{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2019/1109 <br>KARAR NO\t: 2019/803<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/03/2019<br>NUMARASI\t: 2019/111 Esas, Derdest,<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat<br>KARAR TARİHİ : 20/06/2019<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkiline ait toplu işyeri projesi ile ilgili olarak ön sözleşme düzenlendiğini, ancak dava dışı ... firmasının sözleşme şartlarını yerine getirmediğinden asıl sözleşmeye geçilemediğini, 07/06/2017 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ön sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini, müvekkilinin ön sözleşme sebebiyle davalıya 7.393.600,00 TL ödeme yaptığını, yapılan işlerin 3.000.000,00 TL'yi geçmeyeceğini, ancak 4.393.600,00 TL fazla ödemenin iade edilmediğini, davalının ayrıca gönderdiği fatura ile 3.959.600,00 TL daha istediğini belirterek, şimdilik belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL'nin tahsiline, davalının mal kaçırma  ve banka hesaplarını boşaltma ihtimaline binaen davalıya ait taşınmazlara, araçlara, banka hesaplarına ihtiyati haciz şerhi işlenmesini istemiştir. Mahkemece iddia edilen alacağın doğup doğmadığının yargılama ile belirleneceği, davalının dava konusu hakkında borçlu olup olmadığının bu aşamada bilinmediği, talep edilen miktarın kesin olarak tespit edilemediği ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HMK'nın 352/1-d. Maddesinde, yapılacak ön inceleme sırasında istinaf başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gereken kararın verileceği hükme bağlanmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde sadece yerel mahkeme ara kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmiş, ancak hukuka aykırılığın sebebi veya gerekçesi hiç belirtilmemiştir. Bu nedenle, HMK'nın 352/1-d maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde başvuru sebebi veya gerekçesi gösterilmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-d bendi gereğince REDDİNE,  2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 20/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40f70a4aa4792a4c","SID":"3907284e34654f44"}}