{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/779 <br>KARAR NO: 2020/1178<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:<br>NUMARASI: 2017/878<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>Tarafları arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hakîm yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilmiş olmakla, süresi içerisinde yapılan istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü,<br>KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; Tanıklarının dinletilmesinin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, haklılıklarının tanıkların dinletilmesiyle ispat edilebileceğinin görüldüğünü ancak hakimin bu talebi reddetmesi ile tarafsızlığından şüpheye düştüklerini, tefecilik iddiası ile 2019/175989 soruşturma sayılı dosyasının neticesinin davayı doğrudan etkileyecek olduğunu ve bekletici mesele yapılmamasına karar verdiğini, dosyaya sunulan ses kaydının dikkate alınmadığını, ceza yargılamasında toplanacak delillerin göz ardı edildiğini, bu hususların birlikte değerlendirildiğinde reddi hakim sebeplerinin oluştuğunu ve hakimin dosyadan el çektirilmesini talep etmiştir. Reddedilen hakim tarafından, mütalaa yazısında reddi hakim talebinin HMK 36 maddesi kapsamında belirtilen sebepler ve şüphelere dayanmasa da talebin  değerlendirilmesi için dosyanın incelemeye gönderilmesi görüşü üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hakim talebinin reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hakimin reddi sebepleri  hukuk muhakemeleri kanunu'nun 36. maddesinde örnekseme yoluyla sayıldığını, huzurda ki olay yönünden hiçbir yasal engel bulunmamasına rağmen delil sunma haklarının kısıtlandığını, sunulan delillerin ikame edilmediğini, bu suretle müvekkilin iddiasını ispata engel olunduğunu, sayın hakim tarafından, kanunen tanınan bir hak olan tanık dinletme taleplerinin -senette muvazaa ve irade bozukluğu hallerinin tanıkla ispatlanabileceği yönünde usul hükümleri cevaz vermesine rağmen- ısrarla reddedildiğini, anayasal güvenceye tabi olan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlali oluştuğunu, 01.10.2019 tarihli celsede henüz yemin metni sunulmadığını, hangi konuda yemin teklif edeceklerinin belli olmadığını, 6100/m.226/c gerekçesi ile yemin delillerinin de yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, yapılan usul hatalarının üst üste ve ısrarla yapılması temyiz ve istinaf gerekçesi olmaktan çok müvekkil haklarını zedelemekte olduğunu, müvekkilinin mahkemelere ve adil yargıya olan inancını yok ettiğini, Hakimin reddi HMK'nın 36.ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi  hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Davacı vekilince hakimin reddi için ileri sürülen delil sunma hakkının kısıtlanması, sunulan delillerin ikame edilmemiş olması ve kanun hükümlerinin ihlali sebepleri, yargılama sırasında itiraz, işin esası yönünden ise istinaf ve temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddelerinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Ayrıca ön inceleme duruşmasından itibaren davacının ısrarla tanık dinletme ve imza incelemesi talebinde bulunduğu, mahkeme hakimi tarafından gerekçesi de belirtilmek üzere taleplerinin reddine karar verildiği ve 01/10/2019 tarihli oturumda tahkikat aşamasının sona erdiğinin bildirilip sözlü yargılama aşamasına geçildiği, sözlü yargılama duruşmasında ise mahkeme hakiminin reddedildiği, bu haliyle davacı vekilinin yargılamayı uzatmaya yönelik hareket ettiği değerlendirilerek verilen  ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ve disiplin para cezasına hükmolunmasına ilişkin kararı hukuka uygundur. Davacı vekilinin buna ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İSTANBUL 3. İŞ MAHKEMESİ'NİN 2020/30 D.İŞ 2020/106 D.İŞ Karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE, 2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, 3-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. Maddesi gereği talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/06/2020  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2f105b51d005196","SID":"e58c64b6cf5b961f"}}