{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2602 Esas<br>KARAR NO: 2020/159<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/1307 Esas<br>ARA KARAR TARİHİ: 27/06/2019<br>DAVA: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2020<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davacılar hakkında İİK 287. Madde uyarınca, geçici mühlet kararı verilmesini, şartlar oluştuğu takdirde kesin mühleti kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikini talep etmiştir. Mahkemece 27/02/2019 tarihli ara karar ile geçici mühlet kararından sonra doğan kira bedellerinin İİK m.294 kapsamında olduğu, geçici mühlet tarihi olan 08/11/2018'e kadar olan kira bedellerinin devredildiği konusunda şüphe olmadığı, ancak 08/11/2018'den sonra doğan kira bedellerinin devri, sözleşme yapıldığı sırada henüz doğmamış (müstakbel alacak) oldukları için hükümsüz olduğu, temliklerin 7101 sayılı kanundan önce yapıldığı bu nedenle mevcut hükmün uygulanmayacağı, geçici mühletten önce yapılmış olsa bile, geçici mühletten sonra doğacak kira bedelinin temlikine ilişkin sözleşmelerin hükümsüz olduğu kanaati ile temlike konu kira alacaklarının konkordato komiser denetiminde bulunan  davacı ... şirketine ait banka hesabına yatırılmasına karar verilmiştir. Müdahil ... Bank A.Ş. vekili 17/06/2019 tarihli dilekçesi ile, ara karardan rücu talebinde bulunmuş, mahkeme 27/06/2019 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. ... Bank vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil bankanın temlik aldığı kira sözleşmeleri belirli süreli olup, başlangıçta kiralama süresi ve bedeli belirlendiğini, bu akitleri konu doğmuş alacaklar da devir ve temlik ile müvekkil bankanın mülkiyetine geçtiğini, müvekkil banka doğmuş, ancak henüz muaccel olmamış kira alacaklarını devraldığını, dolayısıyla İİK 294/6. Maddesinin burada uygulanması mümkün olmadığını, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil bankaya ipotekli ve kira bedelleri devir ve temlik edilmiş olan taşınmazların kira bedellerinin, geçici mühlet tarihinden itibaren kesilenler de dahil olmak üzere hem rehin alacaklısı ve hem de temlik alacaklısı sıfatıyla müvekkil bankaya ödenmesine, bundan sonra işleyecek olan kira bedellerinin de müvekkil banka hesaplarına gönderilemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir. Mahkemece, davacı şirket yararına verilen ihtiyati tedbir kararına  karşı,   itiraz üzerine verilen karar istinaf edilmiştir. 28.02.2018 tarihinde kabul edilip, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, “İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun “un 13 vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. Fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’ nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. İİK 287/son fıkrada “ Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz “ ifadelerine yer verilmiştir. Her ne kadar  01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 394/5. fıkrasında, itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmişse de, 2004 sayılı İİK ‘daki ihtiyati tedbire karşı kanun yoluna başvurulamayacağına dair düzenleme özel yasaya ilişkin  olduğu gibi, yasanın kabulü de sonraki tarihlidir. Bu durumda, davacı borçlu için mahkemece oluşturulan geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kararına karşı yasa yoluna başvurulamayacağının kabulü gerekecektir. Bu sebeple müdahil vekilinin istinaf başvurusunun İİK 287/son maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı İİK nın 287/son fıkrası gereğince kesin olduğundan asli müdahilin istinaf başvurusunun usulden  REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 83,50 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 232,10 TL harcın müdahilce yatırılmış olan toplam  165,70 TL' den mahsubu ile bakiye kalan 66,40  TL harcın müdahilden alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Asli müdahil tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından   istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 352 ve İİK 287.son ve HMK 362.1.f maddeleri gereğince  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/01/2020</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3d3b9ff0923bb62","SID":"fab62e2d12dcf538"}}