{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1177 <br>KARAR NO\t: 2020/1028<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2017<br>NUMARASI\t: 2017/191 Esas 2017/1379 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2020<br>Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davacının davalı şirketten 273.268,55 -TL fatura alacağı nedeniyle İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 03/08/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının alacak miktarının 232.059,11-TL.lik kısmını 08/08/2016 tarihinde alacaklı şirket hesabına ödediğinden bahisle bu miktar kısma ve ferilerine itiraz ettiğini, kalanını icra dosyasına ödediğini, davalı tarafından borcun 232.059,11 TL.lik kısmı davacıya ödenmekle birlikte bu ödemenin takip tarihinden sonra yapıldığını, icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile ödeme tarihine kadar işlemiş faizin ödenmediğini, bu nedenlerle öncelikle itirazın  işlemiş faizi, icra takip masrafları ve vekalet ücretine yönelik kısmının iptaline karar verilmesini, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin herhangi bir sözleşmeye dayanmadığı, bir vade tarihi de bulunmadığını,ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi olduğunu, davalı şirketin icra takibinden haberi olmaksızın 08/08/2016 tarihinde davacının hesabına 232.059,11 -TL ödeme yaptığını, 18/08/2016 tarihinde tebliğ alınan ödeme emrine ise yapmış olduğu işbu ödeme neticesinde kısmi itirazda bulunduğunu, bakiye 41.209,44 TL üzerinden yapılan  kapak hesabı neticesinde icra dosyasına  ödediğini,  ödeme emri tebliğinden önce yapılan ödemeden tahsil harcı alınmayacağını,  temerrüde düşürülmeden aleyhine girişilen icra takibine kendisi sebep olmayan davalının icra takibi kapsamında oluşan faiz, harç, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığından davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalının takibe konu borcun 232.059,11- TL .lik kısmını 08/08/2016 tarihinde, ödeme emrinin tebliğinden önce, kalan bakiye borcu ise süresi içinde icra dosyasına ödediği , anlaşmazlığın  ödenen kısmın ferilerine  ilişkin  olduğu, davalının takipten  önce temerrüde düşmediği, hal böyle olunca, takip öncesi temerrüte düşürülmeyen borçlunun  icra takibi yapılmasına sebebiyet  vermediği,  itiraz (ödeme) süresi  içinde borcun bir kısmını da ödediği,  borçlunun  icra harç ve  giderlerinden  sorumlu  tutulmayacağı (prof. Dr. Baki Kuru icra ve  iflas Hukuku Cilt 1.sh.111,  Yargıtay 19. HD nin 2006/3267 E 2006/10028 K sayılı ve 20.10.2006 tarihli kararı ) borçlunun itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı koşulları bulunmadığından  reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; davalı borçlu tarafından takip konusu borcun 232.059,11-TL'lik kısmı müvekkiline ödenmiş ise de; bu ödemenin her halükarda 03/08/2016 tarihli takip tarihinden sonra yapıldığından 232.059,11-TL'lik kısmın takip tarihinden ödeme tarihine kadar ki kısma ilişkin faizi, icra masrafları ile vekalet ücreti de borçlu tarafından takip kesinleşmeden yani henüz ödeme emri tebliğ edilmeden önceki evreye göre hesaplanacak şekilde ödenmesi gerektiğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE :Davacı tarafın davalı aleyhine 03/08/2016 tarihinde cari hesap bakiyesi nedeniyle  takip başlattığı,davalının borcun  232.059,11-TL kısmını 08/08/2016 tarihinde davacı şirkete ,kalanı da icra dosyasına ferileriyle  yatırdığı sabittir.  Davacı tarafça harca esas değer  14.805-TL gösterilerek takipten sonra  sonra ödenen  232.059,11-TL lik kısmının ferileri(icra vekalet ücreti,faizi,tahsil harcı vs.) ödenmediğinden ferileri hesaplanarak   itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.Yargıtay HGK nun 2007/159 esas -2007/220 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere itirazın iptali davasının  açılmadan önce  borcun kısmen ödenmesi halinde ,alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararı yoktur. Ancak bu halde de; ödeme ve  dava tarihi itibariyle borç miktarının tesbiti gereklidir.T.B.Knun 100 maddesi gereği ; borçlu ,faiz veya giderleri ödeme de gecikmemiş ise ,kısmen yaptığı ödemeyi ,ana borçtan düşme hakkına sahiptir.Takip talebinde kısmi ödemenin ferilerden mahsubu talep edildiği gibi ,TBK 100 gereği mahsup, emredici bir hüküm olup re'sen uygulanacaktır. Davalı tarafça faturalarda vade bulunmadığı kabul edildiğinden takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğunun kabulü gerekir. Takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapan borçlu alacak muaccel ise  ,icra vekalet ücreti ,ödeme tarihine göre gerekiyorsa icra tahsil harcı,ödeme tarihine kadar işleyen faiz vs,ferilerden   sorumludur.Alacak aslı ödenerek borcun sona erdiği  kabul edilemez.Mahkemece,yapılan bilirkişi incelemesinde varlığı ihtilafsız hususlar belirlenmiş,TBK 100 maddesi gereğince bir hesaplama yapılmamıştır. Kısmi ödeme tutarı 232.059,11-TL lik kısmının ferileri ödenmediği sabit olup,kısmi ödeme tarihinde hesaplanan toplam borç tutarından  davalı tarafça yapılan  ödeme  düşülerek kalan miktarın da daima asıl alacak bakiyesi (ferilerin mahsubu nedeniyle sona ermesi halinde ) olacağı gözönünde bulundurulmalıdır. Anlatılanlara göre kalan miktar hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda yazıldığı üzere;TBK 100 madde dikkate alınarak hesaplama yapılmadan  davanın reddine karar verilmesi nedeniyle ;hükme tesir edilecek delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından istinaf sebebleri yerinde olan davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir. \t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/191 Esas - 2017/1379 Karar sayılı 14/11/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine\"Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 15/10/2020<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27de116676e3a42e","SID":"b63734155ea913ce"}}