{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/1741 <br>KARAR NO: 2020/915<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/02/2018<br>NUMARASI: 2015/344 Esas- 2018/199 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2020<br>Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince  istinaf edilmesi üzerine  dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; <br>DAVA: Davacı vekili; davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili ile aralarında gerçekleşen ticari alışveriş nedeni ile mevcut olan 183.603,75-TL alacağın tahsili için icra takibinde bulunulduğunu, davalının borcunun olmadığını beyan ederek takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, takipten sonra müvekkilinin hesabına 16/03/2015 tarihinde 140.000- TL ödeme yaptığını beyanla itirazın iptaline, yapılan ödeme öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmek üzere  takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında cari hesap bulunduğunu, süregelen ilişki nedeniyle takip tarihi itibariyle borçlu olup olmadıklarını tespit etmeleri mümkün olmadığından takibe itiraz ettiklerini,akabinde müvekkilinin davacının alacağının miktarını belirleyerek 140.000-TL olan borcunu ödediğini, bu ödeme ile müvekkili ile davacı arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini, müvekkilinin başkaca bir borcunun kalmadığını, aksi halde dahi dava miktarının dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece  taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ve birbirini teyit eden ticari deftlerleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan  183.603,75 -TL alacaklı olduğu ,20/03/2015 tarihinde 140.000- TL ödeme yaptığı ve davalı itirazının haksız olduğu  gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline,davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemenin infazda nazara alınmasına, likit olan alacak nedeniyle dava değeri 43.603,75- TL üzerinden davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter kayıtlarında alacak miktarları farklı olduğundan alacağın likit ve belirli olmadığını, alacağın tespiti için bilirkişi hesaplamasının gerekli olduğunu,davada talep edilen bakiye 43.603,75-TL alacak için bilirkişi raporunda gerekli inceleme yapılmadığı,140.000-TL ödemenin icra -vekalet ücreti hesabında da dikkate alınması gerekirken mahkeme kararında, talep edilen miktarlar üzerinden hesap yapılmasının ödemenin sadece infaz sırasında nazara alınmasına karar verilmesinin de adalete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Davacı tarafça  açılan davada ; 183.603,75- TL  alacak için başlatılan takipte , davadan evvel yapılan kısmi ödemenin öncelikle alacağın ferilerinden düşülmek suretiyle itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, dava dilekçesinin sonuç ve istek kısmında; açıkça  ödenen 140.000- TL meblağın \"öncelikle faiz ve masraflardan\" mahsubu ile takipteki asıl alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatı ile tahsilini talep etmiş ve harca esas değer olarak 43.603,75- TL gösterilmiştir. Ancak davalı vekilince ileri sürüldüğü üzere  43.603,75- TL üzerinden itirazın iptali talebinde bulunmamış ,mahkemece  takibin 183.603,75- TL   üzerinden devamına ,yapılan kısmi ödemenin infazda nazara alınmasına karar verilmiş ise de ; yargı gideri ,vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hesabı  harca esas değer üzerinden  yapılmış hükmedilmiş ,hüküm bu yönleriyle davacı vekili tarafından istinaf edilmemiştir. HGK nun dosya içerisine sunulan 2007/159 esas -2007/220 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere itirazın iptali davasının  açılmadan önce  borcun kısmen ödenmesi halinde ,alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararı yoktur. Ancak bu halde de; dava tarihi itibariyle borç miktarının tesbiti gereklidir.TBK 100 maddesi gereği ; borçlu ,faiz veya giderleri ödeme de gecikmemiş ise ,kısmen yaptığı ödemeyi ,ana borçtan düşme hakkına sahiptir.Takip talebinde kısmi ödemenin ferilerden mahsubuna ilişkin alacaklı talebi bulunduğu gibi TBK 100 gereği mahsup, emredici bir hüküm olup icra müdürlüğünce re'sen uygulanacaktır. Davacı vekilinin takipte ki  183.603,75- TL alacak için itirazın iptali istemi yoktur. Dava dilekçesinde açıkça kısmi ödemenin öncelikle masraf ve ferilerden mahsubundan sonra kalan alacak için  takibin devamını istemiş olup, mahkemenin talep dışına çıkarak alacağın tamamı üzerinden takibin devamına karar vermesi yargılamaya hakim olan ilkeler arasında yer alan HMK'nın 26/1. maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bunun dışında davalı talep edilen tutarın bir kısmını takipten sonra  ödediğine göre borç miktarı bilinen bir miktardır. Kısmi ödemenin bir kısmı  giderlere mahsup edilince kalan ana para tutarı da aynı şekilde muayyen ve belirli olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesin de  isabetsizlik yoktur. Buna göre takipte talep edilen 183.603,75- TL'ye ödeme tarihi olan 20.3.2015 tarihine kadar işleyen faiz ,icra harç masraf ve vekalet ücreti ilavesi ile ödeme tarihinde ki borç tutarı bulunarak ve davalı tarafça yapılan kısmi ödeme borç tutarından  düşülerek hesaplama yapılmak suretiyle  kalan miktar için  itirazın iptaline karar verilmesi  ve harç eksikliğinin de tamamlanması yoluna gidilmelidir.Dava tarihi itibariyle belirlenecek borç miktarı hesaplanarak bir hüküm verilmesi gerekirken talebi aşar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükme tesir edecek delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf sebebleri bu nedenle yerinde görüldüğünden başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2018 Tarih 2015/344 Esas-2018/199 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine, Davalı tarafça yatırılan 744,64- TL peşin istinaf karar harcının  kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/10/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3851dd95f2b9be7d","SID":"c6329ce945253ce3"}}