{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/470 <br>KARAR NO\t: 2019/623<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/05/2017<br>NUMARASI\t: 2016/696 E - 2017/411 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 12/04/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı  Tır çekicisi cinsi aracın , Sakarya ili civarında bir trafik kazası geçirdiğini, kaza yapan aracın tamir ve onarımının yapılması amacıyla,  yetkili servisi olan davalı şirkete teslim edildiğini,  davalı şirketin uzun bir süre aracın tamir ve onarımını yaptıktan sonra aracın tamir ve onarımı karşılığında, davacı şirket adına 22/02/2016 tarihli toplam 110.965,75 TL bedelli fatura düzenlediğini, davalı şirketin  müvekkiline ait aracın onarımını yaparken orjinal ürün kullanmayarak araçta değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, orjinal olmayan ürünlerin sanki orjinalmiş gibi fatura edildiğini, müvekkilinin ise bu konuda bilgilendirilmediğini beyanla, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davalı yanın müvekkiline ait  aracın tamiri ve bakımı sırasında, suç tekşkil eden ve haksız fiil oluşturan fiil ve işlemleri nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle, müvekkilinin uğradığı maddi zararları karşılığında şimdilik 10.000,00 TL 'nin  fatura düzenlenme tarihi olan 22.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar  verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sakarya'da yerleşik bir şirket olduğunu, aynı zamanda davacının konu olan iddialar Sakarya ilinde yapılmış işlemlere ilişkin olup davanın açılmış olduğu İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın konusu nihai tüketime ilişkin olup davacı her ne kadar şirket olsa da iş bu davada nihait tüketici konumunda olduğunu, bu sebeple davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğinden göreve itiraz ettiklerini, esas yönünden ise  müvekkilinin taktığı bütün parçaların orijinal olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, aracın tamirinin fen ve tekniğine uygun yapılmadığı ve orjinal parçalar kullanılmadığı iddiası ile  değeri düşen aracın değer kaybından doğan zararlar nedeniyle açılan tazminat davası olduğu, davacı vekilinin 05/05/2017 günlü celsede aracın bakım, onarımının ve meydana gelen kazanın Sakarya'da olduğunu beyan ettiğinden, 6100 sayılı HMK 16. madde de haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği yer yetkili olduğundan ve aynı yasanın 6. maddesi gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğundan, mahkemenin yetkisizliği sebebi  ile Sakarya Asliye Hukuk ( Ticaret ) mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup,davada haksız fiil iddiasına dayanmış olduklarından HMK nun 16. maddesine göre ,haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması sebebiyle kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılması istenmiştir.İleri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlı inceleme  sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ,davacı taraf bir  şirket olup, faturalardaki adresi BAYRAMPAŞA /İSTANBUL'dur.Davalının  adresi Arifiye/Sakarya olup, aracın tamiri de burada yapılmıştır.Davada, taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu, ayıplı onarım yapıldığı şeklinde iddia ileri sürüldüğünden, sözleşmeye  aykırılık hukuki sebebine dayanılmakla, yetkili mahkeme HMK nun 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme olan  davalının ikametgahı mahkemesi ve  HMK nun 10. maddesine göre sözleşmenin ifa yeri olan Sakarya mahkemeleri olacağından, kararın HMK nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesi suretiyle, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile  kararın gerekçesinin ve hüküm fıkrasının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilmesiyle, yeniden esas hakkında;1-  HMK. nun 10. ve 6. maddeleri gereğince dava dilekçesinin  yetki yönünden REDDİNE, yetkili Mahkemenin Sakarya Asliye Ticaret  Mahkemesi olduğuna, HMK.'nun 20. maddesi uyarınca  yetksizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde  müracaat halinde dosyanın yetkili Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine,Harç ve yargılama giderleri yönünden,dosyanın yetkili mahkemeye yasal süresinde sevkinin talep edilip edilmemesine göre, HMK nun 331/2-3 maddeleri  uyarınca, kararı veren mahkemece veya  yetkili  mahkemece karar verilmesine,    Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Davacının istinaf sebebiyle yaptığı 55,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  12/04/2018<br><br>    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1457cdcf8f06c69a","SID":"741c1c29c0be5423"}}