{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2020/1163 <br>KARAR NO\t: 2020/1001<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 21/05/2020<br>NUMARASI\t: 2020/103 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>KARAR TARİHİ: 01/10/2020<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\tDavacı vekili  dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirkete doğalgaz aboneliği için başvurması üzerine davalı şirketin adresteki eski abone olan dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş.'nin borçlarının üstlenilmesi halinde abonelik verileceğinin şart koşulması nedeniyle davacı şirket tarafından baskı ve zorla taahhüt imzalatılarak haksız şekilde borç altına sokulduğunu, baskı ile imzalatılan taahhüt altındaki belgenin hukuka aykırı olduğunu beyanla,davacı şirketten baskı altında alınan taahhüdün icraya konu edilmesinin önlenmesi adına teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilerek taahhüdün iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Mahkeme, davacı tarafın taahhütlerin baskı ve zorla imzalatıldığına yönelik iddialarının yargılamaya muhtaç olması ve HMK 390/3  gereği davacı tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulu oluşmadığı gerekçesiyle; \"Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar vermiştir.Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde; eski abonenin borçlarının ödenmesine dair dava konusu taahhütlerin zorla ve baskı altında davacı tarafa imzalatıldığı ileri sürülerek, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararlar meydana geleceği, bu hususların yargılama sırasında ispatlanacağı, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği  belirterek, buna dair talebin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istenmiştir.Dava, davacı tarafça davalıya verilen ödeme taahhüdünün  iptaline ilişkin olmakla,somut  davada dava konusu taahhüdün zorla ve baskı altında alınıp alınmadığının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle davada HMK 389/1. ve devamı maddeleri gereği  ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla , davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğinden, davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  54,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  01/10/2020<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4182f4c7ca7b4b3","SID":"02753449a6a73149"}}