{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/1026 Esas <br>KARAR NO\t: 2019/1351 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ( Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİH: 19/02/2018<br>DOSYA NUMARASI    :  2015/445 Esas - 2018/47 Karar <br>DAVA\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/10/2019<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili  sigorta şirketinin  sigortalı ...San ve Tic. A.Ş nin  Tokyoda yerleşik ...@Ltd unvanlı firmadan CFR bazda satın alarak ihtal ettiği  kalay kaplı  teneke eşyanın 21/11/2014 tarihli  nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını , emtianın 11 adet konteyner içerisinde  Hakata limanında  İzmir limanına taşınmak üzere \"... \" isimli gemiye yüklendiğini,  davalı ... nin taşıyan ... A.Ş. nin ise tahliye limanı  temsilcisi acentesi olduğunu,  hat taşımacılığı yapan  davalı taşıyanın  gemiye yüklendiği eşyaları limanda başka bir gemiye aktardığını ve  bu gemi ile  İzmir'e geldiğini 31 rolo eşyanın 21 rulosunun sigortalısına deniz suyu ile ıslanma sonucu paslı olarak teslim edildiğini ve hasarın taşıma sırasında  meydana gelmiş olması nedeniyle  .... A.Ş  ye 18/05/2015 tarihinde 195.646,96 TL sigorta tazminatı ödediğini, TTK nın 1472. Maddesi gereğince   ve TBK nın madde 183. Ve devamı  hükümleri gereğince alacağın devri yolu ile halef olduğunu  belirterek 195.646,96 TL nin  ödeme tarihi olan 18/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek ticari  avans faizi , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereğince  mahkemenin uyuşmazlığı çözümünde yetkili olmadığını,  davanın İngiltere mahkemelerinde açılması  gerektiğini ve İngiliz hukukunun  uygulanacağını, taşıyana usulüne uygun olarak hasar ihbarının yapılmamış olup yükün konşimentoda yazılı olduğu şekilde   teslim edildiğinin kabulü  gerektiğini, hasardan  taşıyanın sorumlu olmadığını  yükte taşımadan kaynaklı bir hasarın mevcut olmayıp , taşıyanın  kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını   davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunun ekinde sunulan tutanakta eşyanın içeriğinin ıslak ve paslı olduğuna dair   bilginin mevcut olmadığını  , dış muhafaza kabında ıslaklık ve pas göründüğünün belirtildiğini  dış muhafaza kabı içinde  ıslaklık ve  pasın  neden kaynaklandığına ilişkin  herhangibir bilginin yer almadığını 10/04/2015 tarihli  ekspertiz raporunun davalı taşıyan ve  temsilcisinin katılımı olmaksızın düzenlendiğini,  yükün tahliyeden sonra  antrepoya  taşınırken veya  antrepoda beklediği süre zarfında  da hasarlanabileceğini , tahliye edilen yük ile üzerinde tespit yapılan yükün aynı koşullarda olmadığının sabit olduğunu,  İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan uzman görüşüne göre  çeliğin  maruz  kalabileceği yaklaşık 15 çeşit korezyon tipinin olup buna  sebep olabilecek tek unsurun ısı yada nem olmadığının belirtildiği, ekspertiz raporunda  gümüş nitratla yapılan klor tayini belirlenmesi ortamda  tuzlu suyu olabileceğini işaret edip paslanmaya, korozyona   direkt bunun sebebiyet verdiğine dair bir kesinlik belirtemeyeceğini    herhangibir sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla taşıyanın sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olup, sınırlı sorumluluğu aşan miktarın reddi gerektiğini belirterek  , davanın reddine  , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı vekiline yükletilmesini talep etmiştir.Birleşen davada ( 2016/10 Esas ) davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalı ...Tic AŞ nin Tokyo / Japonya 'ya yerleşik .... Ltd unvanlı firmadan CFR bazda satın alıp ithal ettiği kalay kaplı teneke eşyasını 21/11/2014 tarihli nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortaladığını, sigorta konusu 184.640 kg ve toplam 22 adet rulo halindeki eşyanın sekiz adedinin konteyner içerisinde Hakata/Japonya limanında ... isimli gemiye, Ambarlı/ İstanbul limanına taşınması üzere yüklendiğini, konişmento kaydına göre davalı ...'nin taşıyan, ... AŞ 'nin ise taşıyıcının genel temsilcisi / acentesi olduğunu, taşıma konusu 22 rulo eşyadan net 77.700 kg ağırlığındaki dokuz rulo eşyanın sigortalı ... AŞ 'ye deniz suyu ile ıslanma sonucu paslı olarak teslim edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporu ile oluşan zararın 110.836,33 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısına 08/10/2015 tarihinde 55.000,00 TL sigorta tazminatı ödediğini belirterek fazla talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 55.000,00 TL ile sigorta tazminatı ödeme tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren bu miktara işletilecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada (2016/10 Esas ) davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşıma işine konu konişmentoda yetki şartının bulunduğunu ve mahkemenin yetkili olmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça uygun ihbarda bulunulmadığını, zararın sigortalısının kusurundan meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğunu ve hiçbir delil olmaksızın kusurun müvekkiline atfedilmesinin hatalı olduğunu belirterek pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine ve dava dilekçesinin İngiltere Londra Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk derece Mahkemesi 19/02/2018 tarih 2015/445 Esas - 2018/47 Karar sayılı kararında;\"... Asıl ve birleşen  davada davacı ve davalı vekilleri beyanları, dosyaya sunulan deliller, inceleme sonrası ibraz edilen bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı ... şirketine nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı  ...Sanayi ve Ticaret A.Ş   ye ait emtianın  davalının  sorumluluğunda gemi ile nakliyesi sırasında hasara uğradığı nedenle sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalı taşıyandan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsilinin talep edildiği, teslim şekli CFR olduğunun gümrük beyannamesinden  ve emtialara ilişkin faturalardan anlaşıldığı, bu durumda risk ve hasarın alıcıya ait olduğu ve sigorta yaptıranın davacının sigortalısı olduğu, dosyada mevcut nakliyat emtia sigorta poliçesinin incelenmesinde, sigortalısının  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş   olduğu, emtia cinsinin  kalay kaplı  olduğu ve alıcı  tarafından emtianın  sigortalandığı  ve davacı ...  şirketi tarafından hasar bedelinin  sigortalısı  şirkete  Ödendiğinin anlaşıldığı  ve  dava dışı  ...  tarafından da  tazminatın davacı ... şirketine  ödenmesine muvafakat   edildiği anlaşılmakla, davacı ... şirketinin aktif husumet ehliyetinin olduğu ve dosyadaki mevcut  konşimento ve belgelerden davalı ... in taşıyan olduğu  ve ... A.Ş nin acentesi  olup TTK nın 105. Maddesinde  \" acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yaptırmaya ve bunları kabule yetilidir . Bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da  aynı sıfat ile  dava açılabilir.  Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki  sözleşmelerde  yer alan ,  bu hükme aykırı  şartlar geçersizdir.Acentelerin ad ve hesabına  hareket ettikleri kişilere karşı  Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanmaz \"  hükmüne yer verilmiş olup  davalının taşıyan olarak  pasif husumet ehliyetinin bulunduğu ve  acentesine karşı  usulüne uygun olarak davanın açıldığı, TTK nın hak düşürücü başlıklı  1188. Maddesinde \"  eşyanın ziyaı veya  hasarı ile  geç tesliminden dolayı taşıyana karşı  her türlü  tazminat istem hakkı , 1 yıl içinde  yargı  yoluna  başvurulmadığı taktirde düşer.\" hükmüne yer verilmiş olup,  hasar  tespit tarihinin 30/01/2015 tarihi olup , asıl davada davanın 21/08/2015 tarihinde birleşen davada 08/01/2016 tarihinde açılmış olmakla davanın  bu maddede belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı  dosyadaki mevcut ekspertiz raporlarında rulolardaki yoğun ıslaklık ve paslanmanın yapılan gümüş nitrat testinde ıslaklığın deniz suyu kaynaklı olduğunun tespit edilip tuzlu su hasarı izinin birçok kısımda görüldüğü   ve  emtianın  nakliyeciye teslim edilmesi sonrası deniz seferi sürecinde  hasarın meydana geldiği  kanaatine varıldığının belirtilip , mahkememizce  birleşen davada  yapılan inceleme sonrası  dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda,  hasara ilişkin  TTK nın 1184 ve 1185.  Maddelerinde düzenlenen bildirim yükümlülüğüne uyulmadığı nedenle, bildirim yükümlülüğüne  uyulmadığı nedenle  taşıyanın malları   TTK nın madde 1185/4 gereğince konşimentoda yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve  malların ziya ve hasara uğradığı sabit ise  bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğine ilişkin karinenin aksinin ispat edilebileceği , gümüş nitrat testinin yapıldığı  ve hasarın deniz suyu ile ıslanmadan kaynaklı olduğu ve TTK nın 1185/4. Maddesinde belirlenen karinenin aksinin ispat edildiği ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği kabul edilse dahi  hasar sebebiyetinin esasen emtianın  üretim kaplamasındaki  kusur olduğu  korumasız çelik malzeme üretimden çıkar çıkmaz atmosfer ve  tatlı su tesiri ile deniz suyu olması bile paslanmaya başlayacağının tespit ettiğini ve emtianın gizli ayıplı olduğunu , eşyanın gizli ayıplarında ortaya çıkan zarardan  TTK nın 1182. Maddesi gereğince  davalı taşıyanın  sorumlu  olmadığı  kanaatine  varıldığı belirtilmiş olup  asıl davada  yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda ise,  hasarın TTK nın 1185 'e  uygun bir şekilde ihbar edilmediği ve  TTK nın 1185/4. Maddesi uyarınca davacının  eşyanın davalının zilletliğinde iken meydana geldiğini  ispat etmesi gerektiğini ve yapılan gümüş nitrat testinde ıslanmanın  deniz yoluculuğu sırasında deniz suyundan kaynaklandığının tespit edildiği ve  dosyadaki  tüm bilgi ve belgelere göre yükletenin kusurunun ortaya konulamadığı , hasarın taşıma süresinde meydana geldiği ve  eşyanın  hasarında  davalının sorumlu olduğu kanaatine  varıldığı belirtilmiş olup  her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi  amacıyla  yeni bir heyetten  rapor alınmasına karar verilmiş ve  ibraz edilen bilirkişi heyeti raporunda , dava konusu ruloların içerisine istiflendiği konteynerlerin davalı taşıyan  şirket tarafından  tedarik edilerek  yükleyiciye gönderilmiş olduğu soncuna varıldığı , yapılan gümüş nitrat sonucunun pozitif olduğu  ve bu testin pozitif olmasının yükün deniz suyu ile  temas ettiğinin göstergesi olduğunu  ve konteynerlerin  içerisine deniz suyunun girmesinin ise  konteynerlerin  yüke elverişsiz olduğunun bir göstergesi olduğunu,  konteynerlerin elverişsizliklerinin ise davalı taşıyanın TTK nın 1141 ve  932/3 maddesi uyarınca sorumluluğunu  gerektirdiğini,  emtianın Japonyada yükleme sonrasında çekilen fotoğrafların incelenmesinde rulolarda pas olmadığının  görüldüğü , ekspertiz esnasında ise yoğun ıslaklık  ve paslanmanın olduğu  yapılan gümüş nitrat testinde  ıslaklığın deniz suyu kaynaklı olduğu ve  özellikle paletlerde yoğunlaştığı , kapalı ortam nedeniyle meydana gelen buharlaşma ve sıcaklık değişimleri nedeniyle yoğuşma sonucu rulolarda paslanmanın  meydana geldiğinin belirtilip  söz konusu değerlendirmelere göre emtianın  taşıma sırasında deniz suyuna maruz kalmasından dolayı  hasara uğradığını ,  gönderilen tarafından taşıyana  süresi içerisinde ihbar yapılmadığının anlaşılıp taşıyan  lehine  zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten  ileri geldiği yönünde karine doğmakla birlikte, yükün deniz suyu ile temas  neticesinde zarara uğraması karşısında karinenin aksinin ispatlandığını  söylemenin mümkün olduğunu , toplam 250.646,96 TL ödenen hasar tutarının kadri maruf olduğunun belirtilip TTK nun taşıyanın sorumluluğu başlıklı  1178. Maddesinde\" Taşıyan navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın  yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması , korunması, gözetimi ve boşaltılmasında  tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat  ve özeni göstermekle yükümlüdür. \" \"Taşıyanın, eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya , hasar veya teslimde gecikmenin  eşyanın taşıyanın hakimiyetinde  bulunduğu sırada  meydana gelmiş olması  şartıyla sorumludur.\" hükmüne yer verilmiş olup   koşimentoda FCL/FCL ( full yük) ve ...\" kayıtları  yer alıp kayıtlardan  emtianın yükleten tarafından yüklenip sayıldığı  ve  gemiye yüklemenin  yapıldığı    TTK nın 1184 ve 1185. Maddenin 1 ve 2. Fıkralarında yer alan hasarın tespiti ve ihbarına ilişkin  koşulların karşılanmadığı,  hasardan   davalının sorumlu tutulamayacağı  TTK nun 1185/6 maddesinde belirlenen şekilde usule uygun olmadığı, ihbarın  TTK nun   1185/4.maddesinde \"Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu  olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.\" hükmüne yer verilmiş olup, dosyada davalı taşıyanın veya temsilcisinin bulunduğu bir  hasar tutanağının olmadığı,  bu durumda TTK nın 1179. Maddesindeki ispat külfetinin yer değiştirip  zararın taşıyanın sorumlu olmayacağı bir sebepten ileri geldiği sonucunun doğduğu, bu durumda davalı taşıyan lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği ve dosyadaki gerek sunulan bilgi ve belgeler  gerekse mevcut raporlardan   eşyanın yükleten tarafından usulüne uygun olarak taşıyana teslim ettiği  ve konteynerlerin   gemiye yüklendiğinin anlaşıldığı  , yükün fabrikadan konteynerlere yüklendiği konteynerlerde ve yükte herhangibir zararın söz konusu olmadığı buna ilişkin herhangibir kaydan da konşimentoda yer almadığı  ve emtianın gemiye yüklenecek limana kara yolu ile geldiği ve  gemiye yüklendiği daha  sonra  emtianın  alıcısına teslim edilip  daha sonraki  yapılan gümüş nitrat testlerinde  hasarın  deniz suyundan  kaynaklandığının belirlenip emtialarda  tuzlu su hasarı izinin tespit edildiği ve rulolarda yoğun ıslaklık  ve paslanmanın olduğunun görüldüğü   ayrıca  orijinal mühürlerin açılmasında  söz konusu konteynerlerdeki malzemelerin  muhafaza kabında  ıslaklık ve paslanmanın görüldüğü  malzemelerin transit rejime tabi olduğundan dolayı hasar  tespitinin Manisa Gümrük Müdürlüğüne bağlı  Antrepoda yapılacağının tutanak altına alınıp  üretimde kullanılmak üzere  alındığında bobinin iç taraflarında hasarın olduğunun belirlendiği  ve   mahkememize sunulan ilk raporda emtianın gizli ayıplı  olduğu nedenle gizli  ayıptan ortaya çıkan zararlardan  taşıyanın TTK nın 1182. Maddesi gereğince  sorumlu  olmadığı belirtilmiş ise de emtianın gizli ayıbından sorumluluğu değil taşımada tuzlu  suya maruz kaldığının belirlendiği  nedenle bu maddeden yararlanamayacağı  zarar verecek herhangi bir  unsurunun olmadığı da  anlaşılmış olup ve  TTK nın 1141. Maddesinde de  her türlü  navlun sözleşmesinde taşıyanın  geminin  denize , yola  ve yüke elverişli bir halde  bulunmasını sağlamak ile yükümlü olduğu  belirtilmiş olup  konteynerlerin da elverişli olarak temin edilmesi gerektiği , yükleme sonrasında çekilen fotoğraflarda rulolarda pas olmayıp taşıma sonrası  rulolarda ıslaklık olup gümüş nitrat testinde de ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı  belirlenmiş olduğundan , davalı taşıyanın  hakimiyetinde iken  emtialardaki hasarın oluştuğu  nedenle  davalı taşıyanın  hasardan sorumlu olduğu ve sigorta şirketi tarafından  sigortalısına  ödeme yapılırken  söz konusu ödemede  zararın  artmasına sebebiyet vermesi sebebiyle tamamının  ödenmeyip ve sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin  kadri maruf olduğu anlaşılmış olmakla, kaldı ki  emtiaların kullanıma  hazır halde bulunup  ve deniz suyundan hasarlandığının  belirlenip bunda  ihtilaf  bulunmadığı,  taşımanın deniz yolu  ile  yapılıp  bulunduğu yerde deniz suyuna maruz kalmasının söz konusu  olamayacağı,  taşımada ve taşıyanın  hakimiyetinde  oluştuğu belirlenmekle, asıl ve birleşen davanın kabulü   gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla...\" gerekçesi ile;Asıl davada,1 -Asıl ve Birleşen Davanın kabulü ile 195.646 TL nin 18/05/2015, 55.000 TL nin 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl dava ve birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesi ile, İlk derece mahkemesi yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarında mevcut teknik görüşler arasındaki çelişki giderilmeden eksik ve hatalı son bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasının gerektiğini,İlk derece Mahkemesinin kararına esas alınan bilirkişilerin uzakyol gemi kaptanı ..., metalurji mühendisi Yrd. Doç. Dr. M. ... ve sigorta uzmanı Prof. Dr.... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, karara esas alınabilecek bir bilirkişi raporunun olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasının gerektiğini,İlk derece mahkemesi, dosyaya sunulan İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Araştırma Görevlisi Yük. Kim. ... tarafından dava konusu hadiseye ilişkin düzenlenen uzman görüşünü değerlendirmediklerini, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri eksik incelediğini, kararın bu nedenle de kaldırılmasının gerektiğini,Asıl dava dosyasında mevcut uzakyol gemi kaptanı ..., Yrd. Doç. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu yükün zarar görmediğini ve hasar miktarının karara esas alınamayacağının tespit edildiğini, birleşen dava dosyasında bilirkişiler Prof. Dr. ... uzak yol kaptanı ...  ve metalurji mühendisi Prof. Dr. M. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise hasar sebebinin esasen emtianın üretim kaplamasındaki kusurun olduğunu, korumasız çelik malzeme üretimden çıkar çıkmaz atmosfer ve tatlı su tesiri ile deniz suyu olmasa bile paslanmaya başlayacağının tespit edildiğini,, TTK'nın 1182. maddesi uyarınca davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağının tespit edildiğini, bu tespitlere rağmen, ilk derece mahkemesinin hatalı son bilirkişi raporuna göre karar vermesini hukuka uygun olmadığını,İlk derece mahkemesinin kararına esas alınan son bilirkişi raporunda yükün özelliklerine ilişkin incelemenin yapılmadığını, mevcut bilgiler ve delillerin gerektiği gibi incelenmediğini; dava konusu emtianın tabiatı, teknik özellikleri ve uygulama alanları değerlendirilmediğini, bilirkişiler sözü edilen incelemelerin hiçbirini yapmayarak ödenen hasar tutarının kadri marufunda olduğu sonucuna vardıklarını, eksik inceleme ile varılan bu sonucun isabetli olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararına esas alınmasının hukuka uygun olmadığını, İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemece asıl ve birleşen davada bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan 3. bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda asıl ve birleşen tazminat davasının kabulüne  karar verilmiştir.İlk dererece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asıl ve birleşen dava;  deniz taşımasından kaynaklı rücuen tazminat isteğine ilişkindir.Davacı ... şirketine nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı ...Ticaret A.Ş   ye ait emtianın  davalının  sorumluluğunda gemi ile nakliyesi sırasında hasara uğraması nedeniyle sigortalısına ödediği hasar tazminatının, davalı taşıyandan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsilinin talep edildiği, teslim şekli CFR olduğunun gümrük beyannamesinden  ve emtialara ilişkin faturalardan anlaşıldığı, bu durumda risk ve hasarın alıcıya ait olduğu ve sigorta yaptıranın davacının sigortalısı olduğu, dosyada mevcut nakliyat emtia sigorta poliçesinin incelenmesinde, sigortalısının... Ticaret A.Ş   olduğu, emtia cinsinin  kalay kaplı  olduğu ve alıcı  tarafından emtianın  sigortalandığı  ve davacı ...  şirketi tarafından hasar bedelinin  sigortalısı  şirkete  ödendiğinin anlaşıldığı , ödeme yapan sigorta şirketi tarafından asıl ve birleşen davada rücuen tazminat isteminde bulunulmuş olup  mahkemece asıl ve birleşen Davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ayrı ayrı ve detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu dairemizce belirlendiğinden, davalı vekilinin istinaf sebepleri  ilk derece mahkemesinin gerekçesi ve değerlendirilmesine göre yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davalar yönünden davalı tarafından yatırılan 98,10'ar.TL istinaf başvuru harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 13.364,58.TL. istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından yatırılan 3.342,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.022,58.TL ' nin asıl dava davalısından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4- Karar tarihi itibari ile Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 3.757,05.TL  istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından yatırılan 940,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.816,55.TL' nin birleşen dava davalısından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1.maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99e92e4098f474c7","SID":"0104f4a69b8e3d40"}}