{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/890 <br>KARAR NO\t: 2019/577<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/02/2018<br>NUMARASI\t: 2015/68E. 2018/109K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, mükerrer takip bulunmadığını, itiraz dilekçesine bahsedilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosya numarasının, başlatılan takibin ilk numarası olduğunu, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğüne gönderilerek ... esas sayılı takip numarasını aldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin toplam 72.209,16 TL alacağı bulunduğunu, davalının 52.981,82 TL borcu ödeyip bakiye borcu ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve  icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davacının iddialarının soyut olduğunu, alacağa ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, cari hesap sözleşmesinin TTK'nın 89/2. maddesi gereğince yazılı şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, alacağın davacı tarafından düzenlenen ekstreye dayalı talep edildiğini, benzer bir alacak nedeni ile davacı tarafından kambiyo senedine dayalı olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takip başlatıldığını, takibin iptali amacı ile İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/44 esas sayılı dava  dosyasında takibin iptali amacı ile dava açıldığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''...Dava, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu sözleşme konusu emtianın davalıya teslim edildiği, davalının takip tarihi itibari ile borcunun 19.227,34-TL olduğu ancak davacının mükerrer takip nedeni ile alacağın 4.764,40-TL'sinden feragat ettiği, bu miktarın bilirkişi raporunu 6'ncı sayfasında belirlenen fatura miktarlarına yakın olduğu, davalının teslim olgusuna itiraz etmediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın ticari satımdan kaynaklanması nedeni ile hükmedilden alacağın %20'i oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline... '' karar verilmiştir.Bu karara karşı  davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde; Davacının tek taraflı olarak ticari defterlerine işlediği kayıtlara itibar edilerek taraflar  arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, TTK'nın 89/2. maddesi uyarınca cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmadığından, davacının bahis konusu ettiği cari hesap ekstresinin hukuken yok hükmünde olduğunu,  davacının bu iddiasının dayanağını teşkil eden somut ve yazılı bir sözleşme yahut sipariş formlarını dosyaya ibraz edemediğini, yalnızca tek taraflı tuttuğu bir ekstreye ve sübjektif beyanlara dayandığını, Davacı tarafından satıldığı iddia edilen malların müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili bir şahsa teslim edilip edilmediği araştırılmaksızın teslim olgusunun gerçekleşmiş olduğu ön kabulüyle davanın kabulüne karar verilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu,Davacının aynı şekilde işbu davada da talep etmiş olduğu sözde alacağının içine dahil olduğunu beyan ettiği, içeriği ve detayı tam olarak bilinmeyen bir kambiyo senedine istinaden müvekkili şirkete mükerrer olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, söz konusu takibin iptali amacıyla taraflarınca İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/44 E. sayılı dosyası ile dava  açıldığını, davacının söz konusu alacaktan feragat etmiş olması nedeniyle söz konusu davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiğini, ancak, yalnızca işbu husus dahi davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, davacının davaya konu ettiği icra takibinin miktarı, dava esnasında talep etmiş olduğu alacağın bir kısmından açıkça feragat etmiş olması, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde ilk derece mahkemesi tarafından karar verilebildiği ortada iken ve hatta gerekçeli kararda dahi bilirkişi raporu ile tespit edilen rakam ile davacının talep ettiği rakam arasında fark olduğu ortaya konulmuş iken, alacağın likit ve muayyen olmadığının ortada olduğunu,Açıklanan bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, faturalı mal satışından kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili isteğine ilişkindir.Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, 19.227,34 TL toplam alacağın icra takibine konu edilmiş olduğu,  bu miktar üzerinden harç yatırılarak itirazın iptali davası açıldığı,  davacının 21/04/2016 tarihli celse de açmış olduğu davanın 4.764,40 TL tutarındaki kısmından feragat etmiş olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu ve beyanının imzası ile onandığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamındaki irsaliyeli faturalar incelendiğinde, ... nolu 19/11/2012 tarihli, ... nolu 29/11/2012 tarihli, ... nolu 21/12/2012 tarihli, ... nolu 23/01/2013 tarihli, ... nolu 11/04/2013 tarihli irsaliyeli faturalarda teslim alan imzasıyla ... isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin 06/11/2017 tarihli dilekçesi ile salt davacı kayıtları göz önünde bulundurularak eksik inceleme ile hazırlanmış bilirkişi raporuna  itiraz etmiş olduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesince 13/12/2017 tarihli celsenin 1 nolu ara kararıyla davalının  ticari defter incelemesi yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinin davalı vekiline tebliğ edilmiş olduğu dosya içerisindeki  dönen tebligat  parçasından  anlaşılmaktadır.  Davalı  buna rağmen  inceleme gün ve saatinde  ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davacının ticari defterleri göz önünde bulundurularak, feragat edilen kısım dışındaki tutar yönünden davanın kabulüne  karar verilmiş olsa da  davalının icra dosyasında  takip konusu alacağa ve ferilerine itiraz etmiş olduğu, dava dilekçesinde de  taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını,  davacının  tek taraflı  tutuğu ekstreye dayanarak söz konusu davayı açmış olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, bu noktada  ilk derece mahkemesince  davalının teslim olgusuna bir itirazı  olmadığına yönelik değerlendirmesi isabetsiz olmuştur.  Davacının tarafın takibe konu faturalar içeriğindeki malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince HMK'nun 31. maddesi uyarınca, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, dosyaya sunulan faturadaki  teslim alan  imzasına ilişkin olarak  davalının gerekirse  davacının isticvabı yapılarak  davalının bu konudaki  beyan ve savunmalarına başvurulmalıdır. Gerekirse, davalı şirket çalışanlarının tespitine yönelik araştırmalar yapılmalı, fatura konusu malları alan şahsın davalı çalışanı olup olmadığının ortaya konulması, sonucuna göre teslim olgusu gerekçeli bir şekilde ortaya konulmalıdır. Ayrıca dava yazılı yargılama usulüne tabi olup tahkikat bitirilmeden önce  HMK'nın 184. maddesi uyarınca,  tahkikatın tümü hakkında  duruşmada hazır olanların görüşü alındıktan sonra  usulünce tahkikatın bitirip tefhim edilmesi, HMK'nın 186. maddesi uyarınca  davalının sözlü yargılama ve hüküm duruşması için davet edilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince  bu zorunluluğa uyulmadan karar verilmiş olması HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkıni ihlal  eder nitelikte bir usul hatasıdır. Bu husus mahkemece resen gözetilecek bir usul hatasıdır.Davanın mevcut durumu itibariyle, ilk derece mahkemesi gerekli delilleri toplamadan ve savunmada ileri sürülen hususları hiç tartışmadan karar vermiş olduğundan ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğinden, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine,3-Davalı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf başvuru harcının  talep halinde ilk derece mahkemesince  iadesine,4-Yapılan kanun yolu masraflarının ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;Dosya üzerinde  yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca,  18/04/2019 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak  karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85e7e19d8f27f211","SID":"266a50307bf6d589"}}