{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1125 <br>KARAR NO\t: 2019/1302<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2018<br>NUMARASI\t: 2017/442 E - 2018/43 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 11/09/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile elektrik abone sözleşmesi bulunduğunu ve  elektrik sayacının 16/02/2017 tarihinde eski olması nedeni ile değiştirildiğini, 15/03/2017 tarihinde ise değiştirilen sayacın % 68,96 oranında kaçak ölçüm yaptığının raporlandığını, bu raporlama sonucunda davacının  kaçak elektrik kullandığı belirtilerek 10.431,30 TL tahakkuk  yapıldığını, abonelik tarihi itibariyle müvekkilinin çalışma alanı ve elektrik ihtiyacının değişmediğini, yeni takılan sayacın ölçümlerinde de KW olarak yapılan sarfiyatta herhangi bir artış ya da azalma mevcut olmadığını, davalıya  sağlanan elektrik hizmetinin durdurulmaması için öncelikle 3.000.-TL ödeme yapılmasını, kalan miktarlar yönünden de taksitlendirilme yapılacağının bildirildiğini, davacının hizmetin kesilmemesi için itirazı kayıt ile ödemeye ilişkin taahhütte bulunduğunu, bu taahhüt gereği 3.000.-Tl ödediğini, ilk taksitin  1.276,78 TL olarak tahsil edildiğini, davacının  kaçak elektrik  kullanmadığı gibi  davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile davacının  ihtirazı kayıt ile imzaladığı taahhütname ile ödediği ve ödeyeceği borç bedeli yönünden istirdat talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunarak, dava konusu faturaların, davalının yetki ve sorumluluğu dışında kalan elektrik dağıtım şirketinin ... yetki ve sorumluluğu kapsamında bulunduğunu belirterek  husumet yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da; davacı şirketin müvekkili ile ticari faaliyeti için elektrik aboneliği sözlemesi akdettiğini, davacının abonesi olduğu sayacın değiştirildiğini ve bu işlemin tutanak ile zabıt altına alındığını, sayacın laboratuvar incelemesine alındığını, yapılan incelemede sayacın damgalarının orjinal damgalar ile uyumlu olmadığını, sayacın \"R\" ve \"T \" fazlarına ait gerilim devresi nötr dönüş kablolarının kesik olduğu ve neticede sayacın % 68,96 oranında eksik kayıt yaptığının tutanak ile zabıt altına alındığını, sayaca müdahale edildiğinin tespiti üzerine 5,258,50 TL kaçak tüketim tahakkuku ile 5.172,80 TL bedelli kaçak tüketim ek tahakkukları düzenlendiğini, davacının müdahale edilmiş sayaçtan elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu belirterek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacıya ait tesisatta kurum yetkililerince yapılan kontroller sonucunda sayacın değiştirildiğini ve laboratuvar incelemesine alındığını, eksik tüketime istinaden yapılan inceleme ve laboratuvar sonucuna göre kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak tutanağı uyarınca eksik tüketime istinaden kaçak tahakkukları oluşturulduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkuklarının hepsinin yönetmelik ve buna bağlı kurallar çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkeme, ... görevlileri tarafından tutulan kaçak kullanım tespit tutanağı uyarınca düzenlenen ceza faturasından davacının sorumlu  olmadığının tespitine ilişkin açılan  davada, kaçak kullanım ve buna ilişkin cezai ve hukuki yaptırımlar konusunda muhatabın  dava dışı .... olduğu, somut uyuşmazlık açısından davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle \"Davanın reddine \" karar karar  vermiştir.Mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.İstinaf dilekçesinde; dava konusu tahakkuk ve tahsilat makbuzlarının ... A.Ş tarafından düzenlendiği, taksit sözleşmesininde yine aynı davalı şirket tarafından imzalandığını, sözleşme ile tahsilatın davalı şirkete ait olması nedeniyle davanın Bedaş'a yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, düzenlenen bölünme ve ayrılma işlemleri nedeniyle 01/07/2013 tarihinden sonraki dönemdeki kaçak kullanım fatura borçlarındaki cezai ve hukuki yaptırımların muhatabının dava dışı Bedaş olduğunu, istinaf talebinn reddi gerektiğini bildirmiştir.İstinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemede, dava ihbar olunan dava dışı ... kaçak kullanım nedeniyle tutanakları düzenleyerek tahakkuk yaptığını belirttiği gibi, dosya kapsamından da bu husus anlaşılmaktadır.Davacı hakkında davalı .... tarafından kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Davada sıfat; tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet); maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Somut olayda; asıl dosyada davalı gösterilen ... abonelik tesisi ile perakende satış yapmakla iştigal ettiği, ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacı hakkındaki kaçak tesbit  tutanaklarının .... tarafından tanzim edildiği, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan ihtilaflarda tedarikçi şirket olan bu şirkete husumet düşmediği kabul edilmelidir. Somut olayda kaçak tutanağı ... tarafından düzenlenmiş, abonelik ... ile yapılmış olup, dava konusu kaçağa dair tahakkukun da ... tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Dilekçe ekindeki faturanın sunulmadığı da belirlenmiştir. Benzer davalara ilişkin Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin  2016/18360 E.sayılı  kararında \"Her ne kadar mahkemece davacının kaçak elektrik kullandığı iddiası ile hakkında tutanak düzenlendiği, buna göre hakkında elektrik faturası tahakkuk ettirildiği, davacının kaçak elektrik kullanmadığını iddia ettiği, bu nedenle davanın ... karşı açılması gerekekirken, davalı ... A.Ş.’ne karşı açılmasının doğru olmadığı gerekçe gösterilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacıya tahakkuk ettirilen tüketim faturalarının davalı şirket tarafından tahakkuk ettirildiği ve davalı şirket ile dava dışı Bedaş’ın adreslerinin de aynı olduğu da nazara alındığında, davacının söz konusu bedelleri davalıdan istem hakkının bulunduğu ve davalı ile dava dışı ... arasındaki anlaşmaların ise  yalnızca bu iki şirket arasındaki iç ilişkide sonuç doğuracağı ve davacı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmayacağı da kuşkusuzdur.Bu nedenlerle, mahkemece, davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.\"hususları vurgulanmıştır.Davacının abone kaydı ve tahukkuk kayıtları getirtilmesine  rağmen,   fatura ve     ödeme taahhüdüne ilişkin kayıtların celbedilmediği görülmekle, bu kayıtların celbedilerek değerlendirilmesi gerekirken bu deliller toplanmadan husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olmakla HMK 353/1-a-6. madde gereğince davacının istinaf başvurusun kabulü ile, istinafa konu kararın kaldırılarak belirtilen hususlarda davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene  istek halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/09/2019<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f5cd51b36ab11e0","SID":"65e5542d941e87ff"}}