{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>BAKIRKÖY (3) NO'LU ASLİYE TİCARET<br>    MAHKEMESİ KARARIDIR\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/355<br>KARAR NO\t: 2019/872<br><br><br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 16/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2019<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 18/09/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:<br>Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 16/05/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde;...Ltd. Şti. ünvanlı şirket, şirket yetkililerince alınan 06/07/2010  tarihli kararın 13/07/2010 tarihinde tescili ile birlikte tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak davacı müvekkili ...'ün görevlendirildiğini,  29/09/2011 tarihinde ise, şirketin aktif ve pasifi ile borç ve alacağının bulunmadığından bahisle tasfiye işlemlerinin tamamlanması sonrası Ticaret Sicilden kaydının silindiğini, davalı şirketin tasfiye öncesinde yapı denetim firması olarak faaliyette bulunduğunu, davalı firmanın yapı denetim firması olarak faaliyette bulunmasına olanak tanıyan yapı denetim izin belgesi, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü'nün  ''Yapı Denetim İzin Belgesinin Geri Alınması'' kararı ile iptal edildiğini, iptal sonrası iş bu kararın Yürütmesinin Durdurulması ve İptali talebi ile Ankara ... . İdare Mahkemesinde ...  Esas sayılı dava ile iptal davası açıldığını, açılan davada öncelikle yürütme durdurma talebi, neticesinde ise davanın reddine karar verildiğini,  Ankara .... . İdare Mahkemesi'nin ....  Esas ....  Karar sayılı ve 20/04/2010 tarihli ''Davanın Reddine'' ilişkin kararı ...Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş ise de bu esnada temel faaliyetini devam ettirmeyecek duruma giren davalı firmanın tasfiyesine karar verilmesi zaruri hal aldığını ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, Danıştay... . Dairesinin  kararı ile yerel mahkeme kararının ''bozulmasına'' Karar verildiğini, karar yönelik davalı idarenin karar düzeltme başvurusunun ise Danıştay.... Dairesinin ....  Esas ....  Karar sayılı 07/07/2015 tarihli kararı ile reddedildiğini, davalı firma lehine Danıştay .... . Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararı sonrasında Ankara .... İdare Mahkemesin tarafından verilen ....  Esas, ....  Karar sayılı 11/11/2015 tarihli kararı ile bu kez bozma kararına uyularak ''Davanın Kabulüne'' karar verildiğini, davalı firmaya ait yapı denetim izin belgesini iptal eden idare kararı iptal edildiğini, davanın kabulünü, davaya konu iptal işleminin iptaline yönelik yerel mahkeme kararına karşı  bahsi geçen dosya davalısı idare tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da , Danıştay ... Dairesinin .... Esas, ....  Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararın ''onanmasına'' karar verildiğini, onama kararına yönelik davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Karar Düzeltme Kanun Yoluna başvurulduğunu, işbu başvuru nedeni ile dosyanın halen Danıştay nezdinde son incelemede derdest olduğunu, hukuka aykırı işlem ile davalı şirketin temel faaliyet konusunda faaliyette bulunması engellendiğini, şirketin işleminin iptali ile yürütmesinin durdurulmasına  yönelik taleplerinin yine hukuka aykırı olarak reddini ve yargılamanın makul kabul edilemeyecek ölçülerde uzun sürmüş olması nedeni ile şirket tasfiyeye sürüklendiğini, bu nedenlerle  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden önce ...Limited Şirketi'nin tasfiyeye girdikten sonra Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi unvanı ile kayıtlı iken tasfiyesi tamamlanıp kaydı silinen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını ve sicile kaydına karar  verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMA:<br>Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>DELİLLER ve GEREKÇE:<br>Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 643. maddesi yollamasıyla aynı kanunun  545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır. <br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde;  ...  sicil nosunda kayıtlı  Tasfiye Halinde ...  Limited Şirketi'nin son tescilini 03/10/2011 tarihinde yaptırdığı, şirketin 06/07/2010 tarihinde tasfiyesine karar verildiğinin 13/07/2010 tarihinde tescil edildiği, tasfiyesinin sona erdiğinin ise 03/10/2011 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği,ortaklar kurulu kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak davacının seçildiği görülmüştür. <br>İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin ....  / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.<br>Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;Limited şirketlerin tasfiyesinde 6102 sayılı TTK'nın 643. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 536 ilâ 548 maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik  bırakılmış ise, tüzel kişilik  ticaret sicilden silinmiş olsa bile limited şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez. <br>Somut uyuşmazlıkta; davacının  Ankara ...  İdare  Mahkemesi'nde  açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu  davada davacı olan Tasfiye Halinde ...  Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davacı ... 'ün  şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına,  keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, karar verilmesi  gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Ankara ... . İdare Mahkemesi'nin ....  esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, <br>2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan ...'ün  şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, <br>3-Keyfiyetin  karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA,  tescil ve ilan masraflarının ileride davalı tasfiye memurundan tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, <br>4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması  nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,,<br>7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨200,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde  davacılara İADESİNE,<br>5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile  iki hafta  içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 12/09/2019<br><br>Başkan ....<br> E-imzalı <br>Üye ...<br> E-imzalı <br>Üye ....<br> E-imzalı <br>Kâtip ....<br> E-imzalı <br><br><br>\"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17cc92ee9fd72ed6","SID":"757e2f7a170b3bb9"}}