{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/3598 Esas<br>KARAR NO: 2020/1823<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/04/2019<br>NUMARASI: 2018/1271 Esas, 2019/410 Karar\t<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/10/2020<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2011 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede geçen hizmetleri yerine getirdiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı hizmet bedellerini ödemediğini belirterek, dilekçe içeriğinde belirtilen ve müvekkili tarafından verilen hizmetlere ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin tahakkuk ettirilmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında özetle; taraflar arasında Gümüşhane İli için akdedilen sözleşmenin tarihinin davacının dilekçesinde ifade ettiği şekilde 01/03/2011 değil, 01/03/2021 olduğunu, sözleşmenin tarihinin sehven 01/03/2011 olarak yazıldığını, sonrasında ise el yazısı ile 2012 olarak düzeltilmiş olduğunu, taraflar arasında münakit sözleşme ile yetkili mahkeme belirlenmiş olup bu sözlşme kesin yetki kuralı ihtiva ettiğini, bu yetki kuralı uyarınca davanın İstanbul Mahkemelerince açılması gerektiğini, davacının hangi kalemler yönünden ne miktarda talepte bulunduğunun açık olmadığını, HMK 119. madde uyarınca davacının talep sonucunun açıklaması gerektiğini, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğramış olup taleplerinin reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamede, ödeme, tahakkuk şartına bağlandığını, hal böyleyken basiretli bir tacir olan ve sözleşme hükümleri ile bağlı olan davacının tahakkuk şartının gerçekleşmediği işlerin bedelini talep etmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu,, davacının gerçekte okuma yapmamış olmasına rağmen hayali kayıtlar ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının iddiasının aksine daire boş ve bina yıkık vb. abonelerin durum kodunun güncellenmesinin 2013 yılına dek davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının bu durumu suistimal ettiğinin fark edildiğini ve ceza uygulandığı, güncelleştirmeler gerektiği şekilde müvekkil şirket tarafından yapılmaya başlandığını, davacı personeli, şüpheli bulduğu durumları kaçak ve usulsüz olarak bildirdiğini, ...'ın uzman personelleri tarafından yapılan kontrollerde davacının bu şekilde bildirdiği birçok abonenin kaçak/usulsüz kullanım gerçekleştirmediğinin tespit edildiğini, hak edişlerin basiretli bir tacir olan davacı tarafından da kabul edilmiş ve imza altına alınmış olduğunu belirterek  davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde yetkili mahkemenin açıkça belirlendiği, sözleşmede yetkili mahkeme olarak Trabzon ve İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, taraflar tacir olduğundan sözleşmedeki yetki anlaşması gereğince yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davalının yetkiye yönelik ilk itirazı yerinde görülerek mahkemenin yetkisizliğine talep  halinde dosyanın  görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; yetki sözleşmesine riayet edildiğini,  belirlenen 2 il arasından İstanbul tercih edildiğini ve davanın davalının merkez adresi olan \"... Mahallesi ... Çıkmazı No:... Kavacık Beykoz/İSTANBUL\" adresine bağlı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açıldığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı taraf, cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki ilk itirazında bulunmuş olup mahkemece HMK 17. Maddesi uyarınca yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 37. Maddesinde bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde Trabzon ve İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Sözkonusu kanunun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin, sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirleyebilecekleri öngörülmüştür. Dava konusu olayda tarafların ikisi de tacir olduğu takdirde yetki sözleşmesi geçerli olacaktır. Tarafların tacir olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı istinaf dilekçesinde yetki sözleşmesine riayet edildiğini, sözleşmede belirlenen 2 il arasından İstanbul'un tercih edildiğini, davalının yerleşim yerinin Beykoz olması sebebiyle davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, davalının merkezi itibari ile mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de; taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemesi olduğu belirtildiği, İstanbul mahkemesinden anlaşılması gerekenin İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemelerinin anlaşılması gerektiğinden ilk derece  mahkemesi  kararında hukuka aykırılık  bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince  verilen yetkisizlik kararı esas ve usul yönünden hukuka  uygun olduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK' nın  353/1a.3 maddesi gereğince davacı tarafın  istinaf başvurusunun REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 83,50 TL başvuru harcı  148,60 TL  istinaf kanun yolu başvuru harcı ile toplam 232,10 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 165,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1a.3 bendi ve 362/1c bendi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/10/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aac5f216a6efcbf2","SID":"857c228fb8cce741"}}