{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO : 2019/2202 <br>KARAR NO : 2019/2089<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 24/09/2019<br>NUMARASI : 2018/791 E - 2019/1080 K<br>DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 31/12/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin  tahakkuk ettirdiği kaçak elektrik tüketim borcunun davalı şirket tarafından ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun müvekkili tarafından kesilmiş olan elektriği müvekkilinin izni olmaksızın açmak suretiyle mevzuata aykırı hareket ederek kaçak elektrik kullandığını, haksız ve kötüniyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesini  talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işyerinde yapılan kontrollerde sayacın sözleşmesinin olmadığı ve kaçak kullanım yapıldığı tesbiti üzerine  29/09/2016 tarihli  tutanağın müvekkilinin yokluğunda düzenlenerek ,imza altına alındığını, elektrik sayacına hiç bir şekilde müdahale  edilmediğini  belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının 17.08.2016 tarihinde işe başladığı, 13.09.2017 tarihinde işi terk ettiği, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve esnaf sayıldığının bildirildiği, TTK 4 ve  5/3 maddesi gereğince her iki taraf için de ticari olan  ve taraflarının tacir olduğu davalara Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiği, somut olayda davalı tacir olmamakla, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davalı vekili istinaf etmiş olup, davacı davasını, yürürlükte bulunan kanuni düzenlemelere göre görevsiz yargı yerinde açmış ise görevsizliğe dair verilecek kararla birlikte, müvekkili lehine  masraf ve vekalet ücreti yönünden de  hüküm kurulması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. HMK 353. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı inceleme sonucunda ;  HMK 331/2 maddesine göre, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” HMK 323/ğ maddesi gereği vekalet ücreti de harçlar gibi yargılama giderlerindendir. Mahkemenin verdiği görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve başka mahkemeye gönderilmesi işlemleri ve sonucunun  beklenilmesi gerekli olup, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince  gerekçeli kararla birlikte yargılama giderlerine hükmedilmesi olanağı bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Esas No: 2017/5244 Karar No: 2018/9737 sayılı ilamında da aynı ilkeler vurgulanmıştır.Bu sebeple, mahkemece; görevsizlik kararı ile birlikte vekalet ücretine hükmedilmemesinde  usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  44,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından mahsubu ile yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a ve 362/1-a maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/12/2019</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6cdd803bdba1268","SID":"257ae50ca628f1b0"}}