{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ           <br>                                         <br>ESAS NO\t              : 2018/712\t\t\t\t\t\t\t\tKARAR NO\t              : 2019/1042<br><br>DAVA\t              : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ           : 16/09/2014<br>KARAR TARİHİ        : 24/12/2019 <br><br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin kararıdır.  <br>Davacı vekili dava açan dilekçesinde özetle;<br>Davacı ile davalı ... Şirketi arasında bağıtlanan genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak adı geçen şirkete kredi açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, bu nedenle borçtan sorumlu olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından davalı borçlular hakkında yasal takibe geçildiğini, davalıların haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi durdurduklarını beyanla, davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalıların %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davacı banka ile ... Şirketi arasında bağıtlanan ve dosyada örneği bulunan \"temlik beyanı\" sözleşmesi ve ekindeki liste uyarınca dava konusu alacağın... Şirketine devredildiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ...'ın avukatı cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalının asıl borçlu olan şirketin ortaklığından 12.09.2011 tarihinde ayrıldığını, bu tarih itibariyle borçlu şirketin davacı bankaya ödenmemiş bir borcunun bulunmadığını, hisse devrinden sonra davacının imzası bulunmayan kredi sözleşmelerine dayalı olarak oluşan borçtan dolayı davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının sadece 19.08.2008, 22.07.2009 ve 15.04.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinde imzasının bulunduğunu ve bu sözleşmelerden kaynaklanan borcun da ödendiğini, yeni sözleşmelerden doğan borçtan davacının sorumlu tutulamayacağını beyanla, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir. <br>Diğer davalıların avukatı cevap dilekçesinde özetle; <br>Bağıtlanan kredi sözleşmeleri kapsamında bankadan kredi kullanıldığını ve teminat olarak müşteri çeklerinin verildiğini, davacı bankanın çeklerin müşterilerden tahsili yoluna gitmeyerek doğrudan yüksek ve haksız faiz oranları ile takibe geçtiğini, çeklerin bir an önce tahsil edilerek borçtan düşülmesi gerektiğini beyanla, açılmış olan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir. <br>Açılmış olan davaya ilişkin mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönünde ... esas, ... karar sayılı ve 13/10/2015 günlü karar ittihaz olunmuş, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine mahkememizin bahse konu kararı Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü ilamıyla, \"takip konusu kredi alacağının hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığının açıkça tespit ettirilip şayet ...'ın imzası bulunmayan 31/07/2012 tarihli sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığı tespit edilirse, davalı ...'ın sorumlu olmayacağı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi\" gerektiğinden bahisle bozularak dosya mahkememize iade edilmiş, yeniden yapılan yargılama da Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülüp sonuçlandırılmıştır. <br><br>DEĞERLENDİRME VE SONUÇ<br>Eldeki dava, İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmaları istemine ilişkindir.<br>İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası kapsamından davacı bankanın davalılar hakkında toplam 1.354.635,74 TL nakdi ve 9.000,00-TL gayrinakdi alacağın faiz ve eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalılar tarafından yasal süresi içinde vaki itirazları sonucu, icra takibinin İcra İflas Yasasının 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı bankaya tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur..<br>Öncelikle belirtilmelidir ki mahkememizin bozma ilamından önce ki ... esas, ... karar sayılı ve 13/10/2015 tarihli karar davalı ... hariç olmak üzere diğer davalılar tarafından temyiz edilmemiştir.  Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü bozma ilamında da bozma sebebi davalı ...'a ilişkindir. Hal böyle olunca da Yargıtay bozma ilamını müteakip yapılan yargılamanın konusu, icra takibine ve davaya konu kredi borcu ve gayrinakdi alacaktan davalı ...'ın sorumlu olup almayacağı olup mahkememizin önceki kararı diğer yönlerden kesinleşmiştir.<br> Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü bozma ilamında belirtildiği gibi banka kayıtları yönünden yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bilirkişi kurulu oluşturularak inceleme yapılması temin olunmuş, bilirkişi kurulu sunduğu 16/07/2019 tarihli raporunda özetle, ...'ın imzası bulunmayan 31/07/2012 tarihli ve 5.000.000 TL limitli sözleşmenin, hangi yeni kredi için alındığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle de davalının icra takibine ve davaya konu kredi borcundan sorumlu olmayabileceği yönünde görüş açıklandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi kurulu raporu Hukuk Muhakemeleri Yasasının 282.maddesi hükmü gereğince toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilmiş, neticede bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, yeterli gerekçeye sahip ve denetlenebilir nitelikte olduğu sonucuna ve kanaatine varılarak hükme esas alınmıştır.<br><br>SONUÇ<br>Yapılan yargılama, toplanan deliler, dosya kapsamı ve özellikle hükmüne uyulan Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü bozma ilamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı temlik eden banka ile davalı ... Şirketi arasında bağıtlanan genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak adı geçen şirkete kredi açılıp kullandırıldığı, haklarında ki mahkememizce daha önce verilen karar kesinleşen diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, her ne kadar davalı ...'ın 19.08.2008, 22.07.2009 ve 15.04.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinde imzası bulunduğundan bahisle davalınında diğer kefiller gibi icra takibine ve yargılamaya konu kredi alacaklarından sorumlu olacağı iddia edilmiş ise de, iddiasına ispatla yükümlü olan davacı tarafın Yargıtay bozma ilamını müteakip yapılan yargılama da, icra takibine ve davaya konu kredi alacağının hangi sözleşmeden kaynaklandığı hususunu her türlü tereddütten uzak ispat edemediği, hal böyle olunca da takibe konu kredi alacağının 31/07/2012 tarihli davalının imzası bulunmayan sözleşmeden kaynaklandığının kabulünün gerektiği, bu suretle davalının imzası olmayan Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle açılıp kullandırılan kredi nedeniyle icra takibine konu alacaktan sorumlu olmayacağı, sonucuna ve vicdani kanaatine varılarak aşağıda ki karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M \t\t/Açıklanan nedenlerle; <br>1-)Mahkememizce eldeki davaya ilişkin daha önce verilen ... esas, ... karar sayılı ve 13/10/2015 tarihli karar, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18/10/2016 günlü bozma ilamında bozma sebebi sayılan hususlar hariç olmak üzere kesinleştiğinden, kesinleşen hususlara ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-)Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,<br>3-)Davacının takip ve davada kötü niyetli olduğu her türlü tereddütten uzak ispat edilmediğinden ve mahkememizce de bu hususta vicdani kanaat hasıl olmadığından bu suretle koşulları gerçekleşmediğinden davalının tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,<br>4-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 44,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline, <br>5-)Nakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 64.589,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>6-)Gayri Nakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>-Davalı ... tarafça yapılan  ve aşağıda dökümü gösterilen toplam  120,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak  adı geçen davalıya verilmesine, <br>Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin huzurunda, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere  karar verildi. Açıklandı. <br><br>Başkan <br>  ¸e-imzalıdır <br>Üye <br>  ¸e-imzalıdır <br>Üye <br>  ¸e-imzalıdır <br>Katip <br> ¸e-imzalıdır  <br><br>HARÇ BEYANI \t\t            /<br>44,40- TL.  KARAR HARCI<br>DAVALI ... GİDERİ \t/<br>120,00 TL POSTA MAS.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d89a499d8f14bc08","SID":"6d16afa9609ce11f"}}