{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2018/691 <br>KARAR NO\t: 2020/619<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/10/2017<br>NUMARASI\t: 2016/800 Esas, 2017/988 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 23/06/2020<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, faturada gösterilen 53.901,00 Euro KDV bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık KDV'nin döviz olarak istenip istenemeyeceği ve takibe konacak miktarına ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu da dikkate alınarak, mal bedelinin Euro olarak fatura edilmesi durumunda davacının KDV alacağını TL olarak isteyebileceği, bunun da TL karşılığının 160.501,01 TL olduğu, bu hususun davalı defterinde de kayıtlı olduğu, oysa takibin 181.954,00 TL üzerinden yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile takibin 160.501,01 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 160.501,01 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen miktar üzerinden davalının talep ettiği haksız takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine  dair verilen karar davalı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir Davalı vekili istinaf talebinde özetle, müvekkili aleyhine hükmedilen icra-inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin haksız olduğunu, öte yandan fazlaya ilişkin kötüniyet tazminatına da hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, davaya konu talep dayanağı faturada KDV 53.901,00 Euro olarak gösterilmiştir. Davacı takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen TL karşılığı olan 170.525,00 TL bedel üzerinden itirazın iptalini talep etmiş, mahkeme ise bilirkişi raporuna itibar edilerek fatura tarihindeki kurdan hesaplanan 160.501,01 TL tutar üzerinden davayı kısmen kabul etmiştir. Davalı vekili istinafında davanın kısmen kabul edildiğini belirterek, icra inkar tazminatının bu kabule göre hükmedilmesi gerektiği halde mahkemece tam kabul durumuna göre karar verildiğini ileri sürerek belirtilen hususların düzeltilmesini talep etmiştir. Davaya konu takip miktarı Euro olarak gösterilmiş olup, alacak tutarında bir uyuşmazlık yoktur. Bu döviz üzerinden TL karşılığı bulunurken  hesaplamaya esas alınan kur tarihlerine göre hükmedilen tutar nedeniyle davanın kısmen kabulünde döviz olarak gösterilen alacak miktarında bir değişiklik olmadığından mahkemece dava tam kabul edilmiş gibi davalı aleyhinde icra inkar tazminatına, vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir yanlışlık olmadığından, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun karar aleyhine  yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2017 tarih ve 2016/800 Esas, 2017/988 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.963,82 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.740,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.222,86 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br>\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8c4a8239b50a7b0","SID":"145f57e71ac4025b"}}