{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2031 <br>KARAR NO\t: 2019/1603<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2019 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/942 Esas  <br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2019 <br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: Davacı vekili, tarafların  17.8.2015 tarihinde ....ltd.ştini kurduklarını ,davalının şirket ana sözleşmesinde münferit yetkili müdür olarak seçildiğini ,davalının  TTK nun ilgili hükümlerince yöneticiler için öngörülmüş olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ,TTK.nın 626.maddesinde düzenlenen \"özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı\"hükümlerine aykırılığının ve doğrultuda davalının şirketi uğrattığı zararların tespitine, davalının şirketin gerek kuruluş aşamasında gerekse daha sonra yaptığı zararlandırıcı işlemler nedeniyle kusuru ile uğrattığı zarara ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000- TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, TTK.nın 630.maddesi doğrultusunda davalı müdürün şirketi temsil, ilzam ve idare yetkisinin tümüyle kaldırılarak azledilmesine ve şirket idaresi için kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili tarafların daha evvel uzun süreli ticari ilişkileri neticesinde oluşan güven neticesinde şirketi kurduklarını ,540 oranında ortak olduğunu ,müvekkilinin kötü yönetimi veya rekabet yasağını ihlalinin sözkonusu olmadığını ,isnat edilen tek olgunun şirketten bilgi alınamaması olduğunu ,tüm faturaları talep etmesi üzerine vekile tüm faturaların teslim edildiğini,davanın ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, somut olayda HMK 390/3 maddesinin gerçekleştiğinin kabülünün mevcut durum itibarı ile mümkün görülmediği, diğer yandan davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de hukuken mümkün olmadığı, yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verildiği, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayıldığı, somut olayda, dava dışı şirkete tedbiren TTK 630.maddesi doğrultusunda davalı müdürün şirketin temsil, ilzam ve idare yetkisinin tümüyle kaldırılarak azledilmesi ve şirket idaresi için kayyım atanma şartları talep tarihinde oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavacı vekili; davalının kanundan kaynaklanan yöneticilik görevlerini açıkça ihlal ettiğini, şirketin mevcut durumu hakkında bilgi edinmek için birçok kez başvurduğunu ancak geri dönüş yapılmadığını, şirketin işleyişi hakkında bilgi alamadığı gibi herhangi bir kâr payı ödemesi de alamadığını,TTK 614.maddesi gereği bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmasına rağmen kanuni hakkın hiçbir gerekçe olmadan engellendiğini, davalının TTK 626.maddesine aykırı olarak şirketin menfaatlerini gözetmeden yöneterek şahsını ve şirketi zarara uğrattığını, ara kararın kaldırılarak şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE \t:Elde ki dava; limited şirket müdürünün kusuru ile uğrattığı zararın belirlenerek tahsili ile yetkilerinin kaldırılarak azline ve kayyım atanmasına ilişkindir. Davacı vekili, davacının şirket iş ve işlemleri ile ilgili olarak yönetici ortak tarafından bilgilendirilmediklerini, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattıklarını, gayri resmi iş ve işlemlerde bulunduğunu, şirket idaresi için kayyım atanması gerektiğini ileri sürmektedir. TTK nun 614.maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup ,\"(1)her ortak müdürlerden ,şirketin bütün işleri  ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir  ve belirli konularda inceleme yapabilir.(2) Ortağın ,elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde  kullanması tehlikesi varsa ,müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir;bu konuda  ortağın başvurusu  üzerine genel kurul karar verir.(3)Genel kurul bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse ,ortağın istemi üzerine  mahkeme bu hususta karar verir.\" şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı  vekili, davalı şirket müdürünün azli davasında tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmektedir.HMK 389(1) gereği mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.Elde ki dava da ;henüz dilekçe teatisi aşamasında bulunulduğu HMK 389.vd. maddeleri uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinin hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği, talep sahibi davacının, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunduğu  anlaşılamamaktadır.Davalı ana sözleşme ile atanmış şirket müdürü olmakla yükümlülüklerini ağır kusurlu olarak ihlal edip etmediği yapılacak tahkikat neticesi belirlenecektir. Mahkemelerce şirket  yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerektiği,kayyım tayini istemine dayanak edilen bilgi edinme hakkının kullanılabilmesine ilişkin yasal yolların mevcut olduğu ,ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı yönündeki takdirinde isabetsizlik  görülmediğinden şirkete kayyım tayini isteminin reddi kararına karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna  başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 19/12/2019<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6242582189780f33","SID":"e5d6702f02266c01"}}