{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/658 <br>KARAR NO\t: 2019/509<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/11/2018<br>NUMARASI\t: 2018/195 Esas- 2018/1216 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2019<br>Yetki itirazının kabulüne ilişkin  hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 2017 yılı itibari ile 48.405,40-TL bedelli mal sattığını, bunun karşılığında ise 31.824,52-TL ödeme aldığını, bakiye 16.580,88-TL ise ödenmediğinden davalı firma hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı  icra takibi başlattığını ve süresinde  davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulduğunu,  davalıdan 16.580,88-TL alacaklı olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, likid alacak karşısında haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %40 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:\tDavalı vekili,  davacının İstanbul .... İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyası ile icra takibinin  yetkisiz yerde başlatıldığını, davanın da aynı şekilde yetkisiz  mahkemede açıldığını, yetkili  icra dairesi  ve yetkili mahkemenin Samsun mahkemeleri olduğunu, Davacının 2017 yılı itibari ile 48.405,40-TL bedelli mal sattığını, bunun karşılığında ise 31.824,52-TL ödeme aldığını, bakiye 16.580,88-TL'nin ödenmediğini, bu miktar için alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı yandan satış sözleşmesi karşılığında satın aldığı kitapların büyük bir kısmının soru bankası ve ders kitaplarından oluştuğunu, bu kitapların satın alındığı  dönem için geçerli olan sınav sistemleri dikkate alınarak hazırlanmış kitaplar olduğunu, ancak kitapların satın alındıktan kısa bir süre sonra, lise ve üniversitelere geçiş sisteminin değiştirildiğini, bu durumun öngörülemez ve olağanüstü bir durum olduğunu, başlatılan haksız ve  kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, davalının cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, yapılan takibin cari hesap alacağının tahsiline ilişkin olduğu ve davalı şirketin adresinin \"... Mah. ... Cad. No:... .../SAMSUN\" olduğu gerekçesiyle, HMK.'nın 6 mad. gereğince davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine,dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İİK.'nın 50 maddesinin 1. fıkrasına göre HMK.'da yetkiye ilişkin hükümlerin para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanacağını, aynı fıkranın ikinci cümlesinde takibe konu akdin yapıldığı icra dairesinin de yetkili olduğunun öngörüldüğünü, İİK'nın 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK.'nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, sözleşmenin ifa yerinin BK.73. maddesinde düzenlendiğini, buna göre öncelikle borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceğini, aksine bir antlaşma yoksa para borçlarına borç alacaklısının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceğini, aranacak ya da aldırılacak borçlarda bu maddenin uygulanmayacağını, davalının TBK 89/1 maddesi gereği borcunu alacaklının ödeme tarihindeki yerleşim yeri olan Bağcılar'da ödemek zorunda olup bu hali ile yetkili yerin Bakırköy olabilecekken itiraz dilekçesi ve davaya cevabında yetkili yeri yanlış göstermiş olup HMK'nın 19/4 maddesi gereği davalının süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmadığından davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geldiğini belirterek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:\t Somut olayda dava,satış sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece HMK 6(1) gereği davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmiştir.Davacı alacaklı , takip talebi ekinde bulunan cari hesap ekstresi ve satış  nedeniyle düzenlenen  faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Davalı borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiştir.Ancak itirazın iptali davalarına ilişkin İİK  67 .madde de takibin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılan bir düzenleme yapılmamıştır. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK’unun 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK ‘unun 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre davacı alacaklı yerleşim yeri olan Bakırköy mahkemelerinde veya borçlunun yerleşim yeri olan  Samsun Mahkemelerinde dava açabilecektir.Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklı  da olup davacı alacaklı seçim hakkını yetkisiz icra dairesi olan İstanbul(Çağlayan) Mahkemesi yönünde kullandığından, seçim hakkı davalı borçluya geçmiş, davalı borçluda genel yetkili mahkeme olan Samsun mahkemeleri yönünde seçim hakkını kullanmıştır.Yazılanlara göre davanın açıldığı İstanbul (Çağlayan)Mahkemelerinin genel veya özel yetki kurallarına göre  yetkili olmadığı ,seçim hakkı davalıya geçtiğinden davacı vekilinin dosyanın müvekkili davacının yerleşim yeri mahkemesine gönderilmesi isteminin yasal olmadığı,davacı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir. Hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile HMK.'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 09/04/2019<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"786097650cbeed6c","SID":"29bce6af46bbc4a6"}}