{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2017/2216 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/1672<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2016/1013 Esas<br>KARAR NO\t: 2017/447<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2017  <br>DAVA\t: TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09//2019<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin, davalı sigorta şirketi ile 28.03.2016-28.03.2017 tarihlerini kapsayan ... nolu poliçe ile  Güngören/ İstanbul adresinde bulunan ... Tic. A.Ş.  adlı işletmesini poliçede belirtilen rizikolara karşı sigorta ettirdiğini, sigorta primlerinin davalı sigorta şirketine tamamen ödediğini, 04.04.2016 tarihinde müvekkil şirketin para transferi sırasında meydana gelen gasp olayı nedeniyle  şirketin 325.000.-TL parasının motosikletli ve silahlı iki kişi tarafından  çalındığını, gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını ve sigorta şirketine sözleşme uyarınca sigorta tazminat miktarının taraflarına ödenmesi hususunda başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketinin 17.08.2016 tarihli cevabı yazı ile  sigortalı mahalde meydana gelen gasp olayının poliçe kapsamında olmadığı bildirilerek herhangi bir ödemede bulunmadıklarını,  oysa davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşme devam ettiğine ve teminat altına alınan rizikolar gerçekleştiğine göre, sözleşme uyarınca muaccel hale gelen tazminatın davalı sigorta şirketi tarafından  ödenmesi gerektiğini beyanla,  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 325.000.-TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında; söz konusu hasar ile ilgili sigorta şirketine başvurulduğunu ve 9174613 numaralı hasar dosyasının açıldığını, görevlendirilen eksper tarafından gerçek zararı gösterir nitelikte hasar tespiti yapıldığını, poliçede yer alan taşıma şartlarına göre \" 200.000.-TL üzeri  taşımaların  şirket aracı, 1 silahlı olmak üzere 3 şirket personeli\"  ile yapılması gerektiğini, uyuşmazlığa konu hasarda 1 personelin şirket aracı ile 324.990.-TL yi taşıdığından ve poliçede yazılı  taşıma şartlarının sağlanmadığı   anlaşıldığından  hasarın oluş şekli itibariyle teminat harici olarak değerlendirildiğini,  poliçedeki ilgili taşıma klozu, sigortalının alması gereken güvenlik önlemi şartlarından olduğunu, buna aykırı taşımalarda oluşan hasarların teminat harici bırakıldığından  herhangi bir hasar tazminatı ödemesi yapılmadığını beyanla talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  Mahkemece,  1 personelin şirket aracı (motosiklet) ile 324.990.-TL yi taşıdığı, bunun poliçedeki taşıma şartına aykırı olduğu, hasarın oluş şekli itibariyle (gasp-hırsızlık) teminat kapsamında olmasına rağmen, taşıma şartlarının sağlanmaması nedeniyle hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı, olayın oluş şekli ve taşıma şartı klozuna ilişkin ihtilaf bulunmadığı, ancak hasarın taşıma şartı klozuna uyulmaması sebebiyle teminat kapsamı dışında kaldığı, özel nitelikte akit kapsamında olan poliçenin her iki tarafıda bağlayıcı olduğu, ödeme şartlarının poliçede açıkça yazılı olduğu, davacı yanın bu özel şartları bilmediğini ileri süremeyeceği gibi davalı sigorta şirketinin bu kapsamda bilgilendirme yükümlülüğünüde yerine getirdiği, poliçede kalem kalem bildirilen şartların bölünemeyeceği, poliçede bildirilen taşıma şartı klozunun olaya uygulanması gereken 200.000.-TL üzeri taşımaya ilişkin şart ihlal edilmekle, eylemin diğer şartlara uygun olup olmadığının artık tartışılamayacağı, poliçe ve mevcut şartların değerlendirilmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği tecrübe ile çözülebileceği, bu nedenle bilirkişi incelemesine de gerek duyulmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında, hasarı tazmin etme yükümlülüğü bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekilinin yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket sigorta primlerinin tamamını ödeyerek geçerli bir poliçe meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi yetkilileri yazışmalarında, davalı vekilleri gerek davaya cevap dilekçesi gerekse ön inceleme duruşmasında 200.000,00 TL teminatı poliçe kapsamında olduğunun kabulünü ikrar etmelerine rağmen yerel mahkeme hasarı tazmin etme yükümlülüğü olmadıkları konusunda yanlış hüküm verdiğini, yine yerel mahkemenin, tarafların bilirkişi talep etmelerine rağmen taşıma şartı klozu ve sigorta poliçeleri hakkında kendisine uzman görerek bilirkişi incelemesi yaptırmadığını ancak çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiden rapor alınması kanunen zorunlu hale geldiğini, bu nedenle usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılması talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesine talep etmiştir. İstinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava taraflar arasında düzenlenen para paket sigorta poliçesi kapsamında uğranılan hasar bedeli tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, sigortalı iş yeri sahibi davacı ile davalı sigorta şirketi ile arasında poliçenin başlangıç tarihi 28/03/2016, bitiş tarihi 28/03/2017 olan para  paket sigortası ve bilgilendirme formu düzenlendiği,   para transferi sırasında meydana gelen gasp olayı nedeniyle hasar bedeli ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketinin cevabında  hasarın teminat kapsamı dışında kaldığından talebin reddedildiği görülmüştür. Davalı şirket tarafından  hazırlanan  hasar dosyası içerisindeki ekspertiz raporunda, sigortalı firma personelinin beyanı ve polis ekiplerinin cd çözümleme tutanağına göre, hasarın beyan edilen şekil ve tarihte gerçekleştiği, mobesa kamerası çözülmesi ile olayın \" ... isimli şahıs ... Caddesinden ... Caddesi istikametine doğru döner kavşaktan saat: 10:42:50 de görüntüye girdiği yine her iki motorun 10:43:00 da yan yana hareket ettiği şüpheli motor ve üzerindekilerin mağdur şahsı sıkıştırdığı saat 10:43:05 de görüntüden çıktığı yine şüpheli motor ve üzerindekilerin mağdur şahsı ve motorunu yere düşürdüğü ve saat 10:43.05 de ayrıldıkları yine  şüpheli motor ve üzerindekilerin kamera saatine göre 10:51:39 da görüntüye girip çıktığı yine şüpheli motor ve üzerindekilerin 10:43:33 de görüntüye girip çıktığı yine şüpheli motor ve üzerindekilerin 10:43:38 de görüntüye girip ... caddesi üzerinde sola doğru dönerek Bahçelievler-Bağcılar istikametine doğru hızla ayrıldığı görülmüştür \" şeklinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda  mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere poliçede taşınan para klozunun 3. kişiler tarafından silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle vaki olacak gasp ve hırsızlık halleri teminat kapsamında olduğu, ancak poliçede yer alan taşıma şartı klozuna göre ''200.000,00 TL üzeri taşımaların şirket aracı ve bir silahlı olmak üzere 3 şirket personeli ile yapılaması gerektiği düzenlenmiştir.  Uyuşmazlığa konu hasarda bir personelin  şirket aracı (motosiklet) ile 324.990.-TL yi taşıdığı, ödeme şartlarının poliçede açıkça yazılı olduğu, davacı yanın bu özel şartları bilmediğini ileri süremeyeceği gibi davalı sigorta şirketinin bu kapsamda bilgilendirme yükümlülüğünü de yerine getirdiği,  poliçe ve mevcut şartların değerlendirilmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği tecrübe ile çözülebileceğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da gerek bulunmadığı, sonuç olarak  hasarın taşıma şartı klozuna uyulmaması sebebiyle teminat kapsamı dışında kaldığından mahkemenin ret  kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş aşağıdaki belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 68,20 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 121,30 TL olmak üzere toplam 189,50 TL harçtan davacının peşin olarak yatırdığı 117,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 72,4 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından   istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1.fıkrası  uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde  Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/09/2019</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e52192542ff1090b","SID":"9ae1c57b3fe715d0"}}