{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/2293 <br>KARAR NO\t: 2019/912<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2018/247 Esas - 2018/268 Karar<br>TARİHİ: 07/11/2018<br>DAVA: Menfi Tespit <br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev nedeniyle usulden reddine ilişkin verilen karara karşı  davacılar  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA  Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile  “tersane haksız fiil zararları, yoksun kalınan kar” açıklaması ile icra takibi başlattığını, müvekkillerinden Koray’ın  davalı şirkette 8 yıl 9 ay sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı firmada imza yetkisinin bulunmadığını, diğer müvekkilinin ise davalı şirketle hiç bir ilgisinin olmadığını ve ev hanımı  olduğunu ileri sürerek  ihtiyati tedbir ile  fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere  davalının ticari defterleri incelenerek “tersane haksız fiil zararları, yoksun kalınan karın” olup olmadığının ve müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.<br>SAVUNMA Davalı vekili,  davacılardan Koray’ın müvekkili şirket nezdinde satınalma uzmanı olarak  çalıştığını, diğer davacının ise da Koray’ın eşi olduğunu, yapılan incelemede davacı ...’ın taşeron şirketlerle birlikte hareket ederek hakedişleri değiştirmek suretiyle yaklaşık 2.300.000,00 TL usulsüzlük yaptığının tespit edildiğini, hakkında Biga C. Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğünü, davalı ...’ın usulsüz  elde ettiği gelirleri diğer davacı eşinin üzerine yaptığını, her iki davacının birlikte hareket ettiklerini ve müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, taşeron şirketlerine de dava açıldığını ve davaların halen devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  İlk Derece Mahkemesi 15/02/2018 tarihli, 2016/148 Esas - 2018/158 Karar sayılı kararında, \"...Davacılardan Koray'ın davalı şirkette satın alma uzmanı ve SGK'na tabi olarak çalıştığı ve iş akdinin dava konusu olay nedeniyle feshedildiği  taraflar arasında uyuşmazlıklı değildir.Davacı ... davalı şirkette satınalma uzmanı olarak çalışmakta olup taraflar arasında hizmet akti söz konusudur ve davacı ... İş Kanununa tabi işçi, davalı ise işveren sıfatını taşımaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise  davacı ...'ın sadakat borcuna aykırı davranıp davranmadaığına ilişkindir. 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri İş Mahkemeleri’dir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Anılan yasal düzenleme gereğince davacı ... yönünden davanın İş Mahkemesinde bakılması gerektiğinden ve diğer davacı yönünden ise her iki dava arasında bağlantı bulunduğundan her iki davacı yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle davanın göreve ilişkin  dava şartı eksikliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115. maddesi gereğince usulden reddine, HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde açılmamış sayılacağının taraflara ihtarına karar verilmiştir.Bu karara karşı  davacılar  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: davacı ...'ın davalı şirkette satın alma uzmanı olarak çalıştığını, taraflar arasında hizmet akdi söz konusu olduğunu, davacı ...'ın İş Kanunu'na tabi işçi, davalının işveren sıfatını taşıdığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadakat borcuna aykırı davranıp davranmadığına ilişkin olduğunu, 5521 sayılı İş Kanunu'nun 1.maddesi uyarınca işçi sayılar kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yerinin İş Mahkemeleri olduğunu, ancak diğer müvekkili ...'un bu kapsamda olmamasına rağmen ilk derece mahkemesince onun hakkında da görevsizlik kararı verildiğini ve davanın usulden reddedildiğini, ilk derece mahkemesince verilen bu kararın haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak esas hakkında talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İsitanaf incelemesi HMK 355 maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta ; Davalı yanca davalı ... ın müvekkil şirkette çalıştığı dönemde hakedişlerde yaptığı oynamalarla elde ettiği ve diğer davalı eş üzerine geçirdiğini ileri sürdüğü, davalının   taşaron şirketlere fazla ödeme yapmasına neden olarak ve  ayrıca tersanenin faaliyetinin durması nedeniyle uğrattığı zararların davalılardan  tahsili için başlatılan icra takibi kapsamında menfi tespit davası açılmış olduğu anlaşılmaktadır.  Davacılardan Koray ın davalı şirkette satın alma uzmanı ve SGK'na tabi olarak çalıştığı ve iş akdinin dava konusu olay nedeniyle feshedildiği,  davalı firmada imza yetkisinin bulunmadığı ihtilaf konusu değildir. Buna göre İlk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı ... ın  davalı işveren şirket nezdinde  iş kanununa tabi işçi sıfatıyla çalıştığı dönemde, işverene karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, zarardan sorumlu görülüp görülemeyeceği hususlarının değerlendirilmesi gerekecektir. 5521 sy İş Mahkemeleri Kanununun 1. Maddesi uyarınca  davada görevli mahkeme İş Mahkemeleri olup, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararı isabetlidir. Bu nedenle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde olmayıp, HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,<br>3-Davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın  İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  27/06/2019  tarihinde oybirliğiyle ve  kesin  olarak karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db4b138a78b20ecf","SID":"4ee6e8e6a3ba71e0"}}