{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2018/265 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/581<br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/03/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2019<br><br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.5.2016\ttarihinde, ... Mahallesi, ... camii sokak üzeri adresinde, ... adına çalışma yapan ... A.Ş. - ... Ortaklığı tarafından yapılan atık su kanal çalışmaları esnasında müvekkili şirketin ... santraline ait tesislerin  hasara uğratıldığını, söz konusu hasar nedeniyle müvekkili şirketin 1.015,40-TL maddi zararı meydana geldiğini, alacağın rızaen tahsili mümkün olmadığını belirterek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.015,40-TL müvekkili şirket zararının, hasar tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi, vekâlet ücreti ve mahkeme masrafları ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; bu tip davalarda idari yargının görevli olduğunun  kabul edildiğini, açılan davanın görev yönünden reddinin  gerektiğini, haksız fiil sebebiyle tazminat davası ile hizmet kusuru sebebiyle tazminat davası, temelde aynı olmakla birlikte zararı meydana getiren kamu idaresi olduğunda, bu zararın tazmini tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, görülen hizmetin  kamu hizmeti olduğunu,  huzurda açılan davada  müvekkiline husumet tevcih edilemeyeceğini,  kusur durumunun irdelenmesi ve eğer tazminata hükmedilecek ise bundan tenkis edilmesi gerektiğini,  iş sahibi olan  müvekkili idarenin,  müteahhidin haksız eyleminden ileri gelen zararlardan T.B.K. 66. maddesine göre sorumlu tutulamayacağını, ihale makamı müvekkili idarenin  yaptıracağı işleri (kazı, inşaat, v.s.) anahtar teslim suretiyle müteahhit firmalara ihale ettiğini, müteahhit firmalarla ... arasında altlık - üstlük ve tabiiyet ilişkisi bulunmadığını, müteahhit ile  müvekkili idare  arasındaki sözleşmeye ve yerleşik yargıtay içtihatlarına binaen sözkonusu hasar nedeniyle idaremize husumet tevcihinin  mümkün olmadığını, varlığı iddia olunan zarar nedeniyle müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun da  bulunmadığını belirterek, sonuç olarak;  husumet ve esas yönünden davanın  reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.<br>Davalı ... İnşaat ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davayı kabul ettiklerini, cevap süresi içerisinde davayı kabul ettikleri  dikkate alınarak yargılama giderlerinin üçte birinden ve vekalet ücretinin yarısından sorumlu tutulmasını savunmuştur. <br>Dava, davacı şirketin ... Santrallerine ait tesislerin hasara uğraması nedeniyel uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,davalıların kusur ve sorumluluğu ile uğranılan zararın tespiti noktasında toplanmaktadır. <br>Davacı vekili, UYAP'dan gönderdiği 24/09/2019 tarihli  dilekçe ile; davalı ... ...<br>iş Ortaklığı tarafından hasar nedeniyle oluşan zarar miktarının ödemesinin  gerçekleştirildiğini, dolayısıyla da davanın  konusuz kaldığını,  vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından herhangi bir taleplerinin olmadığını,  davanın konusuz kalmasından dolayı \"karar verilmesine yer olmadığı\" kararı verilmesini talep etmiş, dilekçesinin ekinde ... A.Ş. 'ye ait  14.8.2018 tarihli ve 1.689,40-TL lik dekont örneğini sunduğu anlaşılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu  1.015,40-TL hasar bedelinin davalı şirket tarafından karşılanmış  olduğu  ve  davanın konusuz kaldığı davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>HMK 331.maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiş olup, davalı ... San. Şirketi tarafından açılan davanın kabul edilmiş olması zararın davalı şirket tarafından karşılandığı, davalı ... nün ise asıl işveren sıfatıyla davalı şirketlerin eylemlerinden dolayı sorumlu olduklarından davanın açılmasına davalı tarafların sebebiyet verdiği ancak davacı şirketin herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmamıştır. <br>Her ne kadar hükmün tefhim edildiği kısa kararda verilen kararda istinaf yolu açık olduğu belirtilmiş ise de; dava değeri 1.015,40 TL olduğu ve kesinlik sınırı içerisinde kaldığından istinaf yolu kapalı olarak kesin hükmün olmak üzere tahsisine karar verilmiş aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Dava Konusuz Kaldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına, <br>2-Alınması gerekli olan 44,40-TL karar ilam harcından peşin alınan 35,90-Tl. nin mahsubu ile eksik kalan 8,50-TL harcın karar davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı vekili  vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair tarafların yokluğunda davanın miktarı yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fed4a6b09c2bb485","SID":"b9ae8ec65940c4ae"}}