{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br> 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/259 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/1179<br>\t<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 02/09/2009<br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili İstanbul 5.İş Mahkemesine verdiği  dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;  inşaat  sanayinde  kullanılmak üzere  yalıtım  malzemeleri üreten  müvekkili  şirketin  2007  yılında  50  milyon  dolar yatırım  ile  cam  yünü  üretimine  başladığını,  bu süreçte cam  yünü konusunda  deneyimli bir mühendis olan   davalı ile  02.06.2008  tarihli  belirsiz  üsreli   iş  sözleşmesinin  imzalanarak  üretim  müdürü olarak  görevlendirildiğini , bu konumu gereği  kendisi ile  aynı  tarihli rekabet  yasağı sözleşmesinin  imzalanadığını,  kurulan  tesiste  üretime  başlandığı  aşamada   davalının  10.10.2008  tarihinde haklı  bir neden  olmadan  istifa ile   işten  ayrıldığını, rakip  bir  firmada işe  başlayacağı  bilgisi alınması  üzerine  davalıya  ihtarname  keşide edilerek  rekabet  yasağı  sözleşmesine  uyması  gereğinin  hatırlandığını,   davalının buna  rağmen  ... şirketinde  çalışmaya başladığını,  davalının rekabet  yasağını  ihlal  etmesi  nedeniyle  sözleşmede öngörülen  son  dönem aylık  brüt  ücretinin 12 katı olan  120000 TL nın  muaccel  hale  geldiğini    beyanla itirazın iptali  icra inkar  tazminatı talebinin  reddine  karar  verilmesin  talep  etmiştir  .<br>Davalı  vekili  İstanbul ...İş Mahkemesine verdiği   cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı şirketin  müvekili ile imzaladığı  02.06.2008  tarihli rekabet   yasağı sözleşmesinin  BK. M.248  vd. hükümlerine  uygun  olmadığını,  bu hükümlerde  rekabet  yasağı ile  işçinin çalışma  özgürlüğünün  ölçüsüz  sınırlandırılmasının  önlenmesinin  amaçlandığını,  bu nedenle  yasak    için  konu, yer  ve  süre açısından  sınır  öngörüldüğünü, taraflar  arasındaki  sözleşmede  ise yer  ve  konu bakımından  bir sınırlandırmanın  yer  almadığını,  Yargıtayın  Türkiyeyi   kapsar  şekilde  düzenlenen  yasağı geçersiz  kabul  ettiğini, bu nedenle   somut sözleşmede yer  bakımından  sınırın  yazılmamasının  bunu geçersiz  kıldığını,  işçinin  ekonomik  geleceğini  hakkaniyete  aykırı olarak   ölçüsüz sınırlandıran  sözleşmelerin  geçersiz  olduğunu,  tüm  bu nedenle geçersiz rekabet yasağına dayalı olarak  cezai  şart talep edilemeyeceğini,  müvekkilinin işe başladığı  ve ayrıldığı tarihlerin nazara alındığında bu kadar kısa sürede   işyerine ait sırlara vakıf  olmadan  söz  edilemeyeceğini   beyanla   davanın  reddini talep etmiştir. <br> İstanbul... İş  Mahkemesi'nce yapılan değerlendirme sonucu; 02/09/2009 tarih ve... Esas ... Karar sayılı kararıyla karar verdiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2011/35381  esas 2013/28181 karar sayılı kararı ile bozularak mahkemesine gönderilmiştir. <br> İstanbul ... İş  Mahkemesi'nce yapılan değerlendirme sonucu; 27/03/2014 tarih ve... Esas, ...Karar sayılı kararıyla davanın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmesi üzerine mahkememiz esasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Mahkememizin 30/06/2015 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere  ticaret hukukçusu, Hesap uzmanı ve iş hukuku bilirkişilere tevdi edilmiş,  bilirkişiler tarafından ibraz edilen 10/05/2016 teslim  tarihli raporda özetle;a) Davalının taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen rekabet etme yasağına aykırı davrandığı dolayısıyla da aynı hükümde yer alan cezai şart tazminatını ödemekle yükümlü olduğu, b)Davacının talep edebileceği cezai şart tazminat miktarının 120.000,00 TL. olduğu yönünde görüş  ve kanaatte bulunmuşlardır. <br>Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı vekiline HMK 281 madde meşruatlı davetiye ile tebliğ edildiği  görülmüştür.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 25/10/2016  tarih ve ... Esas, ...  sayılı kararımız ile; davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın iptali ile, takibin devamına, alacağın  varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen 25/10/2016  tarih ve... Esas,...   sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2019 tarih ve 2017/1220 esas, 2019/703 karar sayılı bozma ilamı ile;''<br>Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükmün 818 sayılı BK’nın 348 ve 349. maddeleri uyarınca geçerli olduğu, cezai şart alacağının doğduğu sabit görülerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 161/son fıkrasına göre (6098 sayılı TBK 182/son), \"...Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir\". Bu düzenleme uyarınca hakim, sözleşmeyle belirlenen ceza koşulunun aşırı olup olmadığını, sözleşmenin mahiyetine uygun düşüp düşmediğini resen denetlemek zorundadır. Mahkemece kararda hüküm altına alınan cezai şart alacağının yerinde görüldüğünden bahsedilmiş ise de, karar gerekçesinde bunun sebeplerine ilişkin bir değerlendirme veya tartışmaya yer verilmemiştir. Bu durumda mahkemece, sözleşmede öngörülen cezai şart tutarının aşırı olup olmadığının da denetime elverişli bir şekilde karar yerinde değerlendirilip tartışılmak ve sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,''gerekçesiyle mahkememizce verilen karar bozularak dosya mahkememize gönderilmiş olup mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. <br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2019 tarih ve 2017/1220 esas, 2019/703 karar sayılı bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.<br>TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: <br>Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.<br>Buna göre, taraflar arasında 02/06/2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı ve yine aynı tarihli rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğu, ancak davalının haklı bir neden olmaksızın işten ayrıldığı ve aynı iş kolunda başka bir şirketle çalışmaya başlayarak rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığı, bu haliyle BK. 348 ve 349. maddeleri gereğince cezai şart alacağının doğduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında bu hususun sabit hale geldiği, cezai şart alacağı olarak ortaya çıkan 120.000 TL açısından tutarın aşırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasına göre davalı adına Eskişehirde tarla, dükkan ve mesken kayıtlarının olduğu, eşine ait evde oturduğu, eşinin işçi ve aylık 7000 TL maaş aldığı, davalının da emniyet araştırmasına göre 16000 TL, SKG kayıtlarına göre 19000 TL civarında aylık gelirinin olduğu, bu haliyle cezai şart miktarının davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte görülmediği, indirim yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Davanın kabulüne, davalının İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, <br>2-Davacının tazminat talebinin reddine, <br>3-Karar tarihine göre alınması gereken 8.197,20 TL harçtan peşin alınan (peşin harç + icrada alınan harç ) 1.620,00    TL harcın mahsubu ile bakiye 6.577,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4-Davacı  duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan  12.350,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan  toplam   3.641,10  TL <br> yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan ve  artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>7-Davalı tarafından yatırılan ve  artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı  gerekçeli kararın  tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 20/12/2019<br><br>Katip ...<br> (e-imza)    <br> <br> <br>Hakim ...<br>  (e-imza)   <br><br><br><br><br>MASRAF BEYANI <br>1.635,60  TL Harç Masrafı<br>1.700,00  TL Bilirkişi Ücreti<br>305,50     TL tebligat ve müzekkere gideri <br>TOPLAM   : 3.641,10  TL <br><br><br>        (e-imza)                                                                                                   (e-imza)   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ceb4eef47d5e326","SID":"90a98c2cf5ac55e5"}}