{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2019/730 <br>KARAR NO\t: 2019/688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/12/2017<br>NUMARASI\t: 2017/300 E- 2017/895K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2019<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen  elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında  tahakkuk ettirilen ve  haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü  bedellerden, şimdilik 40.000,00 TL'nin   faizi ile birlikte davalı taraftan  tahsili ile davacıya  verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı  vekili cevap dilekçesinde  özetle, özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin  perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının  tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin  istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini  talep  etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle  davanın reddine  karar verilmiştir. Sözkonusu kararı  davacı vekili  istinaf etmiş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bedellerin  Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiği, bu yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü  ihlal ettiği, dava açmakta haklı olmaları sebebiyle, davacı lehine maktu  vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüş, kararın kaldırılması  istenmiştir. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım  bedellerinin  haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. Davacı red kararını  konusuz kalmadan dolayı karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğinden  dolayı istinaf etmemiş sadece kabulü gerektiğinden bahisle istinafa getirmiş  olup, o halde, istinaf sebepleriyle sınırlı inceleme yapılacaktır....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen  istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek, Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası  Kanununun 17. maddesine eklenen 10. bend  ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.Dolayısı ile verilen kararda ,usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davacı mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle,  uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu bu davasında, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte, yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından, mahkemece, yasa değişikliği nedeniyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken red kararı verilmesi yasaya uygun değilse de;bu husus  davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından, inceleme dışı tutulmuştur.  Nitekim, Dairemizce verilen 2017/24 esas sayılı ve  Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin  2017-382 E.sayılı  bu konudaki istinafla sınırlı yaptığı inceleme sonucu, red kararını muhafaza ederek  verdiği  karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin   2017/12005   esas  ve  2017/13884 E.sayılı kararı ile onanmıştır.Davacının istinaf talebinin istinaf sebepleriyle sınırlı  incelenmesiyle; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. sayılı ilamında belirttiği üzere, \"Dava tarihinde davasında haklı olan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine masraf ve vekalet ücretine\" hükmedilmesi gerekir.Somut oayda , geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Bu sebeple, mahkemece dava tarihindeki haklılık durumu dikkate alınarak  davacı lehine maktu  vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi ise  usul ve hukuka aykırı olduğundan, davacı tarafın  istinaf başvurusunun kabulü ile, karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereği bu yönlerden düzeltilerek, bu konuda yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden,  yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının, istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusununHMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kısmen kabulü ile,  red kararı muhafaza edilerek, hükmün 3. ve 5. maddelerinin hükümden çıkartılması ile yeniden esas hakkında, 1-Davacının davasının reddine,2- Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 31,40 TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 683,10 TL harçtan mahsubuna, artan bakiye 651,70 TL harcın  talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı lehine karar tarihindeki AAÜT  uyarınca 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Davacının yaptığı 2.150,00 TL yargılama giderinin ve davacının yatırdığı 31,40 TL maktu ilam ve karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Dosya İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/11/2016 tarih ve 2016/568 esas ve 2016/737 karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkemeye  tevzi edildiğinden  ve ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra yetkisizlik kararı verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine, 7-Gider avansından  varsa bakiye kısmının  karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,  İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf aşamasında davacının yaptığı 49,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.   30/04/2019<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b81c9c10015d28cb","SID":"a8b9501d97cddfa0"}}