{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2018/1944 <br>KARAR NO: 2020/1084<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2018<br>NUMARASI: 2018/154 E - 2018/407 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 08/10/2020<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki  elektrik satış sözleşmesi gereği  davalıya aktif elektrik satışı gerçekleştirildiğini, bunun karşılığında davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili yönünden  Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptaline ve   takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının yerleşim yerinin Arnavutköy/İstanbul olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, icra takibi davalıya  tebliğ edilmeden önce, takibe ve davaya konu  iki adet fatura bedelinin davacının hesabına ödendiğini, diğer fatura bedelinin de ilk fırsatta ödendiğini, herhangi bir borç kalmadığını belirterek davanın reddini  talep  etmiştir. Mahkeme, davalının yanıt dilekçesine ekli dekontların incelenmesinde takip dayanağı fatura konusu miktarların, takip tarihinden sonra davacı hesabına ödendiği, takip konusu asıl alacak miktarının davadan evvel takipten sonra ödenen kısmına yönelik davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davadan sonra ödenen kısmına yönelik davanın konusuz kaldığı, bu kısım yönünden dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, icra inkar tazminatına esas matrah da bulunmadığı nazara alınarak takibin asıl alacağın fer'ileri yönünden devamına karar verilmiş, davadan sonra ödenen kısma yönelik davanın konusuz kaldığına dair hüküm sehven atlandığından gerekçeli karar hükmü kısa karara uygun olarak; \"1-Asıl alacağın takipten sonra ödendiği anlaşılmakla bu kısma yönelik davanın hukuki yarar yokluğu yarar nedeni ile reddine; işlemiş faize yönelik davanın esastan reddine; icra masrafları ve icra vekalet ücreti dahil, asıl alacak yönünden, takibin fer'ilerine yönelik itirazın iptali ile takibin bu kısım üzerinden devamına, 2-Takip talebine konu alacak yönünden dava usul ve esastan reddedilmiş olmakla icra inkar tazminatı isteminin reddine\"karar verilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında, davadan sonra ödenen kısım yönünden davanın konusuz kalmasına rağmen buna dair hüküm  verilmesinin unutulduğu,bu nedenle gerekçeli karar hükmünün kısa karara uygun olarak kararın yazıldığını belirtilmiştir. Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu borcun icra takibinden  sonra ödenmiş olmasının, hukuki yararın varlığına ve icra inkar tazminatı hakkındaki talebin değerlendirilmesine engel teşkil etmediğinin  Yargıtay kararları ile sabit olduğunu,mahkemenin  borçlu davalı yönünden  kötü niyetle yapmış olduğu itiraz sebebiyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum etmesi ve işlemiş faize hükmetmesi gerekirken, asıl alacağın takipten sonra ödendiği anlaşılmakla bu kısma yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu,aynı zamanda  kısmi kabul ve kısmi red kararı neticesinde sadece davalı lehine vekalet ücretine hükmetmesinin de hatalı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;takibe konu edilen faturalardan 21.485,14 TL.nın 22/11/2017 de,18.420,89 TL.sının 23/11/2017  tarihinde icra takibi bildirilmeden ödendiğini,kalan 15.589,63 TLlık faturanın ise davadan sonra 15/12/2017 tarihinde ödendiğini,davacının dava açmakta kötüniyetli olduğunu,davacının dava açmakta hukuki yaranının olmadığını,ayrıca reddedilen kısım yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla,kararın bu nedenlerle kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme tarafından dava açıldıktan sonra ödenen fatura yönünden karar verilmesinin unutulduğu gerekçeli karada  ayrıca belirtilmiştir. HMK 26.madde kapsamında dava konusu edilen taleplerin tümü hakkında karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin 2. bendi hükmüne göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur.Davaya konu edilen ve davadan sonra ödenen fatura bedeli  ve ferileriyle  ilgili olumlu yada olumsuz  hüküm verilmediği gibi, ayrıca itirazın iptali davasında  davadan sonra ödenen kısım yönünden icra inkar tazminatı koşulları  hakkında değerlendirme yapılmadığı,yine davacı taraftan bu konuda taleplerinin halen bulunup bulunmadığı sorulmadan  karar verilmesi de hukuki aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle mahkeme kararının HMK 355,26, 297 maddelerine aykırılık oluşturduğu gözetilerek  353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davadan sonra ödenen fatura,ferileri ve talep edilen icra inkar tazminatı konusunda yargılama yapılarak   bir karar verilmesini temin için dosyanın ilk derece mahkemesine  geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, dava sırasında ödenen fatura ve ferileri ile buna dair icra inkar tazminatı konusunda karar verilmemesi nedeniyle HMK 26, HMK 355, 297 maddelerine aykırılıktan karar HMK 353/1-a-6 maddesi gereği kaldırılarak,belirtilen hususlarda bir karar verilmek üzere  dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere  isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2504e068cb3e12f4","SID":"a5b33b1d8f1c0db8"}}