{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1406 <br>KARAR NO\t: 2019/2020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/01/2018<br>NUMARASI\t: 2014/866 E - 2018/32 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilince açılan davada özetle , taraflar arasındaki doğalgaz satış sözleşmesinin sona ermesine rağmen, satıcı olan davalının sözleşmede dayanağı bulunmadığı halde gaz fiyat farkı, dengesizlik cezası, iletim bedeli ve dengesizlik ücreti adı altında müvekkilinden alacaklı olduğu iddiasında bulunup, teminat mektubunu nakde çevirerek tahsil ettiğini, bononun arkasına eklemeler yaptığını belirterek, ... firmasının ... firması lehine verdiği bir kefalet ya da teminatın söz konusu olmadığını, davalı tedarikçi ... firmasının 6.730.000 TL bedelli kesin teminat mektubunu paraya çevirmesi ve 1.653.659 TL bedelli teminat senedini tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiğini, anılan senet nedeniyle davacı müşteri ... firmasının davalı tedarikçi ... firmasına borçlu olmadığının tespitine, senedin hükümsüzlüğüne ve davacıya iadesine; ... firmasının, anılan teminat mektubunun paraya çevrilmesi yolu ile tahsil edilen 692.243,40 TL asıl ve işlemiş faizinden oluşan tutar ve istenebilecek başka miktarlardan dolayı davalı yana borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun paraya çevrilmesi yolu ile davacı müşteri ... firmasından tahsil edilen 692.243,40 TL tutarın, tahsil gününden başlamak üzere işletilecek en yüksek ticarî faiz ile birlikte davalıdan istirdadına, davacının uğradığı ticarî itibar kaybının manen tazmini amacıyla 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında gaz satış sözleşmesinin sona erdiğini, ödenmeyen borcun banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle ödendiğini, davacının sözleşmenin teminatı olarak verdiği bononun da iade edildiğini, dava konusu bononun taraflar arasındaki gaz satış sözleşmesinin teminatı olmayıp, müvekkili ile davacı şirketin dahil olduğu grup şirketlerinden ... A.Ş.arasındaki gaz satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, davacının bu sözleşmede garantör sıfatıyla senedi verdiğini, ... A.Ş.nin borcunu ödememesi üzerine bononun bankaya temlik edildiğini beyanla ,haksız davanın  reddine karar verilmesi istenmiştir.Mahkemece, 18/01/2018 tarihli  karar ile  \"692.243,00 TL'den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 1.653.659,00 TL ile ilgili açılan davanın REDDİNE\" şeklinde  karar verilmiştir. Mahkemece verilen nihai  karar sonrasında ,davacı vekili verdiği  19/01/2018 tarihli talep dilekçesinde özetle; mahkemece dava dilekçesinde açık talepleri bulunmasına rağmen , istirdat talebi yönünden menfi veya müspet bir karar verilmediğini, bu konuda mahkemece sehven atlanan husus yönünden HMK'nın 304. maddesi uyarınca  kısa karar tashih  edilerek,  müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine dair hüküm kurulan  692.243,00 TL bedel yönünden istirdat kararının değerlendirilmesini ve sehven atlanan hususun düzeltilmesini  talep etmesi üzerine ,mahkemece 02/03/2018 tarihli EK KARAR ile, \"davacı  vekilinin tashih  talebinin kabulü ile, dava dilekçesinde menfi tespit ve istirdat talebinde bulunulduğundan ve teminat mektubu paraya çevrilmiş olduğundan, bu nedenle 692.243,00 TL bedelin istirdadına\" karar verilmiştir.Asıl ve ek kararı taraflar istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle,mahkemece dava dilekçesinde  açıkça tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadını  talep etmiş olmalarına  rağmen bu konuda hüküm kurulmadığı, ayrıca manevi tazminat talepleri yönünden de hüküm kurulmadığı,son olarak ise mahkemece 1.653.659-TL bedelli teminat senedi yönünden de borçlu olmadıklarının  tespiti talebinin  reddine karar verilmesinin de usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek, red olunan kısım ve hüküm kurulmayan talepleri  yönünden kararın kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle,usul yönünden ,18.01.2018 tarihli kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, mahkemenin 02.03.2018 tarihli Ek Kararı ile 692.243,00 TL bedelin istirdadına hükmedildiğini, bu şekilde  ek kararla istirdat talebine yer verilerek tefhim edilen hükümde taraflara verilen hak ve yükümlülüklerin değiştirilmesi ve genişletilmesinin  söz konusu olduğu,esas yönünden ise, tarafların dâhil oldukları grup şirketleri arasında çoklu doğalgaz tedarik sözleşmesi imzaladıkları, bu bakımdan uyuşmazlık konusu olan 19.03.2011 tarihli sözleşme ile aynı tarihli birden çok sözleşme imzalandığı,ancak mahkemenin bu sözleşmeler topluluğunu birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirdiğini  ve sözleşmelerdeki  yükümlülükleri ayrı olarak nitelendirdiğini, bu haliyle tarafların verdikleri teminatları bağlantısız olarak ele aldığını ,bunun da  hatalı karar verilmesine neden olduğunu  ileri sürerek , kararın kaldırılmasını  istemiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme sonucunda; davacı tarafın  talebi, taraflar arasındaki doğalgaz satış sözleşmesinin sona ermesine rağmen satıcı olan davalının sözleşmede dayanağı bulunmadığı halde gaz fiyat farkı, dengesizlik cezası, iletim bedeli ve dengesizlik ücreti adı altında müvekkilinden alacaklı olduğu iddiasında bulunup, teminat mektubunu nakde çevirerek tahsil ettiğini, bononun arkasına eklemeler yaptığını belirterek açmış olduğu menfi tespit, istirdat, manevi tazminat talebine ilişkindir.Ek karara yönelik istinaf taleplerinin incelenmesiyle ,  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun  304. maddesinde açık hesap ve yazı hatalarının tashihinin  talep edilebileceği kabul edilmiş ise de, somut olayda yazı ve hesap hatası değil, unutulan talepler yönünden hükme ekleme yapıldığı,tashih şartlarının bulunmadığı,böylece  ek kararın usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından ,tarafların ek karara yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile ,19/01/2018 tarihli ek kararın kaldırılması  gerekmiştir.Asıl karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda , HMK’nın 26. maddesinde taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiş olup hakimin talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği, aynı Kanunun 297/2. maddesinde; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre davacının istirdat ve manevi tazminat talepleri bakımından kararda değerlendirme yapılması ve sonucunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı görülmüş,tarafların asıl karara yönelik istinaf taleplerinin de kabulü gerekmiştir.Bu itibarla,  353/1-a-6 maddeleri uyarınca ek karar ve asıl  kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurularının incelenmesi sonucu, ilk derece mahkemesinin 18/01/2018 tarihli asıl kararı ile  tashihe ilişkin 02/03/2018 tarihli  ek kararının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere  ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden taraflara isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2019<br>                        <br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53b9ad26df387b3f","SID":"19f2f230dceacd25"}}