{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/3466 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/2423<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/08/2019<br>NUMARASI\t: 2019/5248 Esas, 2019/74 Karar\t <br>DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması<br>KARAR TARİHİ: 26/12/2019<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   Davacı vekili  Sigorta Tahkim Komisyonuna ibraz ettiği 05/09/2016 tarihli dilekçesinde özetle; davalı nezdinde sigortalı bulunan davacıya ait evin 2014 yılında meydana gelen deprem nedeniyle hasara uğradığı ve sonrasında ağır hasarlı ve riskli olduğu gerekçesiyle belediyece binanın yıkıldığını belirterek 41.000,00 TL sigorta bedelinin depremin gerçekleştiği tarihten işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili başvuruya cevabında özetle; binayı depremden önceki güvenlik düzeyine getirmek için yapılacak harcamaların teminat kapsamında olduğunu, deprem olmasa da binanın yapısal durumu nedeniyle yıkım kararı verileceğini, yıkım kararı ile deprem arasında nedensellik bağı bulunmadığını, hasar nedeniyle ödeme yapıldığını, avans faizi istenemeyeceğini belirterek talebin reddini istemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu 12/02/2017 tarihli Uyuşmazlık Hakem Kararında başvurunun reddine karar verilmiştir.Davalı tarafın karara süresinde itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu 29/03/2017 tarihli İtiraz Hakem  Kararında; poliçede dain-i mürtehin olarak görülen dava dışı bankanın alacağa muvafakatine rastlanmadığı, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar vermiştir.İlk derece mahkemesi 2017/1919 D.iş, 2017/1919 Karar sayılı kararı ile, hakem kararının saklanmasına karar verilmiştir.Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2018/2911 Esas, 2019/695 Karar sayılı kararı ile, dosya kapsamında dava dışı rehin sahibi bankanın talebe muvafakatini bildirdirdiğini, buna rağmen usulden red kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu 28/06/2019 tarihli İtiraz Hakem  Kararında; başvurunun kısmen kabulüne, 22.755,90 TL'nin başvuru sahibine ödenmesine karar vermiştir.İlk derece mahkemesi 2019/5248 D.iş, 2019/74 Karar sayılı kararı ile, hakem kararının saklanmasına karar verilmiştir.Davacı vekili karara karşı istinaf talebinde bulunmuş, davalı vekili istinaf talebine cevap vermemiştir.Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi kapsamında, rizikonun gerçekleştiği ve eksik sigorta bedeli ödendiği iddiasına dayalı bakiye alacak  talebine ilişkindir.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 12. fıkrasında 5.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu, 5.000,00 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği, 40.000,00 TL'nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.İtiraz Hakemi tarafından davacının reddedilen tazminat miktarı dikkate alındığında, verilen karar, 5684 sayılı Kanunu'nun 30/12. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup dosya kapsamı itibariyle karara karşı her halükarda temyiz/istinaf yolunun açık olmasını gerektirir 5684 sayılı Kanunu'nun 30/12. fıkrasında sayılan istisnai hallerden birinin varlığı da iddia ve ispat edilememiştir.  Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5684 sayılı Yasa'nın 30/12.fıkrası ile HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi ve HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca  REDDİNE,2-6728 sayılı Kanun'un 36.maddesi  ile değişik  492 sayılı Harçlar  Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince  harç alınmasına yer olmadığına,3-Peşin alınan karar harcının İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4- İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/12/2019<br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7e46bbcace4c115","SID":"9230076a36102a0a"}}