{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO  : 2019/362 <br>KARAR NO\t  : 2019/715<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ  : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2017<br>NUMARASI\t: 2017/4676 D.İş<br>DAVANIN KONUSU  : Tazminat<br>KARAR TARİHİ      : 16/12/2019<br>İstanbul  Anadolu 6Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yukarıda yazılı değişik iş karar sayılı kararı ile saklanmasına karar verilen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin  17/08/2017 gün 2017/İHK-3105 sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Başvuran vekili dilekçesinde özetle; trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın tescilsiz bir halde olan davacının kullandığı motosiklete 07/06/2014 tarihinde çarpması neticesinde müvekkilinin malul kaldığını belirterek yapılan ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalı Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.Davalı Güvence Hesabı vekili davanın reddini talep etmiştir. İtiraz hakem heyeti tarafından; davacının %25 oranındaki müterafik kusuru ve %28 kalıcı maluliyeti nedeniyle hesaplanan zarar bedelinin bakiyesi olan 86.457,58 TL tazminatın  davalı taraftan tahsiline dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından; davacı tarafın trafik kazasında %25 kusurlu olduğuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının herhangi bir kontrol ve bakımdan geçmeyen tescilsiz aracı kask, dizlik vb. zaruri güvenlik önlemlerini almaksızın kullanması nedeniyle ayrıca müterafik kusurlu olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ve İtiraz Hakem Heyetinin kusur ve müterafik kusur durumunu karıştırarak karar tesis ettiği, hesaplamada kusur oranı ve müterafik kusur oranı üzerinden ayrı ayrı indirimine gidilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan 25/05/2017 tarihli aktüer raporda %28 maluliyet oranına göre 212.191,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hesaplanan tazminattan %25 müterafik kusur ile yapılan ödemenin mahsubundan sonra 86.457,58 TL bakiye alacağın hüküm altına alındığı, bu karara itiraz üzerine de İtiraz Hakem Heyetince, kask ve koruyucu ekipman kullanılmadığı olgusunun ispat edilemediğinden bahisle bu konuda indirim yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından müterafik kusur indirimi yapıldığından bahsedilmiş ise de müterafik kusur ile kastedilen hususun kazanın meydana gelmesinde davacıya izafe edilen eyleme ilişkin trafik kusur oranı olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından TBK'nın 52. maddesi uyarınca herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında müterafik kusura ilişkin davacı tarafından itiraz edilmemek suretiyle  davalı lehine  oluşan usuli kazanılmış hak bulunmamaktadır. Tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediği yönünde yapılan incelemede; davacının kaza esnasında kask vb. güvenlik tertibatını almadan araç kullandığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir tespit bulunmadığı, kaza tespit tutanağından bu hususun tespit edilemediğinin yazılı olduğu, davalı tarafından da buna ilişkin dosya kapsamında ispat vasıtası sunulmadığı anlaşılmakla, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1- 6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  353/1-b/1  maddesi  hükmü  uyarınca davalı vekilinin istinaf  başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-6728 sayılı Kanun'un 36.maddesi  ile değişik  492 sayılı Harçlar  Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince  harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının İADESİNE,3-İstinafa başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- Artan gider ve delil avansının  karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5- İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,Dair, gerekçeli kararın taraflara/ vekillerine tebliğinden itibaren Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere iki hafta  içerisinde Dairemize yahut  Dairemize gönderilmek üzere  temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtay yolu açık olmak üzere  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16/12/2019<br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"600949f7f40e52ea","SID":"440302dba4cbe9de"}}