{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1069 <br>KARAR NO\t: 2019/855<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/02/2019<br>NUMARASI\t: 2016/1182 E.-2019/95 K.<br>DAVA\t: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2019<br>Davanın açılmamış sayılmasına dair hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>DAVA:\tDavacı vekili, müvekkilinin davalı bankalardan kredi kullandığını ve kredi borçlarının tamamını ödediğini, ancak Rekabet Kurulunca  davalı bankaların da içinde bulunduğu 12 adet bankanın bir dönem uygulayacakları faiz oranları konusunda kartel oluşturduklarının tespit edildiğini ve idari para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiğini, müvekkiline kullandırılan kredilerde de haksız ve hukuka aykırı faiz oranlarının uygulandığını ileri sürerek müvekkili zararının davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:\tDavalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,  davanın 22/09/2017 tarihli celsede  taraflarca takip edilmediği gerekçesi ile dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra davanın yenilendiği,  bu kez 04/04/2018 tarihli celsede taraflarca takip  edilmediği gerekçesi ile dosya 2.kez işlemden kaldırılmış olup, davacı vekilince tekrar yenilendiği, 06/02/2019 tarihli celsede mazeret talepli dilekçe sunulsa da mazereti belgelendirmediği için davacı vekilinin mazeret talebinin kabul görmediği ve taraflarca davanın takip edilmeyeceğinin beyan edildiği gerekçesiyle HMK 150 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:\tDavacı vekili; 22/09/2017 tarihli celsede ve   28/09/2017 tarihli celsede  mahkemeye UYAP üzerinden mazeret dilekçesi gönderdikleri sabit olup mahkemenin haksız yere dosyayı işlemden kaldırdığını, ancak dosyanın yeniden işleme konulması taleplerini yasa gereği kabul ederek dosyanın kaldığı yerden devam ettiğini, 06/02/2019 tarihli  celsede de yine UYAP üzerinden mazeret dilekçesi göndermelerine ve mazeret dilekçesinde katılacakları duruşmanın mahkeme ve dosya bilgilerini belirtmelerine  rağmen mazereti belgelendirmedikleri gerekçesiyle dosya işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, oysa ki meslekî mazeretlerini somutlaştırdıkları için mahkemece mazeret dilekçesinin geçerli kabul edilerek yargılamaya devam edilmesinin gerektiğini, bununla ilgili pek çok Yargıtay kararı olup bir tanesinin sunulduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kaldığı yerden devamını istemiştir.    <br>GEREKÇE:\tDava, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.HMK’nun konu ile ilgili 150’nci maddesi; “ (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.   Somut olayda, davacı vekili 22.09.2017 tarihli ilk duruşmaya katılmamış ve belgelendirilmeyen mazeret dilekçesi sunmuş, ilk derece mahkemesince bu belgelendirilmeyen mazeret reddedilmiş, hazır bulunan davalılar vekilleri davayı takip etmeyeceklerini beyan etmişler ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar  verilmiştir. Davacı vekilinin aynı tarihte yenileme talepli dilekçe sunması üzerine, talebin kabulü ile duruşmanın 21.02.2018 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 21.02.2018 tarihli duruşma için de belgelendirilmeyen bekletme talepli mazeret dilekçesi sunmuş, bu kez mazeretin kabulüne karar verilerek duruşma 04.04.2018 tarihine bırakılmış, davacı vekiline duruşma gününün davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş, ancak davetiye iade edilmiştir.     04.04.2018 tarihli duruşmada bu husus tutanağa geçirilmiş ve davacı vekilinin yeni adres bildirmemesi ve mazeret de sunmaması, ayrıca davalı taraflarca davanın takip edilmeyeceğinin bildirilmesi nedeniyle dosyanın 2.kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı vekili 18.04.2018 tarihli yenileme talepli dilekçesinde, 04.04.2018 tarihli duruşmada ellerinde olmayan nedenlerle hazır bulunamadıklarını, yolda olmaları nedeniyle mazeret dilekçesi de gönderemediklerini belirtmiş, yenileme talebi kabul edilerek duruşmanın 26.09.2018 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.    Davacı vekili 26.09.2018 tarihli duruşmaya katılmış ve duruşma ertelenerek 06.02.2019 tarihine bırakılmıştır, ancak 06.02.2019 tarihli  duruşma için de belgelendirilmeyen mazeret dilekçesi sunmuştur, ilk derece mahkemesi mazeretin belgelendirilmemesi ve gider avansı da bulunmaması nedeniyle mazeretin reddine karar vermiş, davalı taraflar da davayı takip etmeyeceklerini bildirmişlerdir. Görüldüğü üzere davacı vekili yargılamanın başından beri sadece bir kez duruşmaya katılmış, müteaddit defalar belgelendirilmeyen mazeret dilekçeleri sunmuştur, oysa mazeret dilekçelerinde mazerete konu duruşmaya ilişkin bilgi verilmesi yeterli olmayıp, ayrıca duruşma tutanağının bir sureti de eklenmek suretiyle mazeretin belgelendirilmesi gerekir. Kaldı ki davacı adına düzenlenen vekaletnamede mazeret dilekçeleri sunan vekil dışında bir vekil ismi daha bulunduğu görülmüş olup, dolayısıyla vekillerden birinin mazeretinin bulunması halinde dahi diğer vekil tarafından duruşmalara iştirak mümkündür. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı  tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  oybirliği ile HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin  olmak üzere karar verildi. 24.06.2019<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebbfa155277f67c0","SID":"24007a5dfdbb07aa"}}