{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/276 <br>KARAR NO: 2020/1233<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2019<br>NUMARASI: 2018/677 2019/1206<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedelini, kasko sigorta poliçesi kapsamında ödeyen sigortacının, hasar bedelinin rücuen tahsili için açtığı alacak davasıdır. İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesince; somut uyuşmazlığın TTK 1472. Maddesinden kaynaklı rücuen tazminat davası olduğu, uyuşmazlığın çözümü için sigorta poliçesinin tartışılmasının zorunlu olduğu, kıymetli evraktan olan poliçenin münhasıran TTK da düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; davacının kasko şirketi olduğu, dava dışı ...' in gerçek kişi olduğu, kazaya karışan aracın da hususi araç olduğu, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığı ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun,  3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında halefiyet \"sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından \"Genişletilmiş Kasko\" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının  meydana gelmesinde kusurlu bulunan araç sürücüsü ve malikinden rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı ... şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalı ...' nın ve davalıların tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, davalılara ait aracın hususi araç olduğu ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul  Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58238111c93fe2c7","SID":"98e0e6129fb1d517"}}