kararı alınamayacağı gerekçesiyle davacı ...in açtığı davanın aktif husumet yokluğu, davacı şirketin açtığı davanın da genel kurul kararı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesiyle; Davalının şirket işleriyle ilgilenmeyip, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği, genel kurul toplantılarına katılmadığ, yurtdışında yaşadığı, sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, rekabet yasağına aykırı davrandığı, ortaklıktan çıkarılması için haklı nedenlerin oluştuğu, şirket tarafından davalının  ortaklıktan çıkarılması kararı alındığı, mahkemenin bu delili gözden kaçırdığı, bu yönde karar alınmamış olsa dahi mahkemeden talep edilenin zaten davalının şirket ortaklığından çıkarılması olduğu, davanın reddinin yasaya aykırı  bulunduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirketin ortağının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince,  davacı ortak tarafından açılan dava,  6102 sayılı TTK'nın 640. maddesine göre limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan,  davacı şirket tarafından açılan dava da, TTK 621/1-h maddesi uyarınca, davalının şirket ortaklığından çıkarılması konusunda davadan önce alınan bir genel kurul kararı olmadığı nedenine dayalı olarak dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karar, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ile bağlı kalınarak bunun dışında kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen yapılmıştır. TTK 621/1 maddesinde limited şirket genel kurulu tarafından, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması ile alınabilecek önemli kararlar sayılmış ve maddenin h bendinde, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması bakımından alınması gereken kararın da önemli kararlardan olduğu açıklanmıştır.  Buna göre, haklı sebeple bir ortağın, ortaklıktan çıkarılması davasının  açılabilmesi için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartıdır.  Davacı tarafça bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığı anlaşılmaktadır. TTK’nın 621. maddesi gereğince, şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği gerekli olup, iki ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında alınan kararın geçerli bir karar olmadığı kabul edilmelidir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davacı şirket tarafından açılan  davada, dava şartı olan  nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı ve  şirketin iki ortaklı olup, bu yönde bir alınamayacağı gerekçesiyle davanın  dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Limited şirket ortağının, ortaklıktan çıkarılması TTK 640. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 3.fıkrasında, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılmasının istenebileceği belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre, limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açması olanaklı değildir. Böyle bir dava ancak şirket tarafından açılabilir. O halde davacı ortak ...'in  bu davayı açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddinde de yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin harcın mahsubuyla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4- Gerekçeli kararın HMK.'nun 359-(3) maddesi uyarınca  taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren 2( iki )haftalık süre  içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne temyiz yasa  yolu açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi. 05/11/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7095d6cf6234c393","SID":"52d1ee741a64e66a"}}