{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2017/2345 <br>KARAR NO\t: 2019/3700<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/10/2017<br>NUMARASI\t: 2017/4978 E. -  2017/4978  K. <br>DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2019<br> Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/06/2016 olay tarihinde yaya olan davacıya  davalının ZMMS sigortacısı ( 30/12/2015-30/12/2016)  olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde 100-TL sürekli iş göremezlik tazminatının  ( ıslah ile 108.685,00-TL ) temerrüt  tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında;  davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; 108.685,00-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 31/03/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. İtiraz hakem heyeti davalı vekilinin itirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 19/06/2016 olay tarihinde yaya olan davacıya  davalının ZMMS sigortacısı  olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan beden gücü kaybına dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle davaya konu kazanın 19/06/2016  tarihinde meydana geldiği  anlaşılmaktadır.14/05/2015 tarihli 29355 sayılı resmi gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.Sürekli sakatlık teminatı ilgili genel şartlar A:5/c maddesinde, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınacağı belirtilmiştir.Somut olayda, Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 27/10/2017 günlü rapor hükme esas alınmış ise de, söz konusu raporu içeriği gözetildiğinde belirlemeye esas alınan yasal düzenlemeler açıklanırken, \"03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği  ekindeki Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranları Tespit Cetveli kapsamında \" düzenlendiği söz konusu raporun, yeterli ve geçerli bir rapor niteliği taşımadığı açıktır.Kaza tarihinin ve poliçe düzenlenme tarihinin 01/06/2015 tarihinden sonra olması dikkate alındığında, açılan davada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sakatlık oranının belirlenmesinde, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu değerlendirme yapılıp, sürekli maluliyet  tazminatının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usulsüzdür.Bu nedenle yukarıda belirtilen hususlarda, açıklanan şekillerde inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca yerinde görülmediğinden; davalı vekilinin istinaf itirazının kabûlüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçe uyarınca;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, istinaf talebine konu Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 20/09/2017 tarih 2017.i.3248 E ve 2017/İHK-3595 K sayılı kararının  HMK 353/1-a/6 m uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde işlem yapılmak üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1,857,00-TL   maktu istinaf karar ve ilam harcı harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,4- Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5- Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin Tahkim Komisyonunca verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK. m.353/1-a/6 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/10/2019<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"619d5ff75aa0d5be","SID":"aa6b066cc73b646d"}}