{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1089 <br>KARAR NO: 2020/965<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2019<br>NUMARASI: 2017/1073 Esas- 2019/644 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2020<br>İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki yaşandığını, davacı taraftan alınan malların bedelinin yapılan EFT havale ve çeklerle davacı şirkete  ödenmiş olduğunu, davacı tarafa müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın, faturalarında ve vergisel işlemlerine sahte fatura veya yanıltıcı belge kullanmış olup, müvekkili şirketi haksız ve hukuka aykırı şekilde usulsüz olarak tutmuş olduğu ticari defter ve cari hesabına göre borçlu göstermeye çalışmakta olduğunu belirterek, davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacıya ait ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu,incelenen 2012-2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defter kayıtlarında, davalı yanın davacı yana 07.07.2017 tarihi itibariyle 8.982,39 TL fatura bakiye borcu olduğunun görülmüş olduğunu, e-posta yazışmalarında mail gönderildiği tarihle davacı alacağının da  10.503,79 TL olarak gözüktüğü 2017 yılı muavin defter dökümü ile teyit edilmekte olduğunu, davalının bu maile karşılık 20.01.2017 tarihinde 6.959.00TL'lik 30.04.2017 vadeli çek ile ödeme yaptığı ve 8.982,39 TL borcu kaldığı, davalı ticari defter ve eki belgeleri ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığını, davalı yanın davacı yana icra takip tarihi itibariyle 8.932,39-TL fatura bakiye borcu olduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, alacağın likit, itirazın ise haksız oluşu karşısında itirazın iptaline karar verilen 8.932,39TL üzerinden hesaplanacak  icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki yaşandığını, davacının aldığı malların bedeli yapılan eft havale ve çeklerle davacı şirkete ödendiğini, dolayısı ile daacı tarafa müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın icra dosyasında bildirdiği faturaları kabul etmemekle birlikte faturalara konu olan ve müvekkile verdiği iddia olunan malların müvekkile teslim edilmediğini, faturalardaki imzaların müvekkilinin yetkili çalışanlara ait olmadığını, faturaları, faturalarda imzaları ve faturaların içeriğini kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Somut olayda uyuşmazlık; cari hesaba dayalı olarak düzenlenen faturalara dayalı alacağa yönelik başlatılan takip üzerine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. HMK 222 gereği  mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek  taraflardan ticari defterlerinin ibrazı istenilmiş ,davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış ,davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan e-posta incelendiğinde, mail gönderildiği tarihte davacı alacağının da 10.503,79-TL olarak gözüktüğü 2017 yılı muavin defter dökümü ile teyit edildiği, davalının bu maile karşılık 20.01.2017 tarihinde 6.959-TL'lik 30.04.2017 vadeli çek ile ödeme yaptığı, ticari ilişki fatura ve tahsilat olarak devam ettiği, sonucunda davalının davacıya 07/07/2017 tarihi itibariyle 8.982,39- TL borcu kaldığı, icra takip talebinde  bu miktarın talep edildiği bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından delil olarak sunulup ,davalı tarafça itiraz edilmeyen  16 ocak 2017 tarihli  e-postada ,bakiye alacağın  10.503,79-TL ye ulaştığı ,firma olarak zor durumda olduklarının davalıya bildirildiği,davalı tarafça ilgilenileceğinin yazıldığı ve davacının kayıtlarına göre bu tarihte  6.959-TL ödeme yapıldığı ,devam eden aylarda aynı şekilde belli tarih aralıklarıyla düzenlenen davacı faturalarından sonra kısmi ödemeler yapılarak ticari ilişki 7.temmuz 2017 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.Son düzenlenen fatura meblağı 518,40-TL nin ilavesiyle cari hesap bakiyesinin 8.982,39_TL olduğu,icra takibinde  davacı tarafça da bu bedelin talep edildiği, ticari ilişkinin  2012 yılından bu yana aynı şekilde veresiye satış şeklinde devam ettiği, son faturadan sonra 17 temmuz 2017 tarihinde  davalı tarafından davacıdan ekstre talep edildiği  ,cari hesap özetinin davalıya gönderildiği ,yine davalının ilgileneceğini bildirdiği,cari hesap bakiyesinin davalının bilgisinde olduğu , tüm irsaliyeli faturalarda  teslim alan imzası bulunduğu mal tesliminin kanıtlandığı ,ticari ilişki sona erdikten sonra teslim alanların imzasının  inkarı yargılamayı uzatma amaçlı görülmüştür. Toplanan tüm delillere göre  davalının takip tarihi itibariyle davacıya takip tutarı kadar borçlu bulunduğu anlaşılmakla itirazın iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken  610,17- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 152,54- TL harcın mahsubu ile bakiye 457,63- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 61,50-TL posta-müzekkere  masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a  maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/10/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28c68c771715c527","SID":"29965afd431ee238"}}