{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2018/1734 <br>KARAR NO: 2020/915<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/04/2018<br>NUMARASI: 2014/604 E - 2018/366 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 23/09/2020<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacının  abonelik kaydı bulunan sayacından  kaçak elektrik kullandığından bahisle 3189251 nolu tesisatla ilgili 10/08/2012 tarihli ... nolu 3,083.60 TL bedelli ve 10.08.2012 tarihli ... nolu 7,857.00 TL bedelli olmak üzere toplam 10.940,60 TL kacak tahakkuku yapıldığını,davacının kaçak elektrik kullanmadığını,bu tahakkukların tahsili için  davacı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası icra takibi yapıldığını belirterek ,davacının bu tahakkuk ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı   verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili  cevap dilekçesi ve beyanlarında  özetle: davacının ödenmeyen tahakkuklar nedeniyle hakkında yapılan takibe haksız itiraz ettiğini, yapılan işlemler ve tespitlerin usule ve yasaya, yürürlükteki Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 622 sayılı kararına uygun olduğunu,  davanın dayanaksız ve haksız olduğunu, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir kararının mahkemece kabulü durumunda  davalının  iş bu miktarı tahsili konusunda zarara uğrama ihtimalinin bulunduğunu, aksi taktirde ise , alacaklarının tamamının teminata bağlanmasını bildirerek  davanın reddini savunmuştur. Davacı vekili icra tehditi ile borcu ödediklerini ve istirdata dönen davada ödenen 16.028,44 TL paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ederek eksik harcı ikmal etmiştir. Mahkemece h,eyet bilirkişi kurulundan alınan bilirkişi raporunun hükme dayanak yapıldığı ve  ...'ın bilgi işlem sisteminde davacının elektriğinin 08.02.2012 tarihinde kesildiği kayıtlı olmasına rağmen  ; sistemde THK bulunmadığı,abone borçlu ve takipte şeklinde kaçak kullanımı belirleyici ibareler kullanılmış ise de, 08.02.2012 -08.08.2012 tarihleri arası davacının elektrik sayacının okunduğu, ilk endeks ve son endeks sayılarının tesisat endeks dökümüne kaydedilği ve tüketimlerin hesaplanarak normal tahakkuk faturalarının davacı tarafından ödendiği, endeks okuma işleminin  her ay yapıldığı,davacının elektriği usulüne uygun olarak 08.02.2012 tarihinde kesilmiş ve abonenin elektrik kullanmaya devam etmiş olsaydı, bir sonraki ay içinde kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi ve sonraki ay içersinde de icra takibinin yapılması gerekeceği,davacının tesisatında 08.08.2012 tarihinde düzenlenmiş tutanağın dayanağı 08.02.2012 tarihinde yapıldığı belirtilen fiili elektrik kesme işlemi olduğu belirtilmekte ise de, ...'ın   fiili olarak elektrik kesme işlemi yaptığını ve bununla ilgili tutanak tuttuğunu kanıtlayamadığı, 08.08.2012 tarihli tutanağın geçerliliği bulunmadığı,tutanağın tutulmasının dayanağı davacının EPMHY'niin 13-b) maddesine göre tesisatı izinsiz açması ise de böyle bir izinsiz açmanın gerçek- leşmediği ,davalıya  göre kaçak ve ek tahakkuk süreci olan 08.02.2012 - 08,08,2012 tarihleri arasında davacının işyerinde yapıldığı,tüm elektrik sarfiyatının  davacının sayacında kayıtlı olduğu gibi, bu tüketimlerin davacıya tahakkuk ettirilmiş faturalar ile davacı tarafından ödendiği,  davacının herhangi bir borcunun olmadığından herhangi bir fatura hesabı yapılmasına gerek  olmadığının belirlendiği,buna göre davanın ispatlandığı ve icra tehditi altında davacı tarafça ödenen tutarların davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle \"Davanın kabulüne,davacının  Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen , ... nolu tesisatla ilgili  10/08/2012 tarih  ... nolu 3.083,60 TL bedelli, 10/08/ 2012 tarih  ... nolu 7.857,00 TL bedelli  kaçak tahakkuku nedeniyle davalıya borçlu  olmadığının tespiti ile takibin iptaline, İİK 72/6 md gereğince ;davacı tarafın söz konusu kaçak tahakkuku nedeniyle yersiz olarak ödediği 16.028,44 TL'nin -3.000,00 TL'lik kısmının 07/05/2014 gününden, -2.144,99 TL lik kısmının 18/06/2014 gününden , -2.170,28 TL lik kısmının 31/07//2014 gününden , -2.200,00 TL lik kısmının 25/08/2014 gününden , -2.215,65 TL lik kısmının 15/09/2014 gününden , -2.237,00 TL lik kısmının 15/10/2014 gününden , -2.060,62 TL lik kısmının 18/11/2014 gününden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Yasal şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf dilekçesinde ;mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olmadığını,bilirkişi raporunu özetlediğini,davalı l şirket tarafından kesme bilgilerini gösterir sistem kaydının  dosyaya ibraz edildiğini, sistem kaydında elektriğinin kesildiği görüldüğünü,kayıtlarda davacı yanın daha önceki dönemlerde de defalarca ödemelerde geciktiği, kesme işleminin uygulanmış olduğu ve icra yoluna başvurulduğunun açıkça görüldüğü, davacının düzenli ödeme yapan bir abone olmadığının  sabit olduğunu, kaçak tespiti yapıldığında şirket temsilcisinin 'borcumuzu ödeyeceğiz' demesinin  dahi borcun olduğunun göstergesi olduğunu, bu hususlarda bilirkişilerce bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan rapor hazırlandığını,davacının o dönemde kaçak elektrik kullanmadığı varsayımında dahi elektrik tüketmiş olduğunun sabit olup, normal tüketim bedelinin hesaplanması gerektiğini,bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda davalı  şirket tarafından tahakkuk edilen faturaların mevzuata uygun olduğu tespit edilmiş ve davacının davaya konu 10.940,60-tl tutarındaki kaçak tahakkuklarından sorumlu tutulması gerektiğinin belirlendiğini,davacının  sorumlu olduğu borcu icra dosyasına kayıtsız şartsız kabul ederek taksitlendirdiğini,ihtirazi kayıt koymaksızın ödenen borcun istirdatının talep edilmesinin kötü niyet sayılacağını,eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını  talep etmiştir. Her nekadar Bakırköy 5 ATM tarafından 2014/79 E.sayılı dosyanın Bakırköy 11 ATM 2014/63 E.sayılı dosya ile birleştirilmesine dair dosya içeriğinde birleştirilmek üzere gönderilen bir dosya olduğu görülmüş isede bu dosya ile ilgisinin olmadığı anlaşılmış,mahkemecede tutanağa birleştirilen dosya olmadığı hususu davacı beyanı olarak geçirildiği görülmüştür. Davacının elektriğinin fiilen kesildiğine dair davalı tarafça düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığı ,aksinin  davalı tarafça ispatlanamadığı, kaçak tutanağının da  bu bağlamda sistem kayıtları ile örtüşmediğinden geçerli olmadığı görülmüştür.Kaldıki davacı  hakkında  08.02.2012 -08.08.2012 tarihleri arası davacının elektrik sayacının okunduğu, ilk endeks ve son endeks sayılarının tesisat endeks dökümüne kaydedilği ve tüketimlerin hesaplanarak gönderilen  normal tahakkuk faturalarının davacı tarafından ödendiği, endeks okuma işleminin  her ay yapıldığı,davacının elektriği usulüne uygun olarak 08.02.2012 tarihinde kesilmiş ve abone hala  elektrik kullanmaya devam etmiş olsaydı, bir sonraki ay için de yeni bir  kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi gerektiği hususu hükme dayanak heyet bilirkişi raporu ve tek bilirkişinin 2.ek raporunda açıklığa kavuştuğundan ,bu nedenle raporlar arası çelişkiden bu durumda söz edilemeyeceği açıktır. Davacı tarafça davaya konu  ödemelerin icra tehditi ile yapıldığı, bu halde ihtirazi kayıt ileri sürülmesinin olaya uymadığı,yapılan toplam 16.028,44 TL.ya dair  ödemelerin belgelerinin  sunulduğu ,davanın tamamen istirdat davasına dönüştüğü,bu bağlamda  hükme dayanak bilirkişi raporunun taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olduğu anlaşılmıştır. Buna göre ,mahkemenin kararının usul ve hukuka uygun olduğu görülmekle,davalının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.094,87 TL istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 460,57 TL harçtan mahsubuna, bakiye 634,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, İstinaf yargılama giderinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/09/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e5affe8c12b18d0","SID":"3ebba8d92b7b8a7f"}}