{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/3518 Esas<br>KARAR NO: 2020/1157<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2019<br>NUMARASI: 2016/55 Esas, 2019/550 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas (İflasın Açılması)<br>KARAR TARİHİ: 25/06/2020<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin son 1 yılda alacaklarını tahsil edemediğini, diğer yandan 2015 yılında turizm sektöründe yaşanan daralma ve Rus uçağının düşürülmesinin turizme olumsuz etkileri nedeniyle büyük mali kayıplara uğradığını, yaşanan olumsuz koşullarını etkisi ile borçlarını ve personel maaşlarını ödeyemediğini ve şirketin aktiflerinin pasiflerini karşılayamadığını belirterek müvekkili şirketin borca batık olduğunun tespiti ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacı şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle iflasına karar verilmiştir. Müdahil ... Bankası vekili, şirket aktiflerinin değerine ilişkin raporların kendilerine tebliğ edilmediğini, bu raporlara karşı itiraz hakları olduğunu, kıymet takdiri raporları tebliğ edilmediğinden şirketin borca batıklık tespitinin gerçek olup olmadığının bilinmediğini, davacı şirketin iflasını gerektiren bir durum da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve iflas talebinin reddini istemiştir. Dava, İİK'nın 178. ve 179. maddelerine dayalı iflas talebine ilişkindir. İflas talebinin İİK'nın 178/2 yollaması ile 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmesi gerekir. İİK.nun  166/2.maddesi  uyarınca  yapılacak  ilanın  tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde  dağıtımı yapılan  gazetelerden  biri ile birlikte  iflası istenen kişinin  muamele merkezinin  bulunduğu yerdeki bir gazetede  ve Ticaret Sicil  Gazetesinde  yapılması  gerekir. Tırajı ellibinin  (50.000) üzerinde  olan ve yurt  düzeyinde  dağıtımı  yapılan  gazetenin  yayınladığı  yer aynı zamanda muamele merkezi ise  mahalli  gazetede  ilan yapılmaz. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebinin, hakkındaki takipleri erteletmek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebini reddini isteyebilirler. Yargıtay 19 HD. 2008/11673 Esas, 2009/2282 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece iflasa karar verilmesi  halinde süresinde  müdahale  veya  itirazda bulunan  alacaklılar  hükmü temyiz  edebilirler. Somut olayda, tırajı ellibinin  (50.000) üzerinde  olan ve yurt  düzeyinde  dağıtımı  yapılan  gazete ile Ticaret Sicil  Gazetesinde, 04/03/2016 tarihinde usulüne uygun ilan yapılmıştır, davacı şirketin muamale merkezi dikkate alındığında, yerel gazetede ilan yapılmamasında da usule aykırılık yoktur. Ancak alacaklı ... Bankası 04/01/2017 tarihinde müdahale talebinde bulunmuştur.  Buna göre ... Bankası'nın hükümde öngörülen sürede müdahale veye itirazı bulunmadığından hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle istinaf yoluna başvuran alacaklı bankanın karara karşı istinaf yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, istinaf isteminin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Müdahil ... Bankası A.Ş'nin istinaf başvurusun 352/1.ç maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına; 4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı   yararına istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, İİK'nın 164 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/06/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2d0134edb584e69","SID":"dcd7cf91a863d509"}}