{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2019/1593 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/2006<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/03/2019<br>NUMARASI\t: 2017/439 E. - 2019/99 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbire Muhalefet<br>KARAR TARİHİ: 04/10/2019<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının İstanbul 3.FSHHM'nin 2016/11 esas sayılı dosyasından verilen 28.12.2016 tarihli ihtiyati tedbire muhalefet ettiği iddiasıyla 6100 sayılı HMK'nun 398. maddesi uyarınca disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı savumasında özetle; suçlamayı kabul etmediğini, ihtiyati tedbir kararının tarafına tebliğ edilmediğini,  tebilgatta adı geçen  ... yeğeni olduğunu, aynı adreste ikamet etmediklerini, tebligatta okunan adresin abisinin işyeri olduğunu,  iş yeri adresinin ... Mah. ... Mahmut Sok. No:...Üsküdar olduğunu, ikamet adresini de savunma esnasında bildirdiği adres olduğunu,  google Adwords aracılığı ile reklam vermediğini, hakkında ceza uygulamasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ:İlk derece mahkemesince Anayasa Mahkemesinin 11.7.2018  tarih ve 30692  sayılı RG.yayınlanan 2018/1 Esas, 2018/83 Karar  sayılı ilamları ile 6100  sayılı HMK'nun 398. maddesinin 1 numaralı fıkrasının birinci cümlesinin Anayasaya aykırı olduğu ve iptaline karar verildiği, dolayısıyla davalının cezalandırılmasının talep edildiği hükmün iptal edilmiş olması, yerine henüz başka bir yasal düzenlemenin de yapılmamış olması nedeniyle yasal boşluk oluştuğundan davalı hakkında esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Anayasa Mahkemesi'nin 2018/1 Esas, 2018/83 Karar sayılı ilamının 20.11.2019 tarihinden itibaren uygulanacağını, mahkemenin karar tarihinin 05.03.2019 olduğunu, halen geçerli olan Kanun maddesinin uygulanmasının gerekli olduğunu, mahkemenin kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve HMK 398.maddesi gereğince disiplin hapsine hükmolunmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Talep; ihtiyati tedbire muhalefet iddiasına dayalı olarak HMK 398.maddesi gereğince ceza verilmesi istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK’nin 398. maddesi ile tedbire muhalefet eylemleri yaptırımı “bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi” olarak düzenlenmiş olup, HMK’da disiplin para cezasına ilişkin tanımlama yapılmış ise de disiplin hapsinin hukuki niteliği tanımlanmamıştır.Mahkemece, Yasa maddesinin iptal edilmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.İstinaf inceleme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme sonunda; her ne kadar başvuru dosyası dairemize intikal ettirilmiş ise de, Yargıtay  11. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2016 tarih ve 2015/10588 Esas 2016/5174 Karar sayılı kararı ile HMK'nun 398.maddesi kapsamında disiplin hapsi cezası talep ve şikayetleri üzerine Hukuk Mahkemeleri tarafından  verilecek kararlara karşı yapılacak başvurularda inceleme merciinin İstinaf Mahkemesi Hukuk Dairesi olmadığı, bu tür kararların CMK'nun 268.maddesi gereği itiraza tabi  olduğu, somut olayda itirazın öncelikle ihtiyati tedbir kararını veren ve disiplin cezası verilmesi talebine ilişkin şikayeti inceleyen hukuk  mahkemesince incelenmesi, eğer hukuk mahkemesi itirazı yerinde görüp kararını düzeltmez ise itiraz hakkında bir karar  verilmek üzere dosyanın 5271 sayılı CMK'nun 268/3-c maddesinde gösterilen mahkemeye gönderilmesi gerekir. Söz konusu mahkeme kararı istinafa tabi olmadığından istinaf talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin USULDEN REDDİNE,2-Dosyanın CMK'nun 268. maddesinde yazılı itiraz prosedürü uyarınca işlem yapılmak üzere ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;<br>a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 50,40 TL (posta-teb-müz) masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,  b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 04/10/2019 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00a5f677715437fa","SID":"76f49b956dd4299d"}}