{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2600 <br>KARAR NO\t: 2019/1804<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2019<br>NUMARASI\t: 2019/710 D.İŞ.2019/703 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması  sonucunda, karada yazılı nedenlerle verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair karara karşı,  alacaklı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlular arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle kredi hesaplarının kat edildiğini, borçluların sözleşme hükümlerini ihlal ederek edimlerini yerine getirmediklerini, alacağın  rehinle teminat altına alınmamış olduğunu belirterek, İİK'nın 257. maddesi gereğince borçluların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve vekalet ücretinin borçlulara yüklenmasine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 11.11.2019 tarihli kararında; \"...Davacı tarafça  ihtiyati haciz talebinin dayanağı yapılan genel kredi sözleşmesinde borçlu şirketin  tebliğe yarar adresinin  ... Mah. ...  Cad. No; ... Esenyurt İstanbul olarak yazılı olduğu, banka tarafından hesap kat   ihtarının ise kredi sözleşmesinde yer almayan ... Mah. ... Sok. No, ... Avcılar İstanbul adresine gönderildiği,   ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiği, bu şekli ile hesabın kat edilerek borçlu şirkete  usulüne uygun tebligatın yapılmadığı sonuç olarak borcun muaccel hale gelmediği, bu sebeple istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden...\",  ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati haciz  itiraz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ  İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarlamış, ihtarnamenin hem kredi borçlusunun hem de müteselsil kefilin Genel Kredi Sözleşmesindeki adreslerine gönderildiğini ve ihtarnamenin  27.09.2019’da kredi borçlusunun kendisine tebliğ edildiğini, müteselsil kefile gönderilen ihtarnamenin iade olunduğunu,  müvekkil bankaya adres değişikliğine ilişkin  bir bildirim yapılmadığını belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.... ile ... T.A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin ilk sayfasının alt kısmında ... Ltd. Şti.'nin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunduğu görülmektedir. İstem dilekçesine ekli belgelerden, asıl borçlu ...  ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında  imzalanmış bulunan  kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk  eden  alacak  tutarları  için  asıl borçlu  ...' un adresine hesap kat ihtarı gönderildiği anlaşılmaktadır. Hesabın kat edilmesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir. Kat ihtarına ilişkin tebligatın müteselsil kefil konumunda olduğu söylenilen şirketin  kredi sözleşmesinde yer alan adresinden farklı bir adrese çıkartılmış olduğu ve tebligat yapılamadığından iade edildiği tartışmasızdır. Ancak somut olayda asıl kredi borçlusuna hesap kat ihtarı hukuken tebliğ edilmiş hükmündedir.TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçluya alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan \"ihtarın sonuçsuz kalması\" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefillere müracaat koşulu da gerçekleşmiştir.Kefalet sözleşmesinin  şekli şartları  zaman itibarı ile uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 583. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmenin yazılı olarak yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefalet anlamında bu anlama gelen ifadenin kefilin kendi el yazısı ile yer alması kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarıdır. Her ne kadar  dosya kapsamında kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin düzenlemeler denetlenebilmekte ve az yukarıda bahsi geçen geçerlilik koşullarının somut olay açısından sağlanmış olduğu söylenebilse de  kredi sözleşmesinin ilk sayfası dışındaki kısımlarının eksik olduğu görülmekle,  kredi sözleşmesinin denetlenmesi   mümkün bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin kredi sözleşmesinin tamamını dosyaya kazandırarak değerlendirme yapması gerekirken, eksikliği ikmal etmeden talep hakkında karar vermiş olduğu görülmektedir.HMK'nın 353/1.a.6. maddesine göre, ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiç biri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine göndermesi gerekmektedir. Yasa maddesinde, taraflarca gösterilen delillerin hiç toplanmaması veya hiç değerlendirilmemesinden söz edilmiş olup, bu durumun sadece taraflardan biri hakkında gerçekleşmesi, bu  yasa maddesinin uygulanması için yeterlidir (Murat Özgür Çiftçi, Medeni Yargılama Hukukunda  İstinaf, Ankara 2016, Sayfa 441).Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, kredi sözleşmesinin tamamı değerlendirilmek suretiyle talebin yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının  KALDIRILMASINA,2-Talebin yeniden değerlendirilerek karara bağlanması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf peşin harcının ilk derece mahkemesi tarafından, talep halinde iadesine,4-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin  İlk Derece Mahkemesi tarafından, yeniden yapılacak yargılamada, yargılama giderleri içinde  değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31.12.2019 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak  karar verildi.31.12.2019<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"071303b2a1e0f961","SID":"bc952e2787d5e41c"}}