{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/714 <br>KARAR NO: 2019/1676<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2017<br>NUMARASI: 2016/796 Esas- 2017/981 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2019 <br>İspatlanamayan davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirket  ile  davalının  cari  hesap  ilişkisi  olduğunu, 14.882,14- TL alacağın tahsili  için İstanbul  Anadolu ... İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosyası ile ilamsız  icra  takibi  başlattığını, davalının   borcu bulunmadığı  iddiası  ile  takibe itiraz ettiğinden  takibin  durduğunu, müvekkili  şirketin usulüne  uygun  olarak tutmuş  olduğu ticari  defter ve kayıtlara yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacaklarının  görüleceğini, haksız  yapılan  itirazın  iptali  ile takibin  devamına %20 den  aşağı  olmamak  üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine  karar  verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, takibe konu  ödeme emrinden anlaşıldığı kadarı ile dava konusu alacağın, davacıya ait iki adet faturadan kaynaklandığını, söz konusu faturaların hangi hizmet veya mal satımı veya alımı hususlarına ilişkin olduklarının karşı tarafça bugüne kadar açıklanamadığını, davacı tarafın yalnızca kendi kestikleri faturaları kendi defterlerine işleyerek olmayan bir alacağı olur hale getirmek istediğini, davaya ve icra takibine dayanak yapılan faturaların  müvekkil firma ile hiçbir alakası olmadığını, bugüne kadar da bu faturalardan doğduğu iddia edilen alacak talebinin müvekkili tarafından kabul görmediğini, sonuç olarak mezkur faturaların kendilerine tebliğ edilip, müvekkil tarafından kabul edildiğini ve yasal defterlerine işlenmiş olmadığını, bu nedenle  usule ve yasaya uygun olmayan yöntemlerle alacak tahakkuk ettirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğundan dolayı dava konusu borcu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece davacının , takibe  konu 2 adet fatura (11.357,40- TL ve 5.609,94- TL' lik) ya dayalı bakiye 14.882,42-TL alacak olduğunu iddia ettiği,verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini ibraz etmediği ,davacının defter, kayıtlarında  davacının, ticari ilişki ve cari hesap bakiyesi olarak davalıdan 14.882,42 -TL alacaklı oduğu,bir tarafın ticari defterlerinin ibrazı istenilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlı olduğu, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli  olmadığı, faturaya dayalı alacağın ispatı için, faturada yazılı hizmetin sunulduğunun ispatı gerektiği,ispat yükü davacıda olduğu ,davacının teslim veya hizmet olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatına yönelik herhangi delil  sunmadığında ispatlanamayan  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalının bilirkişi raporuna ve ödeme şekline itirazının olmadığını, davalının itiraz ettiği fatura için 2.084,98- TL ödeme yaptığından bu faturadaki hizmetin yapıldığının ispat edildiğini, artık ispat yükünün bu fatura için davalıya geçtiği,11.357,46- TL'lik fatura yönünden davanın kısmen kabulü gerektiğini, dava dilekçesinde ve davalının da her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarını delil olarak gösterdiğini, mahkemenin davalının ticari defterlerine münhasıran dayanıp dayanmadıkları hususunda kendilerine süre verilmesi gerekirken bu süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek  kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle 2 adet  faturaya dayalı alacağın takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibinde 31.1.2014 tarihli 11.357,40- TL ve 28.2.2014 tarihli 5.609,94- TL bedelli faturalardan bakiye  14.882,42 -TL alacağın tahsili istenilmiştir.\tDava dilekçesinde  davacı, ticari defter ve kayıtlara ,davalı tarafta her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Verilen kesin süreye rağmen davalı ticari  defterlerini ibraz etmeyerek HMK 222.madde uyarınca ibrazdan kaçınmıştır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Eldeki davada, davalı sözleşmesel ilişkiyi, hizmetin verildiğini ve borcu inkâr etmektedir. Hâl böyle olunca,  sözleşmesel ilişkiyi; faturalarda yazılı  hizmetin davalıya verildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre, 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamalıdır. Davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturalarda teslim eden ve alan kısmında isim ve imza bulunmamaktadır. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir.  Dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. İncelenen davacı ticari defterlerinin tam olarak sunulmadığı bu sebeble kanuna uygun tutulmadığının kabulü gerekmektedir. Davacı icra takibine dayanak faturaların davalıya tebliğ edildiği ve faturalar içeriği hizmetin verildiğine dair delil sunmamıştır. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, HMK 222/5 gereğince , ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli değildir. Davacı vekilinin davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken  44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 31/12/2019</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b27ef843a6c061a","SID":"8b259be18de0754c"}}