{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2020/609 <br>KARAR NO: 2020/549<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2020<br>NUMARASI: 2015/1172 Esas, 2020/46 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 02/06/2020<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kitap yazımı ve yemek yarışması düzenlenmesi sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 15.06.2006 tarihinde imzalanan sözleşme sonrasında akdedilen 15.04.2010 tarihli bir anlaşma ile sözleşmenin yenilendiğini, iş bu tarihten itibaren 08/12/2015 dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı şirket vekili istinaf talebinde özetle, imzalanan 15.04.2010 tarihli sözleşmeden sonra da taraflar arasında görüşmelerin ve toplantıların devam ettiğini, davalı şirket sahibi ve kitabı yazıp hazırlayacak olan ...'nin rahatsızlığı nedeniyle çalışmalarına uzun süre ara verildiğini, bu nedenlerle 15.04.2010 tarihinin zamanaşımı başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında herhangi bir ibralaşmanın olmadığını, burada ayıplı malın söz konusu olmadığını, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu belirterek, usul ve yasaya uygun olmayan yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece, sözleşme ve yenilenen sözleşme tarihleri esas alınarak davanın 5 yıllık sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, bu sürenin başlangıcı kural olarak eserin teslim edildiği tarihte başlar. Somut olayda dava edimin ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak açıldığına göre işin henüz teslim edilmediği iddia edilmektedir. O halde, mahkemece öncelikle işin teslim edilip edilmediğinin araştırılması gerekir. Yapılacak araştırma sonucunda işin teslim edildiğinin anlaşılması halinde zamanaşımının teslim tarihinden itibaren işletilmesi gerekecektir. İşin teslim edilmediğinin belirlenmesi halinde ise talep yönünden zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceğinden, davanın esasının incelenmesi gerekecektir. Açıklanan bu nedenlerle, yüklenici tarafından işin teslim edilip edilmediği konusunda taraf delilleri ve dosya kapsamına göre  inceleme yapılıp değerlendirilerek, sonucuna göre talep yönünden zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-6.bendi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2020 tarih, 2015/1172 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df777b0c9ffb1537","SID":"741a587323e8cca8"}}